Puan vermedi·256 syf.····Okunma: 29 Mart 2023 15:34 "Cennet'le ilgili şu eski efsane... O, bizim hakkımızda, tam bugünle ilgili. Evet! Bir düşün. Cennet'teki o iki kişi... Onlara seçenek sunulmuştu: özgürlükten yoksun mutluluk veya mutluluktan yoksun özgürlük."
Özgürlüğü ilkel yaşam olarak görmek ve özgür olmamanın mutluluğun anahtarı olduğuna karşı diretmek.
Tüm bunları da kusursuz matematikle sağladığını düşünen, Yeşil Duvarla çevrili bir TekDevlet..
Saatler Çizelgesi, Kişisel Saatler, Analık Ölçütü gibi bizlere çok yabancı ama kitaptaki 'BİZ'lere çok tanıdık gelen kavramlar göreceksiniz. Çizelge, herkesin aynı zamanda aynı şeyleri yapmasını sağlayan bir kontrol mekanizması. Uyumak, yemek yemek, yürüyüş yapmak, çalışmak, dinlenmek, egzersiz... Çoğu zaman kendi seçiminize bağlı olan daha birçok şey TekDevlet de kişilere bağlı değil. Yani özgür ve ilkel değiller! Ama bu BİZ'lere göre istenilen ve iyi olandı.
İsminiz yok, sayılarla anılan ve belirtilen saatlerde aynı işleri yapan kişilerden farkınız yok. Biricik değilsiniz, karmaşık değilsiniz ve mutluluk devletinize göre neredeyse yüzde yüz ulaşılmış durumda.
Özgürlük denen şeyin kötülük olarak görüldüğü bir dünyada ve artık neyin özgürlük olduğu bilinemeyen bir yerde bunun özlemi çekilebilir mi? Peki ya ona ulaşmak için mükemmel matematiğe karşı gelinebilir mi?
Kime anlattığını bilmeyen D-503 yaşadığı dünyayı olabildiğince bizlere aktarıyor. Eski vahşi düzeni yererek yeni matematiksel dünyayı överek..
Üremenin, cinsel hayatın bile kişilerin elinde olmadığı, başkaları tarafından programlandığı bir dünyanın mantıklı olan, olması gereken şey olduğunu aktarıyor. Ona göre üremeyi insanların kendi tercihine bırakmak ne kadar korkunç bir şeydi!
Nüfus patlaması yoktu. Devletin cinsel hayat için insanları eşleştirmesi sonucunda kıskançlık gibi bir sorun da ortadan kalkmıştı. Ve buna benzer daha bir sürü ayrıntılar sayesinde mutluluğu yakalayabilirdi insanlar. Gereksiz tüm şeylerden arınarak..
Ama şimdilerde D-503 kendini biraz hasta hissediyordu. Belki bedensel değildi ama zihni hasta olmaya başlamıştı. Bir şeyler değişmişti ve sorun ne bilemiyordu. Ama mantıklı düşünceyle çözemeyeceği bir sey değildi. Tabi ki tanımadığı insanlara yazmasının da yardımı olacaktı ve bu hastalığın üstesinden gelecekti.
Özgürlük. Nedir tam olarak anlamı? Gerçekten özgürlük diye bir şey var mı yoksa biz içinde yaşadığımız şartlara uygun bir özgürlük düşüncesi mi geliştirmiştik?
Günümüzdeki özgürlük kavramını düşünelim. Sınırları kesinlikle çizilmiş bir özgürlük. Bazen özgürlüğümüz bir başkasının özgürlüğünü tehdit ettiğinde biter bazen de tehdit etmese bile kısıtlanırız. Bazı şeyleri yapma lüksümüz vardır ama bu bize bir başkası ya da başkaları tarafından verilmiştir.
Sonuç olarak neydi özgürlük? Tamam, kitaptaki insanlar özgür değildi ama bizler özgür müydük?
'Biz' bildiğimiz kavramları, bildiğimizi düşündüğümüz kavramları bizlere sorgulama fırsatı veriyor.
Bu türdeki kitapları düşündüğümde içlerinde en sevdiğim kitap olarak yer almayabilir. Ancak kitap, ilk distopik kitap olarak sayılması ve çok sevilen birçok yazara ilham vermiş olması açısından önemli bir yere sahip.
Distopya severler için okunası bir kitap. Keyifli okumalar.