Hayatta kimseyi değiştiremezsin ve kimse için değişmemelisin. Ne sen başkası için mecburi istikametsin; ne de başkası senin için. Yorma kendini; bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin.
Charles Bukowski
Bir düşünür olarak, yalnızca kendi kendini eğitmekten söz edilmeli. Başkalarının verdiği gençlik-eğitimi ya henüz bilinmeyen, bilinemez olan üzerinde yapılmış bir deneydir, ya da yeni varlığı, her kim olursa olsun, egemen alışkanlıklara ve törelere uydurmak için yapılan esaslı bir düzlemedir: demek ki her iki durumda da düşünüre yakışmayan bir şeydir. Gözüpek dürüstlerden birinin nos ennemis naturels(Doğal düşmanlarımız) dediği anne-babaların ve öğretmenlerin işidir. - Kişi uzun süre dünyanın görüşüne göre eğitildikten sonra, günün birinde kendisini keşfeder: işte şimdi düşünürün görevi başlar, şimdi zamanıdır onu yardıma çağırmanın - bir eğitici olarak değil, kendi kendini eğitmekte deneyim sahibi biri olarak.
Hastalık hastası acılarına, kaybına, hatalarına özen gösterecek kadar zekaya ve zeka sevgisine sahip bir insandır: ama beslendiği alan çok küçüktür; sonunda hasattan geriye kalmış en küçük sapları aramak zorunda kalıncaya kadar otlayıp bitirir bu alanı. En sonunda da hasetçinin ve cimrinin teki olup çıkar, - işte asıl o zaman çekilmez.