Genç bir kızın çocukluktan yetişkinliğe geçerken ikisi arasında savrulmasını, iç dünyasını konu ediniyor. Kitap baştan sona kadar kızın kafasındaki düşüncelerinden, kendi kendine konuşmasından ibaret. Olaylar ve kişiler kendi tarafından aktarılıyor. Karakter çok ani duygu ve düşünce değişiklikleri yaşıyor. Karakterin bu değişimi ve değişim dahil kalan günlük sorgulamalarını tatlı buldum. Ne kadar akıllı ve sorumlu bir kız olsa da hala çocuksu bir yanı bulunması ve dar bir bakış açısına sahip olması kendi ergenliğimi hatırlattı. Aslında yanında kendisi olabileceği biri bile olsaydı bu kadar sancılı günler geçirmezdi. Hissettiği eksiklik buydu. Yine genelde çocukların yaptığı gibi yetişkinlerin davranışlarında kendisini sorumlu görüyor, kendisini kötü nitelendiriyor. Kendisini düzeltilecek şey olarak görüyor. Aynı zamanda bazen yetişkinler gibi acımasızca yargılıyor, insanlara karşı kötü duygular besliyor. Bu sefer yine kendinden memnun olmuyor. Kafası çok karışık ve belirsizlik onu rahatsız ediyor.
Dazai'ye gelirsem kadınları anlamak istediğini, denediğini ama yanlış anladığını düşünüyorum. Bunu başarabilen erkek yazarlar var, Dazai bunlardan biri değil. Yine de ergenlik evrensel ve zamansız bir sorun olmalı ki bunu başka cinsiyette de çok iyi yansıttı.
Spoiler!!
.
Okurken yazarın intiharı kafamda döndüğü için kızın değişken tavırlarından dolayı bir anda intihar etmesini bekledim ama böyle olmaması beni çok memnun etti. Sonunda çirkin köpeğe kötü davrandığı için pişman olması, yarın sevmeyi düşünmesi beni etkiledi. Açıkçası bu ayrıntıyı kızdan beklemiyordum. Sonrasında ise tümüyle düşündüğümde aslında sonun tahmin edilebilir olduğunu gördüm, biraz fevri çıkışları beni negatif bakmaya itmiş olabilir. Nihayetinde küçük bir kız yanlış davranışlar çok normaldi, bense bunu göz ardı etmişim.