Öncelikle girişi nasıl yapacağımı bulamadım. Grangé insanı, inceleme yazmaya üşenen benim için tam bir imtihan.
Kaiken’den bir önce Şeytan Yemini okudum ve ne kadar karanlık ve kırmızı bir teması olduğunu yazdığım incelemede söylemiştim. bu enerji beni Kaiken,de de yakalar sanmıştım ama bu kitap çok daha günlük yaşam ve sadelikten yanaydı. ve açıkçası bu çok daha iyiydi, gerçekten mide bulandırıcı kısımları yine vardı tabii ki ama önemsiz sayılırlar. Japonya ve sakura aşkım çok büyük olduğu için her ne kadar Jp hakkında bazı kısımlar gerçekçi ve dolayısıyla eleştirel yazılmış olsa da keyifle okudum.
yazarda en çok hoşuma giden özellik, 2 ayrı kitabının yazarı farklıymış gibi; ilgi alanlarının yoğun ancak birbiriyle alakasız olması ve bu durumun tekdüzeliği ortadan kaldırmasıydı. yani, her ne işleyecekse konusunda bunu en derinden araştırıyor ve satırları görüntüleştirip bize sunuyor. (bu kısımı çok anlatamadım sanırsam ama şuan bu kadar yeterli olabiliyorum)
diğer bir konu, kafamı kitabı bitirdikten sonraki tüm günlerde kurcalayan 2 soru var ve mantık hatası mı yoksa anlayamadım mı asla bilemeyeceğim. bu biraz can sıkıcı ve grangé bu konuda yardımcı olmuyor. bu bir önceki kitapta da olmuştu imkan yakaladığımda 2 kitabını daha okuyacağım. hepsine bir şekilde inceleme yazmayı hedefliyorum, nedenini henüz bulamadım