Gönderi

8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2023 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2023 02:36
Çıktığı günden beri inanılmaz merak ettiğim ve okumayı çok istediğim bir kitaptı Serseri Prens. Fakat bir yandan da kitabın bana hitap etmeyeceğini düşünüyordum çünkü toksik ilişkileri sevmem, özellikle bir taraf kırıcıyken diğer taraf nahif kalıyorsa hiç katlanamam. Bu kitapta da toksik olmanın kitabını yazan ve birbirinden daha acımasız olan bir çift vardı fakat onların çalkantılı ilişkisini okumak beni rahatsız etmedi. İlişkilerinin dinamiği dengeliydi çünkü. Yaraladıkları kadar yaralandılar ama başkaları ile yaşanan sorunlarda da hep soluğu birbirlerinin yanında aldılar. İlerleyişleri güzeldi. Ha, hiçbir şey güllük gülistanlık olmadı tabii hayatlarında. Ama Daria ile Penn, gelgitleriyle ve hem kendilerine hem de birbirlerine karşı verdikleri savaşla okumayı sevdiğim bir ikili oldu. Kitap sadece bu çiftin ilişkisi üzerine kurulu değildi tabii. Ailelerin, çocukları üzerine etkisi de en sert hâliyle yansıtılmıştı. Daria'nın, annesi yüzünden geldiği nokta üzücüydü. Onun ağzından okuduğumuz bölümlerde ne kadar yaralı olduğunu gördük zaten. (Ki annesinin bu kadar kör ve iletişim kurmaktan bu kadar bihaber olmasına hâlâ hayret ediyorum. Aslında bu noktada suçu sadece annesine yüklemek de doğru gelmiyor bana. Çünkü babasının da hataları var. Kızları ile düzgün bir ilişki kuramadıkları ve onun ne hâlde olduğunu bir türlü göremedikleri için.) Fakat Daria'yı anlamam, ona hak verdiğim anlamına gelmiyor. Tüm yaptıklarını okuyamadık ama öfkeden gözü kör olduğunda yaptıklarını gördük ve bir defter dolduracak kadar hataları olduğunu biliyoruz. Evet, Daria pişman oldu ama pişmanlığı hiçbir zaman onu durdurmaya yetmedi. Keza Via için de aynı şeyleri söylemek mümkün. İkisi de yaşadığı koşullar sebebiyle büyük hatalar yaptı, ikisi de bedeller ödedi ve ikisi de bir kırılma noktası yaşadıktan sonra farkındalık edindi. Via bu kitabın kötüsü, Daira ise mağduru değildi o yüzden benim için. Spoiler başlangıcı Bu kısımda müdür meselesinden bahsetmem lazım. Kitabın en rahatsız edici yanı bu olaydı bence. Yazar, ebeveyn ilgisizliğinin sonuçları göstermek için sert bir yol seçmişti. Zira Daria'nın küçük yaşta manipüle edilip yaşadıkları çok ağırdı. Daria ilerleyen yaşlarında yaşadığı bu durumu hiç mi sorgulamadı, özellikle o koltuk olayından sonra "ben ne yapıyorum" diye hiç mi düşünmedi, merak ediyorum. Fakat senelerdir manipüle edilen birinin gözünü açmasının kolay olmadığının da farkındayım. Bu olayın bana göre en saçma yanı ise tüm okul -öğretmenler dahil- Daria ile müdürün arasında bir ilişki var sanırken bu olayın patlamamasıydı. Spoiler bitişi Penn'e gelecek olursak... Geçmişte Daria ile yaptıkları şey yüzünden çok öfkeli olması, intikam için her şeyi yapacak biri olduğu izlenimi uyandırdı bende ama Penn beklediğimden farklı çıktı. Evet, o da sinirliydi ve hatalar yaptı ama onu anlamak daha kolaydı. Penn'e dair en büyük sorun ise Daria'ya olan tutumu ile Via'ya olan tutumu arasında kocaman bir uçurum olması ve kendi hayatını habire ikinci plana atmasıydı. Kitaba dair hoşuma gitmeyen öteki kısımlara da kısaca değinmem gerekirse: • Yazarın oluşturduğu lise ortamı (dövüşe giden, deli gibi dayak yiyip akşamında kızlarla takılan, sonrasında sanki hiç dayak yememiş gibi maça çıkan erkekler ve onlar için ölüp biten kızlar vs.) fazla abartılıydı. • 25. bölümdeki itiraflar sahnesi bence saçmaydı. • Yan karakterler sevimsizdi. Serinin devamında onları okuyacakmışız ama ne Knight ne de Vaughn gram ilgimi çekti. Toparlamam gerekirse oldukça farklı bir kitap olan Serseri Prens'i, eleştirdiğim bu kısımlar haricinde oldukça etkileyici buldum. Ayrıca yazarın tarzını da sevdim. Sadece bu tarzın, lise ortamı için bir tık ağır kaçtığını düşünüyorum. Bu yüzden yazarın lisede geçmeyen başka kitaplarına da bir bakmak istiyorum.
Serseri PrensL. J. Shen · Olimpos Yayınları · 2022607 okunma
·
1.310 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ne kadar güzel olmuş inceleme elinize dilinize sağlık 👏🎉👏
Baştankara
Gönderi Sahibi
Ay teşekkür ederim.😊