GİZLİ EL ROMANI İNCELEME
10/10
·142 syf.··
2023 8. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2023 01:17
Eskişehir'de kitap alışverişi yapmanın aklımda olmadığı bir günde kapısında öylece kitapları inceledikten sonra içine girince büyülendiğim (belki de ben çok fazla abartıyorum) kitapçıdan Gizli El ve Handan kitabını alıp çıktım. Bu kitapları nasıl tasvir etmek gerekir bilmiyorum fakat bende sayfalara baktıkça hep sarı benizli gibi kelimeler uyanır aklıma gelir. İşte bu sarı benizli sayfaları okumayı küçücük yazılarda gözlerimi gezdirmeyi ben çok seviyorum. Daha önce de Reşat Nuri okumuştum. Güntekin okumak zevklidir. Olaylar sizi sarar kitabı elinizden bırakmak istemezsiniz ve okurken yaşattığı zevk kadar kültür bilgi yönünden de çok fazla aktarımları olur okura. Eğer kitap alışkanlığı kazandırmanız gereken bir yakınınız varsa bence Güntekin tavsiye edebilir. Daha önce "Acımak" ve "Çalıkuşu" kitabını okudum. İki kitabı da severek heyecanla okumuştum. Fakat Çalıkuşu eşi benzeri olmayan bir eserdir bana kalırsa. Çalıkuşunu okurken Atamı (başucu kitabı olduğu ve kitabı sürekli açıp okuduğu ve yanından ayırmadığı için) onu anarak ve daha daha fazla severek hayranlık duyarak okumuştum. Gizli El romanına gelecek olursak 11 saatlik çalışma hayatıma (ki yoğun bir hafta geçirme) rağmen iki günde bitirdim. Sedat Simavi'nin isteği üzerine Güntekin tiyatrodan dönüp roman yazmaya başlıyor. Roman hiciv romanı olacakken sansürlerden dolayı değişikliklere uğruyor. Sansür uygulanması Güntekin'i üzse de arkadaşı bunun reklam için iyi bir şey olduğunu söylüyor ve eserde ufak tefek değişiklikler yapıyorlar. Roman sıkmayan merak uyandıran bir olaya dayanıyor. Kitaptaki erkek karakter Şeref bey olayları anlatıyor. Romandaki kadın karakteri olan Seniha'yı ben çok sevdim. Hiç çizgisini bozmayan bir kadın karakter olarak kitap boyunca ilerledi. Değişen karakterimiz Şeref bey'di ve maalesef ki yine aldatılan bir kadın var kitabımızda. Kitabı okurken aldığım notları sabah incelerken "Süha İle Pervin" şiirini okumak tekrardan dönmek için not almışım. Bu şiiri Şeref bey Seniha'ya öğretmenlik yaptığı zaman okutuyor. Romanda bu şiirin alelade verilmediğini de incelememi yaparken farkettim. Şiir tamamen romandaki hikaye ile örtüşüyor. Şiirde Tevfik Fikret'in narsist kişiliğini yansıtması üzerine bir makale okudum. Su, suyun ayna oluşu, suda kendini izleme narsist kişiliğin en önemli figürlerindenmiş zaten mitolojide narsistlik sudaki kendi yansımasına aşık olup kavuşamayınca kendini öldüren Narkissos'tur. Şiirde anne figürüne özlem oluşu da diğer bir unsurdur. Çünkü Tevfik Fikret 12 yaşında annesini kaybetmiştir. İşte romanda değirmeni gezdikleri sırada kendini suda izlerken Seniha'yı farkeden Şeref bey ilk kez orada normalce konuştuğu Seniha'ya aşık olur. Şeref'in Seniha'ya - Hem erkek, hem yaşça senden beş, altı yaş büyük olduğum halde, neden daima senin yanında çocuk kalıyorum ben? Meryem Ana gibi bir şey oldun sen benim için deyişi ile şiirdeki anne özlemi figürü de ötüşüyor. Şeref'in yaptığı hataları Seniha'nın çocuksun sen kendini büyük sanan bir çocuk diye nitelendirip sonunda anne merhametiyle Şeref'e yine merhamet etmesiyle fakat hiç "seviyorum" demediği kocasına bu defa -Hele bu gece asla! demesiyle son bulur. 10/10 Reşat Nuri Güntekin #k:342457
Edebiyat & Roman
Gizli El - Sahne Işıkları (İki kitap)Reşat Nuri Güntekin · Çağlayan Yayınevi · 195419 okunma
·
239 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.