Sedat Temel

Sedat Temel
Hayatta kimseyi değiştiremezsin ve kimse için değişmemelisin. Ne sen başkası için mecburi istikametsin; ne de başkası senin için. Yorma kendini; bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin. Charles Bukowski
Komünistler emeğin, toplumsalın, maddenin (oluş­turdukları materyalizmin), tarihin bir kullanım değerine sahip olduğuna inanıyorlar. Ne bileyim toplumsalın, mü­cadelelerin, sınıfların “gerçekliğine” inanıyorlar. Her şeye inanıyorlar, her şeye inanmak istiyorlar, işte böylesine de­rinlere inen bir ahlak anlayışına sahipler. Bu ise onların politika üretme kapasitelerini yok ediyor.
Siyaseti siyaset yapan ölçüsüzlük, ahlaksızlık, simülasyon ve ayartma konusunda hiçbir şey bilmiyorlar. Bu bilgisizlik onları aptallaştırıyor, öylesine aptallaştırıyor, öylesine bürokratik bir zihniyete saplanıp kalmalarına yol açıyor ki, daha somut bir şekilde konuş­mak gerekirse iktidarı ele geçirme ya da ellerinde tutma­yı beceremeyecek bir hale getiriyor.
Reklam
Sedat Temel bir yorumu yanıtladı.
Herkes kendi look'unu arıyor. (...) Artık, "varım, oradayım değil", "ben görünürüm, ben görüntüyüm" -look, lookl
Sayfa 19 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Look şimdi artık modayla ilgili bir şey değildir, modanın daha ileri bir biçimidir. Bir ayrım mantığından yararlanmaz, bir farklılıklar oyunu da değildir, farklılık oyunu olduğuna inanmaksızın farklılık oyununu oynar. Bu kayıtsızlıktır. Kendisi olmak gelip geçici bir performansa dönüşür, yarını yoktur, yalın bir dünyada büyüsü bozulmuş bir özenticiliktir... (s.20)
Sedat Temel bir yorumu yanıtladı.
Aynılaşmanın sevinci!
Sabahın beşinde koridorun her iki yanında hayat başlamıştı. Odalardan curcuna gibi neşeli sesler duyuluyordu. Bir ara, geziye çıkmaya hazırlanan çocukların sevinç çığlıklarına benzedi, bir başka sefer tavuk kümesindeki kıpırtılara, başlayan günle baştan sona aynı görüşte olmanın sevincine, hatta bir yerlerde adamın biri horoz gibi öttü.
😂😂
😂😂
K. bugünkü yorgunluğunun ona bütün olumsuz koşullardan daha fazla zarar verdiğini biliyordu ama kendi bedenine güvenebileceğine inanan, yoksa asla yola çıkmayacak olan K., neden birkaç kötü ve bir de uykusuz geceye dayanamıyordu, neden özellikle burada, kimsenin yorgun olmadığı, daha doğrusu herkesin sürekli yorgun olsa da bundan işlerinin zarar görmediği bir yerde böyle dayanılmaz bir yorgunluk duyuyordu; evet, bu yorgunluk onlara adeta güç veriyordu. Bundan da şu anlam çıkıyordu, onların yorgunluğu K.’nınkinden bambaşka bir türdeydi. Onlarınki herhalde mutlu bir çalışmanın içindeki yorgunluktu; dışarıdan bakınca yorgunluk gibi görünüyordu ama aslında bozulamayacak bir huzur, bozulamayacak bir dinginlikti.
Öğle vakti biraz yorgunluk hissediliyorsa, bu, günün mutluluk içindeki, doğal akışının bir parçası sayılırdı. Buradaki beyler hep öğle vaktindeler, dedi K. içinden.
Sedat Temel yorumladı.
birlikte yaşamıyoruz ama ikimiz aynı odada kalıyoruz. – “Her şeye rağmen”
Sayfa 217 - Yapı Kredi Yayınları - PDF·Kitabı okuyor
Alıntı
Biri,hiçbiri, binlercesi olarak 🍻✌️