Puan vermedi·188 syf.····Okunma: 12 Mart 2022 00:00 Simyacı, ülkemizde oldukça popüler kitaplardan biri. Aslında sadece ülkemizde değil dünya çapında da tanınan bir kitap. Simyacı 26 farklı dile çevrilen ve 85 milyondan fazla satarak adeta yazarını zengin etmiş bir eser.
Endülüslü çoban Santiago'nun rüyasında gördüğü hazinesine ulaşmak için Mısır piramitlerine uzanan yolculuğunu ve bu yolculukta aldığı dersleri adeta bir nasihatname edasıyla anlatıyor. Kitaba adını veren “Simyacı” ise 1 mentor karakter. Santiago’ya bir yerden sonra rehberlik yapıyor. Kitap esasında felsefi ve mistik bir temelde olsa da okuru sıkmıyor. Okuyucuyu ana olaydan uzaklaştırmıyor. Kesinlikle okunmaya değer olduğunu düşünüyorum.
Buraya kadar kitabın artılarını anlattım ama bu kitabın çok karanlık bir yanı da var. Kitap kesinlikle özgün değil, hatta çalıntı. Hem de Mesnevi'den. Kitabın ana iskeletinin Mesnevi'nin 6. cildindeki “Bağdatlı birinin rüyasında söylenen hazine için Mısır'a gitmesini” konu alan hikaye ile neredeyse aynı olduğu iddiasını elimdeki manzum tercüme ile teyit ettim. (İsteyene hikayenin manzum halini atarım.) Arada rastlantısal bir benzerlikten çok daha fazlası var. Zaten Coelho da ilk yıllarda Simyacı'yı yazarken bir yerden etkilenmediğini söylese de sonrasında İran'daki konferansında kendisine büyük ün ve para getiren eserini Mesnevi'deki bir hikayeden yola çıkarak yazdığını itiraf ediyor.
Velhasılkelam elin Brezilyalısı bizim Mesnevimizden hikayeyi alıyor, ekleme yapıp 85 milyon insanı satıyor. Bizde ise Mevlana'ya asılsız iftiralar atılıp itibarı zedelenmeye çalışılıyor. Sonrasında da 300 yıldır neden Batı'nın gerisinde olduğumuzu sorguluyoruz. Adamlar ellerindeki kömürleri bile parlatıp elmas gibi lanse etmeye çalışırken biz elimizdeki elmaslara kömür muamelesi yapıp yakmaya çalışıyoruz.