Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 13 dk.
Sayfa Sayısı:
149
Basım Tarihi:
1 Aralık 2004
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı:
Ecran Total
ISBN:
9789750802780
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Tam Ekran Yitikliğimiz!
Puan vermedi·149 syf.··
2026 86. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 17:25
Jean Baudrillard Tam Ekran eserinde bireyin özneliğini, öznelliğini ve yüklemleri olan kavramların yitiminden bahsetmektedir. Bu bağlamda eser modern çağın 'teknolojik gelişmeler' ışığında dayatılan sanal gerçeklikte kimliksiz ve cinsiyetsiz kodlarla bir varoluşsallığın hikayesini anlatmaktadır. Bireysel ve toplumsal kavramların, edimlerin ve ahlaki olguların yozlaşmasını bilim ve özelllikle gelişen-genişleyen teknolojik gelişmelerle; bireyin ve toplumun kendine yabancılaşmasını, kendini kaybetmesini, kimsiliksizleşmesini, cinsiyetsizleşmesini, ilişki diyagram ve diyologlarının değişmesi hatta dilsel anlam ve manaların erozyona uğramasını anlatmaktadır. Bu anlatışın biz okuyucuya değişen, dönüşen ve erozyona uğrayan hem zihin hem de eylem dünyamızı görmemizi sağlamakla birlikte; teknolojik gelişmelerin hayatımız üzerindeki etkisini de görmekteyiz. Bir diğer bağlamsa sanallığın Friedrich Nietzsche'nin kimliksiz ve köksüz bir üstinsan anlayışıyla birlikte yine kadrajın ve ekranın biyolojik olmasa dahi sahte ve yapay bir serotonin hormonu salgılamasını da göstermektedir. Bu gösterişin acınsal yönleri olduğunu da kabul etmemiz gerekir! Çünkü David Le Breton Acının Antropolojisi eserinde de anlattığı gibi insanlık kimliğinin en arkaik yönelimi olan acı ve acıdan haz almanın dürtüsü modern çağ ile birlikte bir linç yeme ve likelanma siferi geliştirmiştir. Sonuç olarak; Jean Baudrillard Tam Ekran kitabında birey ve toplum diyalektiğinin modern çağ ile birlikte robotik ve kablo ile elektriksel ve atomik enerjiyle birlikte insanın tanım ve mana iklimleri değişmiştitr. Bu değişimle birlikte duygusal nosyonları da bir enkaza uğrayarak artık ne mitik ne ritüel ne de estetik gibi kavramların varlığından bahsedebilmekteyiz. Sadece anın köhneleşmiş bakış açısına akılsal bir algı ve olguyla ötekinin ve başkasının onaylayacağı
Duygu ve Düşünce
Tam EkranJean Baudrillard · Yapı Kredi Yayınları · 200469 okunma
Puan vermedi·149 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Kitabı özellikle ortalarından sonra Halil Cibran'ın Ermiş(Prophet) kitabı gibi okumaya devam ettiğimi söyleyebilirim. Sitem içindeki bozuklukları kemiksiz bir dil ile acımasızca (ve soru sorarak) eleştiren bir kitap olmuş. Enformasyona ve televizyona bakış açısını da son yazılarında "mit" olarak değerlendiriyor. Ayrıca "Büyük Temizlik" ve "Yurttaşlar, Gözyaşlarınıza!" başlıklı yazıları halen günümüz siyasetçilerini özetleyerek, 30 yıl geçmesine rağmen bırakın tarihi geleceğimize ışık tutar niteliktedir.
Tam EkranJean Baudrillard · Yapı Kredi Yayınları · 200469 okunma

Yazar Hakkında

Jean BaudrillardYazar · 33 kitap
Jean Baudrillard (Jan Bodriyar) (d. 27 Temmuz 1929, Reims - ö. 6 Mart 2007), Paris), ünlü Fransız düşünür/sosyolog. Medya teorisi, Postyapısalcı felsefe ve postmodernizm üzerine olan çalışmalarıyla ünlenmiştir. Fransa'da bir devlet memurunun çocuğu olarak doğdu. Sorbonne Üniversitesi'nde Almanca okudu, ailesinde üniversiteye gitmiş olan ilk kişiydi. Mezun olduktan sonra bir süre eğitim kurumlarında Almanca öğretmiştir. 1950-1960lardaki bu dönemde, Cezayir sorunu yaşamını ve düşüncesini fazlasıyla etkilemiştir. Almanca öğrettiği bu dönemde doktora tezine de (sosyoloji üzerine) devam etti. 1966'da doktora tezini bitirdi, tezinin başlığı "Thése de troisiéme cycle: Le Systéme des objets" idi. 1966 yılının Eylül ayında Universite de Paris-X Nanterre'de (Nanterre Üniversitesi - Paris-X) asistan oldu. 1968'deki öğrenci eylemlerinin etkisinde kaldı, Yapısal Marksizm ve medya teorileri ile ilgilendi. 1972'de aynı üniversitede, profesör olarak, sosyoloji öğretmeye başladı. 1987'dan 1990'a kadar Üniversite de Paris-IX Dauphine'de (Dauphine Üniversitesi - Paris-X) görev aldı. "Eski Yugoslavya'daki Müslümanların maruz kaldığı soykırım, Yeni Avrupa Düzeni'nin evrim sürecinde bir aşamadır. 'Etnik temizliğin' infazcısı olan Sırplar, yeni biçimlenen bir Avrupa'nın öncülüğünü yapıyorlar." (Lettre dergisi, Kış 2005) Bugünün siyasi ve ideolojik akımlarını reddetmesi ününün artmasına neden olmuştur. Bugüne kadar birçok önemli çalışmaya imza atmıştır. Simülasyon kuramını oluşturmuş, kitle zihni üzerine çarpıcı satırlar yazmıştır. Tüketim üzerine düşünceleri ve yapıtları ise onun ününe ün katmıştır. Medya ve kitle iletişim araçlarına dair eleştirileri de diğer düşünceleri kadar çarpıcıdır. Birinci Körfez Savaşı üzerine yaptığı açıklamalarla, Körfez Savaşı'nın oluşumunu ve etkilerini entelektüel bir açıdan farklı bir şekilde yorumlamıştır. Simülasyon evreninin ortaya çıkışı II. Dünya Savaşının sonuçlarıyla bağlantılıdır. Baudrillard'a göre II. Dünya Savaşı sonrası sağ, solun işlevlerini yerine getirmeye başlamış; yani, sosyal devlet ilkesi ortaya çıkmıştır. Ayrıca sanayi ve tarım sektörlerinin belirleyiciliği iletişim ve hizmetler sektörlerinin belirleyiciliğinin ardına düşmüştür. Bu veriler batıda bir çeşit durağanlığa sebep olmuş ve batı kendi ekseni etrafında dönmeye başlamıştır. Bu kendi etrafında dönüş süreci kavramların içlerinin boşaltılması sonucunu doğurmuştur. Artık her kavram televizyonlardan akmakta, insanlar teknolojinin onlara sağladığı bu rahatlık sayesinde herhangi bir şeyi derinlemesine düşünememektedir ve iletişimi sağlamak adına yaratılan cansız kitle iletişim araçları kendilerine yüklenen işlevden, yani aracı olma konumundan çıkıp bağımsız bir kendilik haline gelmiştir. Birey ise bu durumu çaresizlik içinde izlemektedir; her şeyin farkındadır, fakat rahatlığından da taviz vermek istememektedir. Baudrillard'ın örneğine bakacak olursak: Birey televizyonda Sudan iç savaşını, herhangi bir tuvalet kağıdı reklamıyla aynı duyarsızlıkla izlemektedir. Televizyonu kapattıktan sonra Sudan'daki iç savaş devam etse bile onun için bitmiştir. İşte bireyin yaşadığı bu evren simülasyon evrenidir. Her şey görüntülerden ibarettir ve cansızdır.