Puan vermedi·368 syf.····Okunma: 28 Mart 2023 18:04 Dil. Yaşamımızın olmazsa olmazı. Sevgimizi, acımızı paylaşmamızı; düşüncelerimizin özgürleşmesini sağlayan; savaşları başlatan, bitiren ve daha nice özelliği olan kelimeler.
Kitap da işte tam bunların üzerine kurulu. Küresel ısınma sonucu Erime'nin gerçekleşmesinin ardından hayatta kalan insanların Ark adı verilen bir yerde yaşaması ile başlıyor olaylar. Ve de Ark'taki bir Liste üzerine kurgulanıyor. Bu Liste halkın kullanabileceği kelimelerden oluşuyor. Liste, Kelime Ustası ve onun çırağı Letta tarafından oluşturuluyor. Ve sadece 500 kelime ile sınırlı. Peki insanın o uçsuz bucaksız düşüncelerini anlatmaya 500 kelime yeter miydi?
Hayır. Bu yüzden insanlar yavaş yavaş düşünmeyi, hayal kurmayı, umut etmeyi bırakıyorlar. İnsanı insan yapan şeyleri. Kitap, müzik, resim... Ruhun gıdası olan her şey kaldırılıyor. İnsanlarda o ruhları alıp onları birer robota dönüştürmek de asıl amaç sanki.
İnsanların pek çoğu da yadırgamıyor. Başlarına olan John Noa'ya bağlılar. Letta gibi.
Ancak Letta -ve daha sonra Ark halkı için- olaylar böyle devam etmiyor. Kelime Ustası Benjamin'in seyahati ve dükkana yaralı bir çocuğun -Marlo- gelmesi ile işler karışmaya başlıyor.
Bazen kendimizi tam anlamıyla tanımamız ve iyi insanlarla karşılaşmak için kötü yollardan geçmemiz gerekir. Letta da bana göre bunun en güzel timsallerindendi. Ailesinden sonra Benjamin'le tanışması, onca karışıklığın içinde Marlo'yu tanıması bunlardan başlıca olanları.
Ayrıca benim ruhumun içinde de bir Letta parça olduğunu fark ettim. Kelimeleri seven, kitaplara düşkün, kimi zaman kendini suçlamadan duramayan...