Gönderi

3/10
·160 syf.··
2023 13. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mart 2023 22:27
Hayal kırıklığı. Deli Kadın Hikâyelerini yazan Mine Söğüt bunu nasıl yazabildi diye düşünerek okudum her satırı. Olmamış. Anlatım çok yavan ve çok havada kalmış. Kitapta sürekli ağdalı sözler var ve bence bu çok yorucu ve “edebiyat” bu değil. Örneğin; “Bugün sen karınla çocuğunu gördün ama onlara görünmedin.” veya “Kadın ve çocuk. Geçip gidiyorlar yanımdan. Çocuk ve kadın.” çok basit örnekler verdim fakat okuyanlar anlayacaklardır kitap da neredeyse şöyle düzgün kurallı bir diyalog yok. İşte yavan gelen ve havada kalmasına sebep olan sebepler bunlar. Mine Söğüt, aslında bir sokak jargonu yaratmaya çalışmış tabii ki kurgu itibariyle. Ama bunu her cümlede istisnasız yapmak zorunda değildi! Bütün karakterleri bu kadar şairane konuşturmak zorunda değildi. Musa’nın Efsun Abla’ya aşkını dört cümlede bir okumak zorunda değildik. Sanırım postmodernizmin en kötü yanlarından biri budur. Kendini çok belli etmesi. Ayrıca, Matruşka’yı bulmasalar da olurmuş. Hiçbir işlevi yoktu kitapta. Bebek olduğu için bir işlevselliğini beklemiyoruz tabii ki ama onun etrafında dönen bir olay ya da Matruşka’ nın diğer karakterlere doğrudan ya da dolaylı bir etkisi de yoktu. Postmodernde Sokak edebiyatının her seferinde aynı jargonla yazılması artık beni üzüyor. Bu insanların daha özgün bir anlatım yakalaması edebiyatımız için şart olduğunu düşünüyorum. Benim gibi külliyat okuyanınız varsa okuyun. Yoksa zaten size edebi kazanım sağlayacak bir roman değil maalesef… Herkese iyi okumalar dilerim! :)
Başkalarının TanrısıMine Söğüt · Can Yayınları · 20225,1bin okunma
·
191 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.