Gönderi

7/10
·150 syf.··
2023 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2023 18:13
“Göğsündeki ipek saçlı siyah baş kımıldadı. Uyuyan sevgili uykusunda mızıldandı. Onu saran kollar gördüğü kötü rüyadan onu korudu ve Lea uzunca bir süre, gözleri kapalı, hiçbir şey düşünmeden ve amaçsızca, doğurmadığı o ‘yaramaz bebeği’ kollarında salladı.” Bir kez daha hayatımıza girecek/girmiş adamları anne şefkatiyle sevmememiz gerektiğini anladım. Çünkü kadın fizyolojisi bunu kaldıramıyor bence. Colette’nin okuduğum ikinci kitabı. İlki Dişi Kedi idi. Sanırım, Colette’nin tarzında şu var: Konuya geç girmek. Dişi Kedi’de de böyle olmuştu. 111 sayfalık kitap 79. sayfadan kopmuştu. Cicim’i okurken de aynı şeyle karşılaştım. Konuya geç giriyor fakat muazzam bir sonla bitiriyor. Ayrıca dönemi çok güzel işliyor. Benim gözümde gerçekten o beş çayları, korseler, bahçeler, hizmetliler, eski sokaklar yani dönem kitabına dair işlediği her şey gözümde çok canlı bir şekilde betimleniyor. Fakat diyalogları çok uzun tutuyor Colette. Anlatıyor da anlatıyor… Bu diyalogları bu kadar uzun tutacağına bizi o muhteşem sona daha erken hazırlayabilirdi diye düşünüyorum. Konudan bağımsız şunu söylemek istiyorum: Özellikle Fransız Edebiyatı’nda böyle dönem kitapları okuduğum zaman bizim edebiyatımızda da çoğu ismin bu alafrangalığı çok iyi işlemiş olduğunu düşünüyorum. Çünkü bazen okurken kendi edebiyatımızdan aklıma eserler geliyor ve onlarında âdeta bir Fransız edasıyla yazıldığını düşünüyorum. Herkese iyi okumalar dilerim!
CicimColette · Sel Yayıncılık · 2020275 okunma
·
209 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.