7,5/10  (199 Oy) · 
639 okunma  · 
119 beğeni  · 
3.301 gösterim
Kaiken'in zamanı geldi

Doğan güneş karardığında,
Geçmiş, çıplak bir kılıç gibi keskinleştiğinde,
Japonya artık bir anı değil, kâbus olduğunda,
Kaiken'in zamanı gelmiş demektir.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2013
  • Sayfa Sayısı:
    384
  • ISBN:
    9786050915037
  • Orijinal Adı:
    Kaiken
  • Çeviri:
    Tankut Gökçe
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Bilge Nur 
22 Tem 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Arada sırada kitaptaki polisiye zincire dalsam da beni çok şaşırtan olaylar ardı arkasına gelse de cinayetler akıl almaz mantıklarla işlense de okurken müthiş desemde bitirdiğimde evet tamam sonunda bitirdim diyeceğim bir kitaptan çok daha öte. Klasik polisiye bir romandan çok daha öte. Bunlardan hiçbiri bir kitap için çok önemli gelmez bana. Belki ilgi alanıma girmediğinden.
Kitapta beni çeken şey bir toplumu anlatması, sorunlarını sezdirmesi, basit cümlelerden bile psikolojik tahliller yapılabilecek olması. Aslında bir toplumu da değil iki ayrı toplumu:Fransızlar ve japonlar Şaşırtıcı olan şu ki fransa da japonya da hem bir fransızın hem bir japonun gözünden farklı bölümlerde son derece gerçekçi anlatılıyor.
Yazarın kendisini bir başka milletten birinin yerine koyup kendi milletini anlatmasını anlayabilirim, o milletten birinin yerine koyup o milleti anlatmasını da anlayabilirim ama bunların hepsini bir arada yapmış olması çok büyük bir ustalık getirmekle birlikte çok büyük bir araştırma da gerektiriyor.
Üstelik toplumda aşağılanan ya da ailesi tarafından eziyet görüp çok katı kurallarla yetişmiş insanların nasıl bir canavara dönüşebileceği gözler önüne seriliyor. Ama bu kadarla da kalmıyor aynı şartlarda yaşamış kişilerin kendilerini temiz tutabileceklerine dair karşıt bir karakter de oluşturulmuş.
Hayatımda ilk defa bir polisiye yazarının bütün kitaplarını okumak istiyorum. Polisiyeyi sevdirdiğinden değil cümleleri tek başına polisiye olmadığı edebiyat, felsefe, sosyoloji içerdiği için.

raskolnikovv 
14 Nis 15:07 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Çoğu Grange hayranı gibi bende benzer şeyleri söyleyeceğim. Yazarın bence en kötü kitabı. Yazmak olsun diye yazılmış geldi, kurgu zayıf. Ama benim gözümde yazarın kredisini düşürmedi. Çünkü Kızıl Nehirler ve Leyleklerin Uçuşu gibi çok üst düzeyde kitapları var. Şu anda okuduğum Siyah Kan ın da öyle olduğunu düşünüyorum.
Uzakdoğu Japon ve Samuray kültürünü görebilirsiniz Kaiken `de.

Serdar Poirot 
12 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Usta yazardan yine son derece güzel bir polisiye roman. Doğumcu lakaplı bir adam hamile kadınları yakarak öldürmektedir ve başkomiser Olivier Passan yardımcısı Fifi ile olayı soruşturmaktadır. Passan, Japon kültürüne hayran, Naoko adlı bir Japonla evlenmiş, iki çocuk sahibi ve boşanma evresinde bir polistir. Doğumcu denen adamın Patrick adında bir galerici olduğundan emindir. Piroman yani kundakçı olan bu adam hakkında elinde doğru düzgün bir delil yoktur. Ama inatla bu işin peşini bırakmaz. Bu arada biri Passan'ın evine gizlice girmekte ve ona mesaj vermektedir. Naoko ve çocuklar tehlikededir. Bir gün Patrick, Passan'ı da yakar ve intihar eder. Gerçekten de Doğumcu odur. Kötü günlerin sona erdiğini düşünürler ancak o akşam yine evlerine girilir. Bunu araştıran Passan, Naoko'nun hayatındaki en büyük sırrı öğrenecektir. Onun ve çocuklarının hayatını kurtarmak için Japonya'ya gitmesi gerekmektedir ve kullanabileceği tek silah da Naoko'nun ondan çalıp Japonya'ya götürdüğü Kaiken adlı bir hançerdir. Acaba bu savaşta kim galip gelecektir? Soluksuz okunan bir roman.

KeMâL 
 26 Ara 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · 9/10 puan

Grange’dan 6. Kitabımı da bitirmiş oldum. Belki de arasında en sönük kalanı diyebilirim. Üşenmeden tüm yorumları okudum ve sanırım genelde aynı duyguları çoğunlukla hissetmişiz. Gerçekten ilk kez Grange’dan çok da olsa hayal kırıklığı hissettim. Çünkü adam beklenti çıtasını o kadar yükseltti ki. Benim için Grange’nin hayal kırıklığı bile 9 puan yani.

Diğer kitaplarında soluksuz bir gerilim, akıcılık ve heyecan yaratan yazar bu kitapta ilk 130 sayfa resmen sıkıcılıktan boğdu. Psikolojik çözümlemeler, aile içi şiddet, konu ile alakasız bir olay örgüsü. Zaten romanın bir anda farklı yöne kayması da, bir anda hareketlenmesi de belki de bu yüzden. Çünkü roman içinde başka bir roman türüyor.

Fransalı bir polis ile Japon bir mankenin evliliği. Evlilik sonunda olan 2 çocuk. Hamile kadınların fetüslerini yakan bir katili yakalamayı konu almış yazar. Daha sonrasında tamamen farklı bir bölüm. Kısaca spoiler vermeden hermafrodit ( çiftcinslilik ) konusunu başta ele alıyor. Sonrasında bir anda farklılaşıp babası doğum doktoru olan bir ailenin kızlarına yaptığı eziyetler ve sonucundaki psikolojik patlama. Kurgu bu yönde giderken bir anda yine farklılaşıp annelik, hamilelik ve taşıyıcılığa dönüyor. Yazar yine tarih ve kültür bakımından resmen döktürmüş. Japon kültürünün tarihini yazmış mübarek. Çok etkileyici bilgiler veriyor Japon kültürü hakkında. Sırf bu yüzden bile önerilir. Kitabın adı ile olaylar tamamen örgülü.

Hani şunu da düşünmedim değil. Acaba Grange bu şekilde farklı olayları bir anda değiştirerek, farklı bir şey mi denedi üzerimizde. Çünkü o kadar karışık ki olaylar. Son 130 sayfa susuz gitti ama. Tam bir klasik Grange. Çok beğendim.

Kısacası Grange bu sefer çok az da olsa; belki de beklentiden biraz sönük kaldı. Ama benim için değişilmez bir polisiye gerilim yazarı. Kurgusuyla, kültürüyle, aklıyla, tarihiyle her şeyiyle romanın hakkını veriyor. Kesinlikle tavsiye ederim ama dediğim gibi benim için birazcık havada kaldı.

Şaşırtan bir konusu var hiç tahmin bile etmediğim, insanı ürperten kurgusu yazın uzun gecelerinde bana eşlik etmişti. Japon kültürüne dair birçok konu var bu yüzden ilgimi çekmişti belki de.Bir solukta okuyup bitirdim çok da keyif aldım.

elvan bağatur 
27 Şub 2016 · Kitabı okudu · 17 günde

Açıkçası anlatılan hikaye dışında bayağı bilgi veren bir kitaptı...
Kitaptaki hermafrodit (çift cinsiyetli) katil Guillard beni hem korkutmuş hem de aşırı midemi bulandırmıştı. (Katil hamile kadınları kaçırıyor karınlarındaki bebekleri kordonlarını dahi kesmeden çıkarıyor, öldürüyor ve sonrada onları yakıyor.) ne kadar canice.

Emiş SALDIRAN 
30 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Grange'ın diğer kitaplarını okurken daha çok heyecanlanmıştım ama bu da ilginç konusuyla ve olay örgüsüyle sıkılmadan okuduğum bir kitap oldu.

Kübra 
 09 Şub 23:30 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

Grange, çıkan her kitabını tereddütsüz alıp okuyabilecek kadar çok sevdiğim sayılı yazarlardandır. Bana göre harika bir üslubu var, macera-gerilimi çok iyi dengeliyor. Tüm bunlara pek çok kitabını okuduğumu da eklersek rahatlıkla söyleyebilirim ki Kaiken benim beklentilerimi karşılayamadı. Bir Grange kitabında böyle hüsrana uğracağımı tahmin etmezdim, bilmiyorum belki de bir Grange kitabı olduğu için bu denli hüsrana uğramışımdır. Bu sefer farklı bir tarz denemiş gibi sanki. Ağzım açık okuduğum gizem yerine daha çok aksiyon vardı bu kitapta. Kurgusu biraz hafif kalmış gibi sanki. Gerilim üstadını üzücü de olsa hatta çıtayı düşürse de yine de iyi bir gerilim kitabı sunmuş bize.

İlayda G. 
15 Nis 2015 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

Gerçekten çok etkileyici bir kitap. Okumaya başlayınca bırakasım gelmiyor. Olayların akışı, şaşırtıcı bir biçimde sunulmuş. Şüphesiz Grange, en iyi gerilim yazarlarından birisi benim için.

Yasmin 
 27 Tem 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yazarla tanıştığım ilk kitabi oldu bu kitap ama kesinlikle son kitabi olmayacak. Her sayfasini soluk soluğa büyük heyecanla okudum. Polisiye gerilim tarzinda yazilmis harika kitaplara örnek. zekasini olayin kurgusuna cok guzel yansitmis yazarimiz bayildimmm ;) bu tarzda kitap sevenlere önerilir.

5 /

Kitaptan 36 Alıntı

KeMâL 
26 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Karakter
Japonya’da, bir görevi yerine getirmemekten veya borcuna sadık olmamaktan daha kötü bir suç yoktu.

Kaiken, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 348 - Doğan Kitap)Kaiken, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 348 - Doğan Kitap)
KeMâL 
26 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Aşkta sadece davranışlar önem taşır, kelimelerin hiçbir kıymeti yoktur.

Kaiken, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 298 - Doğan Kitap)Kaiken, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 298 - Doğan Kitap)
KeMâL 
25 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Acı, kanser gibidir. Kurbanın dayanıklılığıyla beslenir.

Kaiken, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 170 - Doğan Kitap)Kaiken, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 170 - Doğan Kitap)
KeMâL 
23 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

“Kötülükten ne kadar çok korkarsan, onu o kadar üzerine çekersin.”

Kaiken, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 92 - Doğan Kitap)Kaiken, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 92 - Doğan Kitap)
KeMâL 
20 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Yeniden düzene girmeli ve örnek bir tavır sergilemeliydi. Aklına Nietzsche’nin bir sözü geldi: “Basit bir hayatın mı olsun istiyorsun? Sürüye yakın dur ve orada kendini unut.”

Kaiken, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 58 - Doğan Kitap)Kaiken, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 58 - Doğan Kitap)
KeMâL 
26 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

“Dünkü çiçekler bugünün rüyalarıdır”

Kaiken, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 351 - Doğan Kitap)Kaiken, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 351 - Doğan Kitap)

İntikam
Kaiken ’in zamanı geldi
Doğan güneş karardığında,
Geçmiş, çıplak bir kılıç gibi keskinleştiğinde,
Japonya artık bir anı değil, kâbus olduğunda,
Kaiken’in zamanı gelmiş demektir.

Kaiken, Jean-Christophe Grangé (doğan kitapçılık)Kaiken, Jean-Christophe Grangé (doğan kitapçılık)
KeMâL 
25 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Bir yere vaktinde gitmek için ille de büyücü olmak gerekmez!

Kaiken, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 152 - Doğan Kitap)Kaiken, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 152 - Doğan Kitap)
4 /