·626 syf.····Okunma: 06 Nisan 2023 07:43 ‘Anne with an E’ dizisini izlemiş biri olarak uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı Jane Eyre.
19. yüzyıl Victoria döneminde yazılmasına rağmen, ki bu dönemde öne çıkan özellik kadına yönelik baskı ve tutulucuk; toplumda kadınlara oldukça kötü ve sıradan gözlerle bakılmasıdır, bir başkaldırıdır bana göre. Ayrıca çoğu kimse bu kitabı kadın hak ve özgürlüklerine sahip çıkan ilk romanlardan kabul eder.
Böyle bir dönemde
“𝗢𝗻𝗹𝗮𝗿𝗱𝗮𝗻 𝗱𝗮𝗵𝗮 𝗮𝘆𝗿ı𝗰𝗮𝗹ı𝗸𝗹ı 𝗼𝗹𝗮𝗻 𝗲𝗿𝗸𝗲𝗸𝗹𝗲𝗿𝗶𝗻, '𝗞𝗮𝗱ı𝗻𝗹𝗮𝗿 𝘆𝗲𝗺𝗲𝗸 𝗽𝗶𝘀̧𝗶𝗿𝗶𝗽 𝗰̧𝗼𝗿𝗮𝗽 𝗼̈𝗿𝗺𝗲𝗸𝗹𝗲, 𝗽𝗶𝘆𝗮𝗻𝗼 𝗰̧𝗮𝗹ı𝗽 𝗻𝗮𝗸ı𝘀̧ 𝗶𝘀̧𝗹𝗺𝗲𝗸𝗹𝗲 𝘆𝗲𝘁𝗶𝗻𝘀𝗶𝗻,' 𝗱𝗲𝗺𝗲𝗹𝗲𝗿𝗶 𝗱𝗮𝗿 𝗸𝗮𝗳𝗮𝗹ı𝗹ı𝗸𝘁ı𝗿! 𝗕𝗶𝗿 𝗸𝗮𝗱ı𝗻, 𝗴𝗲𝗹𝗲𝗻𝗲𝗸𝗹𝗲𝗿𝗶𝗻 𝗸𝗲𝗻𝗱𝗶𝘀𝗶 𝗶𝗰̧𝗶𝗻 𝘆𝗲𝘁𝗲𝗿𝗹𝗶 𝘀𝗮𝘆𝗱ı𝗴̆ı 𝘀̧𝗲𝘆𝗹𝗲𝗿𝗱𝗲𝗻 𝗱𝗮𝗵𝗮 𝗳𝗮𝘇𝗹𝗮𝘀ı𝗻ı 𝘆𝗮𝗽𝗺𝗮𝗸, 𝗼̈𝗴̆𝗿𝗲𝗻𝗺𝗲𝗸 𝗶𝘀𝘁𝗲𝗿𝘀𝗲 𝗼𝗻𝘂 𝗸ı𝗻𝗮𝗺𝗮𝗸, 𝗮𝗹𝗮𝘆𝗮 𝗮𝗹𝗺𝗮𝗸 𝗱𝘂̈𝘀̧𝘂̈𝗻𝗰𝗲𝘀𝗶𝘇𝗹𝗶𝗸𝘁𝗶𝗿.” syf:156
demek her yiğidin harcı değildir.
Kitap kendini dünyada hiçbir yere ait hissetmeyen Jane ile kendini günahlarından arındırmaya çalışan Mr. Rochester’ın aşkını anlatıyor. Birbirlerine kavuşabilmek için çekilen acılar, yapılan fedakarlıklar…Bu aşk güzellik ve çirkinlik algısının ötesinde -ki romanda da bahsediliyor ki ne Jane güzel bir kız ne de Mr. Rochester yakışıklı bir adam- iki tarafın da birbirlerini içten gelen bir bağlılık ve bu uğurda her türlü fedakarlıkları yaparak sevmeleridir, ruhların aşkıdır.
“𝗬𝗮𝗸ı𝗻ı𝗺𝗱𝗮 𝗼𝗹𝗱𝘂𝗴̆𝘂𝗻 𝘇𝗮𝗺𝗮𝗻𝗹𝗮𝗿...𝗦𝗮𝗻𝗸𝗶 𝘀𝗼𝗹 𝗸𝗮𝗯𝘂𝗿𝗴𝗮𝗺ı𝗻 𝗮𝗹𝘁ı𝗻𝗱𝗮 𝗯𝗶𝗿 𝗶𝗽 𝘃𝗮𝗿𝗺ı𝘀̧ 𝗱𝗮 𝘀𝗲𝗻𝗶𝗻 𝘀𝗼𝗹 𝗸𝗮𝗯𝘂𝗿𝗴𝗮𝗻𝗮 𝘀ı𝗺𝘀ı𝗸ı 𝗯𝗶𝗿 𝗸𝗼̈𝗿𝗱𝘂̈𝗴̆𝘂̈𝗺𝗹𝗲 𝗯𝗮𝗴̆𝗹𝗮𝗻𝗺ı𝘀̧..."syf:353
Ayrıca bu roman, yalnızca bir aşk hikayesi değil; acılı geçmişi olan kimsesiz küçük bir kızın, güçlü bir kadın olma hikayesidir. Jane Eyre okuduğum en güçlü kadın karakterlerden biri oldu. Ayrıca kitabın akıcı dilinden midir yoksa kendimi Jane ile özdeşleştirdiğimden midir bilmem, kitapta yaşanan olayların hepsini sanki ben de yaşadım, o duyguları ben de hissettim. Bu kitap beni derinden etkilemeyi başaran nadir kitaplardandır ve kitaplığımdaki yeri her zaman ayrı olacak…