Puan vermedi·168 syf.····Okunma: 08 Nisan 2023 14:02 Yazarın 64 yaşında kaleme aldığı (66 yaşında vefat etmiş) ve yayınlanmasını istemediği notlar halinde kaleme alınmış vefatından sonra dostu tarafından derlenen notlardan( 10 adet geziden ) oluşan kitaptır yalnız gezerin düşleri.
Gezilerde hayatına dair sorgulamalar pişmanlıklar, irade, , güven,adalet,iyilik, kötülük, insanlardan kaçması, sürgünleri ve bu sürgün zamanlarında nelere nasıl tutunmaya çalıştığı, daha doğrusu tutunamadığını açıkça gözler önüne sermektedir. Onlar'dan (insanlar) hayatın her yerinde maruz kalığımız varlıklardan kaçmış , doğaya, bitkilere tutunmaya çalışmıştır. Tutunmaya başladığı yerlerde dahi rahat birakılmamıştır.
Özellikle iyilik konusunda dile getirdiği; bilerek iyilik, içinden gelerek iyilik yapmak, ikinci ihtimali düşündüğümüzde o insanı iğreti yapan iyilik iyilik midir?
Çocuklarını yetimhaneye bıraktığından dolayı çok fazla eleştiri almış ve gezilerinde bunu açıklamaya çalışmıştır. Çocuklarını bıraktığından dolayı pişmanlık duymuş onları aramış ama bulamamıştır. Bu olaydan dolayı incelemerde denk geldiğim doğru bulmadım sözlerine çok fazla katılmıyorum. Bu doğru bulmama sizlerin doğrusu insanlar hakkında hüküm vermek insanların değil tanrının işidir kimin ne yaşadığını ne düşündüğünü kimse bilemez. Yorum yaparken bence değer yargılarımızı bir kenara bırakmamız gerekir diye düşünüyorum. (Bizim Yunus'un :Çıktım erik dalına onda yedim üzümü." dediği.)
Rousseau'nun kalbinde hiçbir zararlı tutkunun tohumu ekili değilse, bu zararsız tutkuları kalbine kim ekti? Kalbinde zararlı tohumlar barındıran insanlar suçlu mu ? Bu tohumlar nasıl oluştu? Yalnızlık neden birinci ihtimaldeki insanların kaderi? Kader kavramına özellikle değinmiştir J.J Rousseau . Salt bir iyilik var mıdır? Gibi soruları kendime sormadan edemedim kitap bittikten sonra. Bu kitabı okumadan önce Emile ve Toplum Sözleşmesi eserlerinin okunması gerektiğini düşünüyorum.
Ve son olarak İsmet Özel'in : "Vay beni leylak kokusundan çoban çevgenine,
arastadan ırmaklara çark ettiren dargınlık." mısraı ile Rousseau'yu özetleyip bitirmek istiyorum.