❝ "...Kimse sana aşkın karşılıklı bir sanrı olduğunu söylemedi mi?"
"Küçümseyicisin Darlington. Bu sana hiç uymuyor."
"İstersen sihir de. İki insanın aynı büyüyü paylaşması." ❞
Dokuzuncu Cemiyet anlatımıyla, mekanlarıyla, cemiyetleriyle, büyü ve ritüelleriyle bana göre çok güzel kurgulanmış bir dark academia romanıydı. Karakterler ve geçmişleri de oldukça güzel yazılmıştı özellikle baş karakter Alex'i -zeki, cesur ve ne istediğini bilen birini- okumak oldukça keyifliydi benim için. Kitapta gizem unsuru da gayet iyi işlenmişti, Alex'le birlikte olayları çözmeye çalışırken kaç kez şaşırdığımı hatırlamıyorum bile.
İlk başta kitabın içine girmek biraz zor gelebilir çünkü giriş kitabı olmasının da etkisiyle bir anda bilgi bombardımanına tutuluyoruz resmen. Kitapta biraz ilerleyip o aşamayı geçene kadar sabretmek gerekiyor. Sonra zaten bilgiler kafada oturuyor ve kitap hem daha akıcı hem de daha güzel oluyor. Tabii bana kalırsa evren ve cemiyetler hakkında bilgi verilen kısımlar da oldukça eğlenceli ve ilginçti. Ayrıca Dokuzuncu Cemiyet'te Leigh Bardugo'nun dili kesinlikle diğer serisi Grishaverse'te olduğundan çok farklı, sanki başka bir yazar yazmış gibi. Grishaverse serisini özellikle de Kargalar Meclisi'ni çok sevsem de ben Dokuzuncu Cemiyet'teki yazımını daha çok beğendiğimi söyleyebilirim.
Yani eğer siz de bu tür kitaplar okumaktan hoşlanıyorsanız Dokuzuncu Cemiyet'e bir şans verebilirsiniz. Ve serinin ikinci kitabı "Hell Bent" de geçtiğimiz Ocak ayında yurt dışında çıkmış. İlk kitap beni merak içinde bırakarak bitti o yüzden şimdi ikincisinin de çevrilmesini dört gözle bekliyorum.