Sedat Temel

Sedat Temel
Hayatta kimseyi değiştiremezsin ve kimse için değişmemelisin. Ne sen başkası için mecburi istikametsin; ne de başkası senin için. Yorma kendini; bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin. Charles Bukowski
Bir düşünür olarak, yal­nızca kendi kendini eğitmekten söz edilmeli. Başkalarının verdiği gençlik-eğitimi ya henüz bilinmeyen, bilinemez olan üzerinde yapılmış bir deneydir, ya da yeni varlığı, her kim olursa olsun, egemen alışkanlıklara ve törelere uydurmak için yapılan esaslı bir düzlemedir: demek ki her iki durumda da düşünüre yakışmayan bir şeydir. Gözüpek dürüstlerden birinin nos ennemis naturels(Doğal düşmanlarımız) dediği anne-babaların ve öğ­retmenlerin işidir. - Kişi uzun süre dünyanın görüşüne göre eğitildikten sonra, günün birinde kendisini keşfeder: işte şimdi düşünürün görevi başlar, şimdi zamanıdır onu yardıma çağırmanın - bir eğitici olarak değil, kendi ken­dini eğitmekte deneyim sahibi biri olarak.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Hastalık Hastası!
Hastalık hastası acılarına, kaybına, hatalarına özen gösterecek kadar zekaya ve zeka sevgisine sahip bir insandır: ama beslendiği alan çok küçük­tür; sonunda hasattan geriye kalmış en küçük sapları ara­mak zorunda kalıncaya kadar otlayıp bitirir bu alanı. En sonunda da hasetçinin ve cimrinin teki olup çıkar, - işte asıl o zaman çekilmez.
İnsanlar daha iyi görmek için değil, daha iyi parıldamak için koşarlar ışığa. - Kimin önünde parıldanı­yorsa, onun ışık olduğu kabul edilir seve seve.
Bu düşünür kendisini çü­rütecek hiç kimseye gereksinmiyor: bu konuda kendisi yeti­yor kendisine.
Düşüncelerinin gemisi öyle derinden yüzüyor ki, onunla bu dostane, ciddi, anlayışlı in­sanların arasında yol alamayacağın kadar derinden yüzüyor.