"Aylak Adam" Yusuf Atılgan’ın ilk romanıdır. Bu romanıyla modern Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olan
Atılgan, romanda insanın kendi özüne, içinde yaşadığı dünyaya, üyesi olduğu topluma yabancılaşmış bireyi işler. "Aylak Adam" romanının ana karakteri adından da anlayabileceğimiz üzere hayatı aylaklık yapmakla geçen bir adamdır. Bu romanda ana karakterin hayatının bir senesini kış, ilkyaz, yaz ve sonbahar olmak üzere dört bölümde görebiliyoruz. İsmini bile bilmediğimiz ve kitapta ‘C.’ olarak bahsedilen “aylak adam” 28 yaşında işi gücü olmayan bir adamdır. Günlerini İstanbul’un sokaklarında dolanarak, içki içerek veya kitap okuyarak geçiren karakterimiz babasından kalan miras sayesinde kendisinin deyimiyle oldukça paralıdır. Entelektüel bir çevreye sahip sayılabilecek ‘C.’ zamanını meyhaneler veya sinemada geçiren tam da yazar sayılamayacak ama arada sırada yazılar karalayan bir aylaktır. ‘Aylak Adam’ romanında çocukluğumuzdaki deneyimlerimizin bizi nasıl şekillendirdiği detaylı bir şekilde işleniyor. Hayatımızdaki önemli insanların bize karşı davranışlarının kişiliğimizi ve davranışlarımızı etkilediğini gözler önüne seriyor. Kendi deyimiyle tutamak arayışında olan ve sadece gerçek sevgiyi arayan C., toplumun hayatı arayışla geçen bireylerinden sadece bir tanesi. Kitabın sonunda arayışı hala devam eden C., artık aradığını belki de bulamayacağının kabullenişi içindedir.