Peynir ve Kurtlar (Bir 16. Yüzyıl Değirmencisinin Evreni)Carlo Ginzburg

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.528
Gösterim
Adı:
Peynir ve Kurtlar
Alt başlık:
Bir 16. Yüzyıl Değirmencisinin Evreni
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
214
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420983
Orijinal adı:
İl Formaggio E İ Vermi: İl Cosmo Di Un Mugnaio Del 1500
Çeviri:
Ayşen Gür
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
On Altıncı Yüzyılın Sonları. İtalya'nın bir dağ köyünde herkesin Menocchio dediği bir değirmenci yaşar. Latincesi kıt olan bu yoksul köylü koskoca Engizisyon'a meydan okur. Eline geçen, halk diline çevrilmiş, içlerinde Kuran'ın da bulunduğu bütün kitapları okuyan Menocchio, o karanlık çağda kendi evren kuramını yaratır. Ona kalırsa dünya, kaostan, bozulan peynirde oluşan kurtlar gibi türemiştir. Tanrı, gücünü herkese; "Yahudiler'e, Türkler'e, Hıristiyanlar'a ve hatta sapkınlara" eşit olarak vermiş, kimseyi kayırmamıştır. İsa'ya gelince, o da sıradan, yoksul bir köylüdür. Cehennem de araf da papaz ve keşişlerin halkı soymak için uydurdukları şeylerdir. Engizisyon karşısında bir türlü geri çekilmeyi bilmeyen bu bilgiye susamış köylü, bütün din iktidarını karşısına alır. Yargıçlarına, "beni ölüme yollarken siz benden çok korkuyor olabilirisiniz," diyen ve inançlarını inkâr etmediği için diri diri yakılan metemetikçi filozof Giordano Bruno ile aynı dönemde, Engizisyon tarafından ölüme mahkûm edilir.Ginzburg, halk kültürünün iktidar karşısındaki konumunu incelerken, günümüze kalan belgeler ve Engizisyon kayıtlarından yola çıkarak tarihi yeniden yazıyor. Peynir ve Kurtlar, bir detektif romanı gibi okunan, kışkırtıcı bir kitap...
Menocchio okumayı seven ve okudukları ile gerçekleri sorgulamaya çalışan bir değirmenciydi. Kiliseyi Kutsal Ruh'un yönettiğine inanmadığını, papazlar kendi keyiflerine bakarken halkı da susturabilmek için ellerinin altında tutmak istediklerini ve ekonomik gücün de kilisenin kontrolünde olduğunu dile getiriyordu. Ayrıca İsa Mesih' in asla ebedi Tanrı olmadığını, İsa Mesih'in ebedi Tanrı olsaydı kendisini yakalayıp çarmıha germelerine izin vermeyeceğini, çarmıha gerildiğine göre Tanrı olamayacağını dile getirmesi üzerine, 28 Eylül 1583 te Menocchio, Engizisyon' a ihbar edildi. Sonrasındaki 104 günlük sorgulama sürecinde zaman, zaman affedilmesi yönünde fikirlerinden vazgeçtiğini belirten yalvarmaları olsa da Engizisyon cezalandırılmasına karar vermiştir.
Yaklaşık iki yıllık esaretten sonra bir takım şartlarla serbest bırakılsa da, yeniden depreşen fikirlerini dile getirmesi nedeniyle tekrar sorgulanmak sureti ile tutuklanarak idam edilmiştir.
Kitabın tanıtım yazısı fevkalade olayı güzel dile getirmiş, 16. Y.Y. sonlarında meydana gelen bu durum ile günümüz kıyasladığınızda insan ister istemez medeniyet ve insanlık ne kadar mesafe kat etti diye sormadan edemiyor…
16. Yüz Yıl da ki bir değirmencinin okuma hırsı, okuma azmi ve yanlışları dile getirme yürekliliğine hayran olmamak elde değil. Zor şartlarda ve baskı altında okumaya çalışan, sorgulayan bir insan ile her türlü imkanın elinde olmasına rağmen okumayan ve sorgulamayan şimdiki neslin muhasebesini sizlere bırakıyorum…
Tarih ya da geçmiş ile ilgili araştırma yapacak bir insanın okuması gerektiğini inandığım, küçük evren insan özelinden bir tarih anlatısının nasıl kurulacağını gösteren nevi şahsına münhasır bir eser.
Tarihe damga vurmasına ''tarihçiler ''tarafından izin verilmeyen sıradan bir değirmencinin tarihteki izi. Şükür ki artık değişen tarih bilimi ve algısıyla bu tarz hikayelerle daha çok karşılaşacağız.
Çok ilginç bir kitap deneyimi oldu benim için “Peynir ve Kurtlar” ilginç diyorum yanlış hatırlamıyorsam okuduğum ikinci felsefi türünde bir kitap. Kitabın dili biraz ağır, çok zor ilerledim öncelikle onu belirteyim. Bazı latince kelimelerin açıklamaları yapılmadığı için ne yazdığını da anlamadım açıkçası. Konusuna gelince, kitap o dönemin İtalyasında kilisenin inanışlarına ters gelen, İsa mesihin bir Tanrı olmadığını, eğer öyle olsaydı neden çarmıha gerileceğini söyleyen, kendilerine dayat öğretilerin bir kısmını kendince değiştiren Domenico Scandella adlı bir değirmencinin yargılanışını ve idam edilişini anlatıyor. O dönemin “kutsal”? kilisesi tarafından türlü işkenceye maruz bırakılmış. Ortaçağ avrupasında kendince bir şeyleri değiştirmeye çalışan okumuş ve okuduğunu anlayan! bir adamın hikayesinin anlatıldığı bu kitabı, tarih ve felsefe meraklılarına tavsiye ederim.
Ortaçağ'ın karanlığında okuyarak aklında bulduğu ışığı insanları aydınlatmak için paylaşan bir değirmencinin gerçek hikayesi... Okunacak kadar güzel, bilinçlendirecek kadar anlamlı...
“Papazlar insan ruhlarını daha doğmadan sömürmeye başlarlar, öldükten sonra da sömürmeye devam ederler.”
Carlo Ginzburg
Sayfa 39 - Metis Yayınları
" Günah çıkarma konusunda da şunları söylüyordu: "Ha papaza ya da keşişe gidip günah çıkarmışsınız, ha bir ağaca, hiç fark etmez." Engizisyoncu bu sözlerini anlamını sorduğunda da Menocchio kendinden hoşnut bir ifadeyle açıklıyordu: "Eğer bu ağaç günaha karşı verilecek ceza konusunda bilgi sahibiyse, ne ala; eğer bazı insanlar, işledikleri günahın nasıl bir ceza gerektirdiğini bilmedikleri için, bunu öğrenmek üzere papazlara gidiyorlarsa, bu sorun çözüldüğü anda papaz aramalarına da gerek kalmaz; cezanın ne olması gerektiğini bilenler için bu zaten gereksizdir." Onlar, papaza gitmek yerine "yüreklerindeki Tanrı'ya günah çıkartmalı ve günahlarının bağışlanması için yakarmalı dırlar."
"Bu tarz bir araştırmada karşımıza çıkan tek olmasa da en büyük engel, geçmişteki tabi sınıfıların davranış ve tutumları konusunda kesin bulguların çok seyrek oluşudur. Ama bunun istisnaları da vardır. Bu kitap hemen hemen tümüyle karanlıkta geçen bir hayattan sonra Engizisyon'un, Kutsal Makam'ın* emriyle yakılarak idam edilen Menocchio takma adlı, Friulili değirmenci Domenico Scandella'nın hikayesini anlatıyor."
Ölüyü defnetmeyi ticarete çevirdiler
Sanki bir çuval yün ya da bibermiş gibi:
Bu işlerde çok açık gözdürler
Önce parayı avuçlarına saymazsan
Ölü yü kabul etmezler bile;
Sonra da gidip yer içerler
Para ödeyenlerle dalga geçer,
Güzel yataklarda, zengin sofralarda hayatın tadını çıkarırlar.
Bir zamanlar benim olan Kiliseyi
Daha da öneriıli bir ticaret haline soktular.
Aralarında paylaşıp her türlü nimeti
Bir şeyi olmayanlar için kıllarını bile kıpırdatmadılar.
Bana göre şeytanca bir günah
Kilisemi pazar yerine çevirmek
Daha fazla arpalığı olanı kutsamak;
Daha az dua etmiş, ibadeti başlamış, ne gam.
Menocchio'nun konuşmalarında, neredeyse akıl almaz gele­cek kadar alışılmamış, kökenleri derine inen bir kültürel tabakanınyeryüzündeki bir çatlaktan çıkar gibi belirdiğini görüyoruz.Şimdiye dek incelenmiş olanlardan farklı olarak, bu vaka, yalnızca
yazılı kağıttan süzülen bir tepkiyi değil, sözlü kültürden kalma azımsanmayacak bir tortuyu da içeriyor. Reform ve matbaanın yaygınlaşması, bu farklı kültürün su yüzüne çıkması için gerekliydi. Çünkü, reform sayesinde, basit bir değirmenci konuşmaya, Kiliseve dünya hakkındaki kendi fikirlerini dile getirmeye cesaret edebilmişti.
Matbaa sayesinde de içinde mayalanan müphem, meramı­nı anlatamayan dünya imgelerini ifade edebilecek sözcüklere ula­şabilmişti. Kitaplardan çıkan cümle ve cümle kırpıntılarında fikirlerini formüle edebilecek ve yıllar boyu önce hemşehrilerine, sonrada bilgi ve yetkeyle donanmış yargıçlara karşı savunabilecek araçları bulmuştu.
Carlo Ginzburg
Sayfa 86 - Metis Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Peynir ve Kurtlar
Alt başlık:
Bir 16. Yüzyıl Değirmencisinin Evreni
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
214
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420983
Orijinal adı:
İl Formaggio E İ Vermi: İl Cosmo Di Un Mugnaio Del 1500
Çeviri:
Ayşen Gür
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
On Altıncı Yüzyılın Sonları. İtalya'nın bir dağ köyünde herkesin Menocchio dediği bir değirmenci yaşar. Latincesi kıt olan bu yoksul köylü koskoca Engizisyon'a meydan okur. Eline geçen, halk diline çevrilmiş, içlerinde Kuran'ın da bulunduğu bütün kitapları okuyan Menocchio, o karanlık çağda kendi evren kuramını yaratır. Ona kalırsa dünya, kaostan, bozulan peynirde oluşan kurtlar gibi türemiştir. Tanrı, gücünü herkese; "Yahudiler'e, Türkler'e, Hıristiyanlar'a ve hatta sapkınlara" eşit olarak vermiş, kimseyi kayırmamıştır. İsa'ya gelince, o da sıradan, yoksul bir köylüdür. Cehennem de araf da papaz ve keşişlerin halkı soymak için uydurdukları şeylerdir. Engizisyon karşısında bir türlü geri çekilmeyi bilmeyen bu bilgiye susamış köylü, bütün din iktidarını karşısına alır. Yargıçlarına, "beni ölüme yollarken siz benden çok korkuyor olabilirisiniz," diyen ve inançlarını inkâr etmediği için diri diri yakılan metemetikçi filozof Giordano Bruno ile aynı dönemde, Engizisyon tarafından ölüme mahkûm edilir.Ginzburg, halk kültürünün iktidar karşısındaki konumunu incelerken, günümüze kalan belgeler ve Engizisyon kayıtlarından yola çıkarak tarihi yeniden yazıyor. Peynir ve Kurtlar, bir detektif romanı gibi okunan, kışkırtıcı bir kitap...

Kitabı okuyanlar 33 okur

  • Nada güneş
  • Hasan Zeki Alp
  • Cezmi şeker
  • Mehmet Mustafa Erkal
  • Efe Işıkyüzlü
  • Zeynep Neslihan
  • hasan yıldırım
  • İsmail Abuz
  • irem
  • Cansel koçlu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%25
25-34 Yaş
%41.7
35-44 Yaş
%16.7
45-54 Yaş
%16.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%48.1
Erkek
%51.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (2)
9
%30 (3)
8
%10 (1)
7
%20 (2)
6
%0
5
%10 (1)
4
%10 (1)
3
%0
2
%0
1
%0