Sağlığın Gaspı
6/10
·304 syf.··
2023 6. kitabı
Sağlığın Gaspında vücudumuz üzerine müdahale edildiğini; ilaç tüketimine teşvik ettirildiğimizi, toplumda hasta olma potansiyelimizin yükseltildiğini iddia etmektedir. İktidar/otorite olarak hayatımızı ele geçiren tıp kurumları başta olmak üzere hekimlik mesleğine ve eczacılık sektörüne eleştirel bir gözle bakmamızı sağlamaktadır. Hastalığın ne olduğunu ve hekimlerin tarih boyunca yaşadığı dönüşümü ve sağlığın toplumsal yanlarını anlatmaktadır.Yazar sayfa yirmi ikide “ 10-15 yıldır hastalıkların gittikçe artan bir oranda sorumlusu hasta ya da hastalanacak kişilere yapılan tıbbi müdahalelerin olduğunu bunlarında hekimler tarafından yapıldığını yani iatrojenik olduğunu” savunur. Kitap, klinik sosyal ve kültürel iatrojenez olarak sınıflara ayrılmaktadır. Ağrı, hastalıkla ölüm tıbbi hizmetten kaynaklanıyorsa bu klinik iatrojenezdir. Uygulanan tıbbi işlemler sırasında hastalar tedavisini iyileşme gücünü harekete geçirmek yerine zayıf iradeli bireylere dönüşüyorsalar tıbbileşmenin kara büyüsüne kapılmışlardır demektir. “ Tıp mesleği tedavi edici, koruyucu endüstriyel ve çevresel tıbbın tüketicisi olmayı özendiren hastalıklı bir toplumun yardımına koşarak hastalığı destekler. Ayrıca sağlık mesleğini icra edenlerin hasta insana özgü kişisel sorumluluklarıyla başa çıkma potansiyelini yok eden bir etkisi vardır” (syf.31). Sağlık politikaları sağlıksızlık yaratan endüstriyel organizasyonlara destek oluyorsa bu sosyal iatrojenezdir. Bu terim “sağlık hizmetlerinin aldığı kurumsal biçimlerin cazip olanaklı ve gerekli kıldığı sosyal ekonomik dönüşümler nedeniyle sağlıkta ortaya çıkan her türlü bozulmayı belirtmektedir. Rahatsızlık ya da ağrıya karşı tolerans eşiğini düşürerek herhangi bir dertle karşılaşan insanların başka birine sığınma aralığını daraltarak ve hatta kendi kendine iyileştirme hakkını ortadan kaldırarak yarattığı sağlıksız durumları kapsar” (38) Sosyal iatrojenez geniş anlamda negatif bir plasebo yani bir Nocebo etkisi olarak açıklanabilir. Biyomedikal müdahalelerin teknik dışı yan etkileri çoğu zaman sağlığa büyük zararlar verir plasebo gibi nocebonunda etkisi hekimin yaptıklarından büyük ölçüde bağımsızdır. “Topluma sorumlu kişinin sosyal hoşgörüsünü arttıracak motifler ve disiplinler kazandırmak yerine hastayı profesyonel bir çevre içinde soyutluyorsa bu işlemler yarattıkları moral çöküntüsü ile hastalığı arttırırlar. Biyomedikal uğraş bahanesiyle oluşturulan büyüsel facia cinsel zarar ve ahlaki çöküş tümüyle sosyal iatrojenezi arttıran önemli mekanizmalardır”(syf.93). Üçüncü olarak “tıpça desteklenen davranış ve kuruntular insanların gelişme birbirine bakma ve yaşlanma yeteneklerinin altını oyarak yaşamsal otonomlerini kısıtlıyorsa ya da tıbbi müdahalede insanların ağrı çaresizlik hastalık ve ölüme karşı kişisel tepkilerini sakatlıyorsa bu kültürel ve simgesel iatrojenezidir. Ana konusu acı teriminin gerçek insan tepkilerini tanımlamada neredeyse yararsız hale gelmesidir çünkü bu sözcük boş inancı sado mazoşizmi ya da alçak gönüllü zengin adamın yoksulların yazgısına tenezzül edip üzülmesini çağrıştırır” (syf.196) Yazar “İnsan olmak yalnızca nefes almak değildir aynı zamanda soluk alıp vermede kendi adını hu Allah diye seslen tanrının gerçek sesini duyabilmek için nefesini yogaya benzer tekniklerle kontrol etmektir” der. Sağlık kültürü her toplumun hayatı yaşama kutlama hayatta acı çekme ve ölme biçimi ile ilgilidir” (syf.95). Ayrıca “Sağlıklı olmak yalnızca gerçekle baş edebilmede başarılı olmak değil başarının mutluluğunu da satmaktır. Mutlulukta acı da yaşadığını duyumsamaktır, yaşama değer vermek kadar onu riske de atabilmektir. Sağlık ve acı yaşanmış duyumlar olarak insanı hayvandan ayırır” (syf. 94). Sağlık hizmeti almak isteyen biri kişi esas tedaviye ulaşmadan önce uzun bir süreçten geçer. Kişi bir hastaneye sağlık hizmeti almak için gittiğinde neye ihtiyacı olup olmadığını belirleyemez, bunun ne kadar paraya mal olacağını tahmin edemez. Hekime güvenmek zorundadır. Çünkü hekimler bizim için iyi olana karar verecektir. Sanayileşme ve hazırcı toplumda insanlar kendi yapacaklarına değil satın alabilecekleri sağlık hizmetine değer verecek şekilde programlanmışlardır. Öğrenmeyi değil de kendilerine öğretilmeyi beklemektedirler. Gerek soğuk ve güçsüz iletişimi olsun gerekse yazdığı ezberci ilaçlar yüzünden hastalar kukla konumuna gelir. Ya da tam aksine sağlanan güçlü iletişim ve güler yüzün verdiği enerji ile hastanın tedavi süreci iyileşme yönünde gelişebilir. Bu durum hekimlerin yaklaşım şekillerine göre hastaların kendilerine olan bağımlılıklarının arttığını ya da azaldığını göstermektedir. Sonuç olarak insan kendi mahremiyetinin dışında yönetilmesine bağımlı hale geldikçe otonomiden vazgeçer ve sağlığının bozulması kaçınılmaz olur. Hasta kimliği kazandırılmış insanlara çeşitli hasta rollerini veren hekimlerin çoğaltılması yerine insanların istemedikleri ortamlardan ayrılarak, kendi çevreleri üzerinde daha çok denetimlerinin olduğu daha az zararlı bir yaşam tarzını benimseyen sistemlerin kurulması gerekir. Tehlikeli veya yararsız ilaç ve işlemleri yasaklamak yerine hasta kişiye ya da onun yakın akrabalarına bu ilaçların anlatılması ve tercihin hastaya bırakılması gerekir. Yeni düzenlemeler hekimlerin performansını profesyonel denetleme organizasyonlarına teslim etmek yerine hizmet ettikleri toplumun değerlendirilmesine bırakmalıdır. “Sağlık bir görevdir ve hayvanların fizyolojik dengesiyle karşılaştırılamaz bu kişisel görevde başarılı olma büyük ölçüde her insanın kendi günlük ritmini, etkinliğini, diyetini ve cinsel faaliyetini ayarlamasına ve disipline sokmasına bağlıdır” (syf. 198) Kitapta yapılan çevirinin yeteri kadar iyi olmadığını düşünüyorum. Alıntılar, metin içi göndermeler gereğinden fazla değiştirilerek ve dönüştürülerek okura sunulmuştur. Buda kitabın anlaşıla bilirliğini kısıtlamaktadır. Yine de kitabın içeriği dolu dolu olduğundan ve modern tıbbı her boyuttan ele alarak eleştirdiğinden ilk başta hekim ve hekim adaylarına daha sonra da tüm topluma tavsiye ediyor keyifli okumalar diliyorum.
Sağlık-Politika
Sağlığın GaspıIvan Illich · Ayrıntı Yayınları · 2017243 okunma
·
180 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Doğru. Hiç kimse eceliyle ölemiyor.