Kitabı okuduğum süre zarfı boyunca herhangi bir karakterine samimiyet beslememiştim aslında . Beni pek etkilediğini de söyleyemem . Ancak son 50 sayfa kala birden kitabı elimden bırakmayacak kadar içine girdiğimi farkettim . Yaşar Kemal'in olayı bu galiba , kitabın bir kısmında mutlaka sizi yakalar. Ne zaman olacağı da tamamen kendisine kalmış.
Benim için de aynı şey geçerli oldu . Öyle ki kitabı bitirdiğimde tüm gün derin bir hüzünle gezindim durdum . Halen çıkamamıştım çünkü etkisinden . Sanırım ilk o zaman anladım . O kadar ince işliyor ki yazar eserini , etkisi altında olduğunu bile farkedemiyorsun ta ki elinden kayana kadar . Bu yüzden de yazarı takdir ediyorum.