Puan vermedi·408 syf.····Okunma: 16 Nisan 2023 00:00 Önce Fransız aristokrat marquis de sade’nin şöyle bir kim olduğuna ve kitaplarına bakın, sonra kitabını okumaya karar verin. Sade cinsellik ve sadizm üzerine yazıyor ve aklın alamayacağı kadar sert, faşist ve de sınırları zorlayan bir kitapları var. Passolini Rönesans insancılığının doğuşundan kapitalizmin insan dışı anatomisine gençliğin gittiği yoldan faşizmin günlük hayata sirayetine bir çok alt okumaları kitaba döşemiş. Faşizm kitapta öyle bir hal alıyor ki anlam bulmaya çalışıldığında okumaları yapıldığında çoktan bitmiş gibi gözüken olguların ideaların bugün tam içinde yaşadığımız toplumun bireyleri olduğu görülüyor. En basitinden patron – çalışan ilişkisi
İktidarı elinde bulunduran seçkin bir gücün, bireyi ezerek ve parçalayarak yok ettiği ,iktidarın bedeni kontrol altına aldığını ve tamamen keyfi bir biçimde onu kullandığını, filmde de aslında bu güç tarafından ezilen ve kimlikleri silinen insanlar.
ilk bakışta tamamen cinsellik üzerine kurulu gibi görünen kitabın, iktidar sahipleri ile iktidarın uygulandığı insanlar arasındaki bir alegoriye işaret ettiği; mutlaklaşan gücün gittikçe keyfileştiğini ve daha da önemlisi kaotik bir yapıya büründüğünü, böylece de öngörülemez biçimde çılgınlaştığını gösterdiği; kendisini bir güce teslim edenlerin veya etmek zorunda kalanların artık bundan kurtulmasının (en azından) doğal yollardan olmadığını ve olamayacağını, iktidarın elindeki gücü kendi kendine bırakmayıp bireyi tamamen ortadan kaldırıncaya dek ilerleyeceğini belirttiği apaçık bir biçimde gösteriyor.
Güç-zevk-tatmin dengesini ve bu güç zehirlenmesinin varabileceği sınırları zorlayan kapitalizm ve tüketim dünyasında kendini kaybeden bireylere yönelik ağır eleştiriler barındıran şiddetin yapaylaştırıldığı bir kitap Pasolini insanların görmediği ya da görmeyi reddettiği gerçekleri göstermiş.