DETAYLI BİR İNCELEME!
8/10
·220 syf.··
2023 5. kitabı
Edebiyat Nasıl Okunur bir edebî eseri var eden temel unsurları ele alarak sunduğu örnekler üzerinden okuru, düşünmeye çağırır. “Açılışlar”, “Karakterler”, “Anlatı”, “Yorum” ve “Değer” olmak üzere beş bölümden oluşan eser, yazarının ifadesiyle edebî biçim ve tekniklere eğilerek Nietzsche’nin “yavaş okuma” adını verdiği geleneği kurtarma çalışmalarının mütevazı bir parçası olmayı amaçlar. Bunun yanı sıra anlatı, olay örgüsü, karakter, edebî dil, kurgunun doğası, eleştirel yorumun sorunları, okurun rolü, değer yargıları gibi konulara ışık tutmak ve eleştirel çözümlemenin eğlenceli olabileceğini göstermek de kitabın gayeleri arasındadır. Eserin “Açılışlar” başlıklı ilk bölümünde yazar, bir yapıtı ele alırken özellikle biçimin ön planda tutulduğu, “tetikte” bir okumaya ihtiyaç olduğunu belirtir. Bu dikkate duyulan ihtiyaç, edebî eserlerin retorik özelliğinden kaynaklanmaktadır. Eagleton (2015) edebî yapıtı, “kısmen ne söylediği nasıl söylediğine dayanarak alınması gereken eser” (s.13) olarak tanımlamaktadır. Dolayısıyla ton, atmosfer, tempo, tür, sözdizim, dilbilgisi, doku, ritm, anlatı yapısı, noktalama, muğlaklık gibi unsurların bir araya gelmesiyle oluşan biçim, edebî eserin en önemli yapı taşlarından birini teşkil eder. Bir başka deyişle edebî eser, içeriğin dilden ayrı düşünülemeyeceği yazı türüdür. Edebî eserlerde dil ise, gerçekliğin yahut deneyimin basit bir aracı değil, esasıdır. Eserin “Karakterler” başlıklı ikinci bölümünde yazar, karakter kelimesinin etimolojisini ele alır, karakter/tip ayrımına dikkat çekerek edebî kişiliklerin özellikleri üzerinde durur ve karakter üretilirken hangi tekniklerin kullanıldığını tespit eder. Karakter kelimesi günümüzde yalnızca edebiyat figürü değil, işaret, harf veya sembol anlamlarına da gelmektedir. Terim, Antik Yunan’da ayırt edilir bir nişan bırakmak için kullanılan ve “kaşe” anlamına gelen kelimeden türemiş; daha sonra “bireye has bir özellik” anlamı kazanmıştır. Günümüzde karakter terimi, bir bireyin zihinsel ve ahlakî niteliklerinin tümünü kapsayacak şekilde kullanılmaktadır. Bununla birlikte, oyun ve filmlerdeki figürlere de işaret etmektedir. Karakter, hareketleri kolay tahmin edilemeyen, nevi şahsına münhasır insan anlamına da gelebilir. Buradan hareketle karakter/tip ayrımına geçen Eagleton, tipi “nevi şahsına münhasır karakter” olarak tanımlar. Mevzu bahis gerçekçi edebiyat olduğunda, karakterlerin bireysellikleri güçlendikçe onların daha iyi işlenmiş oldukları düşünülür; ancak söz konusu karakterler bir ölçüde tip olmasalar, yani daha önce de karşılaştığımız nitelikler sunmasalar “kolay anlaşılır” olmayacakları muhakkaktır. Eserin üçüncü bölümünde, edebî metnin belkemiğini oluşturan “anlatı” unsuru ele alınmaktadır. Yazar bu bölümde, anlatıcı kimliğinin varlığı/yokluğu üzerinde durur ve anlatıcı çeşitleri hakkında bilgi verir. Eagleton’a göre yazarlarla eserleri arasında düz, doğrudan sayılabilecek bir ilişki nadiren bulunur. Bu nedenle bir kurguda anlatıcının kimliğinin tam olarak netleşmediği zamanlar da söz konusudur. Eagleton her şeyi bilen anlatıcıları, yerleri teşhis edilebilen karakterlerden ziyade, nereden geldiği belli olmayan vücutsuz sesler olarak tanımlar. Uğultulu Tepeler’de Nelly Dean, Henry James’in Yürek Burgusu ve Jonathan Swift’in Güliver’in Gezileri kitaplarının kahramanları gibi güvenilmezliği ile meşhur anlatıcıların varlığına da dikkat çeken yazar son olarak çocuk anlatıcılardan söz eder. Bu anlatıcılar sınırlı bakış açıları yüzünden yaşadıkları deneyimden derli toplu, tutarlı bir anlam çıkaramazlar; bu ise anlatıda eğlenceli yahut tehlikeli durumlara yol açar. Eserin dördüncü bölümü, edebî yapıtların ne şekilde yorumlanabileceğine ilişkin fikirleri ihtiva eder. Eagleton öncelikle “bağlam” üzerinde durur ve belirli bir bağlama bağlı olmama halinin bir eseri “edebî” yapan en önemli faktörlerden biri olduğunu belirtir. Elhasıl: Edebiyat Nasıl Okunur biçim, içerik, kurgu, karakterler, anlatı ve anlatıcı çeşitleri, dilin kullanımı, metnin anlamı ve yorumlanması ile edebî eserin değeri gibi edebiyat eleştirisinin temel meselelerini ele alır, uygulanabilecek stratejileri göstermeye çalışır. Eseri ayrıcalıklı kılan unsurların başında genel çerçeveyi çok net bir biçimde çizmesi, doğru sorular sorarak meselelerin özünü yakalayabilmesi ve okuru düşünmeye davet etmesi gelmektedir. Bütün bunların da üstünde, Eagleton’ın başarısı teorik bilgiyi sunmakla sınırlı kalmayarak dünya edebiyatından seçtiği son derece zengin örneklemiyle uygulama aşamasına da geçebilmiş olmasıdır NOT: Sezin Seda Altun'un makalesinden alıntı yapılmıştır: Marmara Türkiyat Araştırmaları Dergisi • Cilt 1I, Sayı 1, Bahar 2015, ISSN: 2148-6743, ss. 161-168 DOI: 10.16985/MTAD.2015118794
Edebiyat
Edebiyat Nasıl OkunurTerry Eagleton · İletişim Yayınları · 2015353 okunma
·
98 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.