Çocuğun sağlıklı gelişimi, küçük yaşlardan itibaren kendi yaşamına dair sorumluluk almayı öğrenmesiyle başlar. Kendi yatağını yapmak ya da bulunduğu ortamı düzenlemek gibi görevler, onun “ben yapabilirim” duygusunu beslerken, ailenin sunduğu değerli hissetme, güven, yakınlık, sorumluluk, başarma ve kendini gerçekleştirme gibi temel ihtiyaçlar bu gelişimin zeminini oluşturur. Bu ihtiyaçların sevgi temelli bir anlayışla karşılandığı ailelerde çocuk kendini özgürce ifade edebilirken, korku ve yasak merkezli yaklaşımların hâkim olduğu ortamlarda çocuk hem kendine hem hayata yabancılaşır. Aile içindeki en belirleyici unsur ise anne-baba arasındaki ilişkinin niteliğidir. Bu ilişki sağlamsa, çocuk duygu ve düşüncelerini açıkça ifade edebildiği, çatışmaların konuşularak çözüldüğü bir ortamda büyür, aksi halde iletişim örtükleşir ve bastırılmış gerilimler gelişimi zedeler. Bu süreçte çocuğun sınırlarını fark etmesini sağlayan sağlıklı utanma duygusu gelişimi desteklerken, baskı ve değersizlikten beslenen utanç duygusu çocuğun kendilik algısını zayıflatır ve uzun vadede derin yaralar bırakır.
Sözün kısası kötü alışkanlıkları korkuları bağlantılara bırakıp daha özgür daha bilinçli ve daha gerçekçi olma yoluna girdiğimiz zaman yaşamımızın olumsuz yönlerini olumlamaya dönüştürmeye başlarız bu tür kişilik dönüşümü içimizdeki çocuğa ulaşmak ve onun sorunları ile ilgilenmekle mümkün olur. Ben kitabı keyifle okudum. Herkese tavsiye ederim.