Bütün-Beyinli Çocuk kitabı, çocukların beyni henüz tam olarak gelişmediği için, duygularını kontrol etmekte zorlanmalarından bahseder. Kitap, beynin sağ ve sol yarım küreleri arasındaki dengeye dikkat çeker. Sağ beyin duygular, hayal gücü ve sezgilerle; sol beyin ise mantık, analiz ve dil becerileriyle ilgilidir. Sağlıklı bir gelişim, bu iki tarafın birlikte ve uyum içinde çalışmasına “entegrasyona” dayanır. Kitap, ayrıca üst beyin ve alt beyin ayrımını da ele alır. Alt beyin, ani tepkileri (öfke, korku gibi) yönetirken; üst beyin, kontrol, karar verme ve empati gibi becerileri barındırır. Bu yüzden, çocuklarda üst beynin tam gelişmemiş olması, sık sık kriz anlarının yaşanmasına neden olur. Yazarlar, bu anlarda ebeveynlerin cezalandırmak yerine, empatiyle yaklaşmasını ve çocuğun üst beyninin gelişmesine rehberlik etmesini önerir.
Kitapta, bağ kurma ve yeniden yönlendirme tekniği de büyük bir önem taşır. Ebeveyn, çocuğa sevgiyle yaklaşarak, ona zor anlarda asla unutulmayacağını, her zaman özel olduğunu hissettirir. Çocuğu kendinize doğru çeker sırtını okşayarak ve şefkatli bir ses tonuyla ona "bazen işler çok zorlaşıyor değil mi ? ama ben seni asla unutmam sen her zaman benim aklımdasın ve senin benim için her zaman ne kadar özel olduğunu bilmeni istiyorum" demek çocukla kurulacak güçlü bağların temelini atar. Ayrıca, kitapta sorunları çözmek için “sıkıntının adını koyma” tekniğinden bahsedilir. Örneğin, Bella’nın tuvalet sifonuyla yaşadığı korku gibi. Babası, hikayeyi detaylıca anlatarak Bella’nın korkusunu anlamasını sağlar ve böylece korku zamanla kaybolur. Çocuklarımıza duygularını ifade etme ve onları ürküten bir deneyimden sonra neler olup bittiğini hatırlama imkanı tanımazsak onların örtük anıları parçalara ayrılır ve onlar da yaşadıklarına bir türlü anlam