Adı:
Siyah Kan
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
458
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759914332
Orijinal adı:
La Ligne Noire
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Siyah Kan
Siyah Kan
Qara Yol
Güneydoğu Asya'da, Yengeç Dönencesi ile Ekvator çizgisi arasında bir yerlerde bir yol vardır. Siyah kanla çizilmiş bir yol. Korkunun ve ölümün hakim olduğu bir yol.
PARİS. İlk temas. KUALA LUMPUR. Hayat Yolu. Uçuşan ve Çoğalan. Sonsuzluğun İşaretleri. KAMBOÇYA. Bal ve Fresk. TAYLAND. Arınma Odası. Dünyadan soyutlanmış bu mekanda neler olduğunu anlayacaksınız! BANGKOK. Gerçeğin Rengi aynı zamanda Yalanın da Rengi'dir! Ve PARİS. Her şey sona ermedi, yeni başlıyor.
ÇABUK SAKLAN, BABA GELİYOR!
432 syf.
·10 günde·Beğendi
Erkekten fahişe olur mu?

Fahişe, nedir bu fahişe kavramı?

Biliyor musunuz, fahişe kavramından nefret ederim. Çünkü sizin fahişe algılayışınız, kendini satan, para için türlü şekillere giren kadınlara denildiğini biliyorum. Ama bunu yapmayın, en azından geçmişinde üvey babası tarafından tecavüz edilmiş, evde kaçmak zorunda kalmış, tuzaklarla ağına düşürülmüş ya da türlü yollarla bu işe sürüklenmiş, sürüklenmek zorunda kalmış kişilere... Birçoğunuz Suç Ve Ceza kitabını okumuştur. Sonya, güzelim, narin, doğallık ve masumiyet abidesi Sonya ailesi için kendini satmadı mı? Evet, işte böylelerini de tanımlarken malesef 'fahişe' tanımına koyabiliyoruz. Peki erkeğin fahişesi nasıl olur? Aslında hiçbir fark yok. 10 dakikalık zevk, et parçası peşinde koşan ve onu sadece anlık haz için arzulayan bir erkeğin de bir fahişeden farkı yoktur. Aslında kadın pazarlayanlar da, onları türlü yollarla işkencelere tabi tutanlar da ve yararlananlar da birer fahişedir. Kısacası tanım aynı, kişiler aynı, şekil aynı ama cinsiyet farklı.

Kitap hakkında yorumlara gelelim.

Jean'a ait okuduğum ilk kitap. Ve adım gibi eminim, ilk ve son olmayacak.

Ve şimdi bir fahişe tanımı yapacağız, kitabın konusundan ayrılmayarak.

Kitapta, çocukluğunda annesinin bir erkek avıcısı, evet yanlış duymadınız, erkek avcısı bir annenin ve bu manzarayı, inlemelerini, çığlıklarını duyması için hemen o odada bulunan bir dolaba oğlunu(Reverdi) her akşam koyup izlettirerek zevk almasını sağlayan bir fahişenin etkileri altında kalmış bir seri katili anlatmaktadır. Reverdi, çocukluğunda annesinin bu izlenimleri yüzünden şizofreni boyutuna erişmiştir. Çünkü Reverdi, babasının kim olduğunu bilmemektedir. Fahişe, 'Kaç, baban geliyor.' Söylemi aslında her gün dışarıdan farklı erkekleri içine alıp Reverdi'ye seyretmesiyle başlıyor. ''İyi de babam hangisi?'' Reverdi bu fahişe annesi ile 14 yaşına gelinceye kadar sürekli bu anı yaşamaya zorlanıyor. 14 Yaşında kartlaşmış annesi öz oğluna sulanıyor ama Reverdi buna izin vermeyerek ilk deneyimini büyük bir zevkle yaşamaya başlıyor.

Kısaca seri katillere değinelim. Seri katillerin yani yakalanmamış, akıbeti hakkında pek bilgisi olmayanların çoğu, geçmişte, çocuklukta yaşamış olduğu tahribat ve hafızadan silinmeyen görüntülere borçludur. Bu yüzden içlerinde bir iblisle yaşar ve öldürmek onlar için bir gereksinim haline gelmiştir. Onları yadırgayabilir misiniz? Ne yani, sırf öldürdüğü için mi? Daha, daha derine inin...

Seri katillerin bir noktasını daha vermek istiyorum. Korkunç olan cinayet sayıları değil; korkunç olan hayal bile edemeyeceğiniz, görüntü sonrası haftalarca kendinize gelemeyeceğiniz türden işkence ve hazza ulaşmalarıdır. Bütün mesele bu:
#38554895

Son olarak uzatmadan kısa sürede, en kısa sürede demeyeceğim. Zaten nasıl bir kitap olduğunu idrak etmişsinizdir. Alıp okuyun. En azından Tess gibi şişirilmiş(tıbbi terimlerle), abartı konusunda zirvanaya ulaşmış, kurgu ve akışın 0 olduğu bir kitap görmeyeceksiniz.

Yukarıda belirttiğim gibi. Seri katilleri herkes gibi vahşi, cani, iblis, insanlık düşmanı olarak tanımlamadan önce bir profesyonel gibi geçmişine inmek gerek.

''Seri cinayetler işleyen katillerin tek ortak noktası travmatik bir çocukluk geçirmiş olmalarıydı. Aile içi şiddet, alkolizm, terk edilme, ensest...(44)''

Keyifli okumalar.
432 syf.
·6 günde·10/10 puan
Tek kelimeyle muhteşem bir kitaptı. Elimden bırakmak istemedim. Sayfalar ilerledikçe adeta, "freni patlamış bir kamyonla yokuş aşağı uçuyormuşum" gibi hissetmeye başladım. Hatta itiraf etmeliyim, hafta içi çalışırken nasıl yapsam da bir boş zaman yaratıp kitabı okumaya devam etsem diye düşündüm. Hafta sonunun ilk günü olan bugün de aralıksız okuyarak kitabı bitirdim. Gerçekten de çok özlemişim bu tür kitapları.

Vakit geçirmeden, öncelikle bu kitabı okumama vesile olan Necip G./Duvar/ ve "Farklı Türleri Keşfet Etkinliği"ne #28167510 teşekkür ederim. Bir de bu kitabı okumam için üzerimde büyük bir baskı kuran Roquentin/Duvar/'e teşekkür etmeliyim. Evet, teşekkür faslı bittiğine göre yazıma devam ediyorum.

Uzun süredir polisiye roman okumamıştım. Yanlış hatırlamıyorsam en son Aklından Bir Sayı Tut isimli kitabı okumuştum ve o kitabı da beğenmiş olmama rağmen kendi kendime bir daha bu türden kitaplar okumamaya karar vermiştim. Çünkü bana göre insana olumlu bir değer katmıyor bu türden kitaplar. Ancak bu demek değildir ki, polisiye türü kitaplar gereksiz. Böyle bir kanıya varmak için ahmak olmak gerekir. Kaldı ki, insanların son dönemlerde çoğunlukla tercih ettiği ve en çok okunanlar listesine soktuğu kitaplar da bu türden kitaplar...

Kitabın konusu, hepinizin tahmin edeceği üzere: cinayet. Zaten ismi de Siyah Kan. Boşuna ayrıntılı bilgi vermeyeceğim konuyla ilgili. Çünkü tam tahmin edeceğiniz gibi... Klasik polisiye romanlarında olduğu gibi kitapta bir katil var. Klasik polisiye romanlarında olduğu gibi katilin işlediği cinayetleri nasıl ve neden işlediği araştırılıyor. Yine klasik polisiye romanlarında olduğu gibi bu araştırmayı yapan kişi bir gazeteci. Ve son klasik de kurbanlar kadın...

Bakmayın bu kadar "klasik" konunun birleştiği bir kitap olduğuna. Yazar resmen bu kadar klasik konuyu bir arada toplayıp böyle bir şaheser ortaya koyarak "Polisiye roman dediğin böyle olur" diyor. Açıkçası beni bu konudaki yeteneği ile kendisine hayran bıraktı... Ayrıca polisiye türü kitaplarda her okur doğal olarak kitabın sonunu tahmin etme ihtiyacı hissediyor. Yazardan daha zeki olduğunu ispatlamak için "Sonunu tahmin ettim" demek istiyor. Fakat yazar da bu noktada çok ustaca bir şey yapıyor ve "Siz böyle böyle olsun bekliyorsunuz anlıyorum; ama öyle olmayacak" diyerek okurla adeta dalga geçiyor. Kitabın sonunu asla tahmin edemiyorsunuz. Bunu doğal olarak beğendim.

Kitapta çok beğendiğim bir başka konu ise, bir insanın nasıl olup da bir katile dönüşeceğini gerçekçi bir şekilde önüme sunmasıydı. Gerçekten de hiçbir insan doğarken katil olarak doğmaz. Her katil, tıpkı bizim gibi masum bir çocukluk dönemi geçirmiştir. Burada asıl önemli olan soru, bir insanın, daha doğrusu masum bir çocuğun, zamanla nasıl olur da azılı bir katile dönüşebileceğidir. Gerçi son zamanlarda yapılan birçok araştırmada, bu tür dürtülerin genetik yoluyla geçtiği bilimsel olarak ispatlanmış durumda. Fakat genlerimiz tek başına yeterli bir sebep olarak kabul edilemez. Mutlaka bir insanı suç işlemeye veya cinayet işlemeye sürükleyen çevresel etkenler ve sebepler vardır. İşte bu kitapta bu sebepler ve etkenler çok gerçekçi bir şekilde okurun önüne sunuluyor.

Kitapla ilgili değinmem gereken bir başka önemli konu ise, eğer midenize güvenmiyorsanız veya kan gördüğünüzde bayılıyorsanız bu kitabı hiç elinize almamanızdır. İçerisinde bolca kan ve kan üzerine yapılan derinlemesine tahliller var. Bir de ayrıntılı anlatılan seks sahneleri var. Bu konuda hassas olan okurları şimdiden uyarmakta fayda görüyorum.

Küçük yaşlarda okuduğum Jules Verne'in macera kitaplarını saymazsam son zamanlarda bu kadar sürükleyici bir kitap daha okuduğumu hatırlamıyorum. Yazar resmen kendisini okutuyor ve okuru bir sayfadan diğer sayfaya soluksuz bir şekilde sürüklüyor. Bu türe bu kadar uzak kaldığıma üzüldüm. Tekrar yollarımızın kesişmesi dileğiyle sevgili https://1000kitap.com/...ean-Christophe-Grang
  • Kızıl Nehirler
    8.7/10 (2.870 Oy)2.643 beğeni10,2bin okunma1.971 alıntı35,5bin gösterim
  • Leyleklerin Uçuşu
    8.6/10 (2.022 Oy)1.873 beğeni7,1bin okunma1.546 alıntı21,7bin gösterim
  • Cerrah
    8.9/10 (2.587 Oy)2.438 beğeni8,6bin okunma2.714 alıntı40,4bin gösterim
  • İhanet Noktası
    8.3/10 (2.228 Oy)2.045 beğeni9,3bin okunma1.095 alıntı20,6bin gösterim
  • Dijital Kale
    8.4/10 (3.279 Oy)3.069 beğeni13,8bin okunma1.224 alıntı31,4bin gösterim
  • Kayıp Sembol
    8.4/10 (2.727 Oy)2.612 beğeni12,2bin okunma3.226 alıntı25,2bin gösterim
  • Kurtlar İmparatorluğu
    8.4/10 (1.510 Oy)1.402 beğeni6,1bin okunma1.514 alıntı14,7bin gösterim
  • Ejderha Dövmeli Kız
    8.7/10 (2.041 Oy)1.931 beğeni7,9bin okunma1.071 alıntı29,5bin gösterim
  • Taş Meclisi
    8.0/10 (1.403 Oy)1.248 beğeni5,9bin okunma960 alıntı12,1bin gösterim
  • Cehennem
    8.6/10 (4.431 Oy)4.503 beğeni17,5bin okunma5,9bin alıntı54,9bin gösterim
Jean -Christophe Grange ,gerilim ve polisiye türünde zirve yapmış bir isim.Okurlar tarafından “Gerilimin Efendisi” olarak anılan Fransız yazarımıza bu ünvanı kazandıran birçok unsur sözkonusu. Grange, öncelikle suç psikolojisine uzman derecesinde hakim .Ele aldığı mekan ,coğrafya ,ülke ve kültürler hakkında bilgi,birikim sahibi.Karakter ve yaşantı oluşturma hususunda ise güçlü bir hayal gücüne sahip . Tüm bu vasıfları nerede ,nasıl en iyi şekilde kullanacağını bildiği için başarılı ve sevilen ürünler ortaya koyuyor .Eserlerinde gerçek ile kurgu arasında ince bir çizgi var.Size her bölümde açık veya kapalı birtakım ipuçları veriyor .Bunlardan yola çıkarak bazı varsayımlarda bulunuyorsunuz ama aslında hiçbir olasılık tam anlamıyla mümkün olmuyor.Bildikleriniz sizi biryere götürüyor ancak herşeyin sonunda hiçbirşey
bilmediğinizi görüyorsunuz.Olayların içinde daha fazlası var.Böyle olunca gerilimi ,gizemi ,gerçekliği her satırında hissettiriyor size ve ister istemez büyüsüne kapılıyorsunuz ...

Siyah Kan ,kendisine ait okuduğum on kitaptan biridir ve açık ara favorimdir.Eser aynı zamanda “KARANLIK ÜÇLEMESİ” olarak bilinen serinin ilk kitabı .Az evvel yukarıda saydığım tüm özelliklerin en yoğun şekilde kullanıldığı bir polisiye ancak bu sefer katil belli .İlk etapta “kim” sorusuna değil “nasıl” sorusuna cevap arayan bir kurgu olduğunu görüyorsunuz.Elimizde Reverdi adında bir katilimiz var kendisi tutuklu bir suç dahisi.Kurbanların kanını siyaha dönüştüren oldukça sorunlu biri.Öte yandan Marc adında bir fotoğrafçımız var meraklı ,sıkıntılı ve risk alan biri.Hapiste bulunan bu katil ile tehlikeli bir oyun oynuyor.Rastgele çaldığı kimlik ile katille mektuplaşıyor.Cinayetlerin arkasında yatan psikolojiyi ve beyni bizzat katilden öğrenme düşüncesinde.İşler Marc ‘ın mektuplarda kullandığı çalıntı kimliğin sahibi Hatica’nın olaya doğrudan dahil olmasıyla karışıyor .Herşeyin sonunda şaşkın ve büyülenmiş olarak kalıyorsunuz.Bu okuduğum polisiye -gerilim ise benim bu zamana değin okuduklarım neydi diyebilirsiniz .Kitabın güzelliği sonlarında ortaya çıkıyor başta sıkıcı ve yavan gelebilir olay ilerledikçe başdöndürücü bir hale bürünecek bu yüzden yarıda bırakayım demeyin sakın. Sözden öze gelirsek okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum .
Jean-Christophe Grangé
458 syf.
·8 günde·9/10 puan
Okuduğum en iyi Grange kitabı. Her ne kadar bir yerden sonra kitabın nasıl biteceğini anlamış olsam da olayların akışına, konunun işlenişine bayıldım. Sürükleyici bir kitaptı. Sadece bazı kelimeler yerine farklı ve daha anlaşılır kelimelerin kullanılabileceğini düşünüyorum çeviride. İyi okumalar.
432 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Ed Gein, Richard Chase, Jeffrey Dahmer, Ed Kemper vb. vb. vb. İncelememin başında belki de tarihteki en vahşi, en hastalıklı seri katillerden birkaçının ismini okudunuz. Biri kurbanlarının kanını içiyor, biri kurbanlarının derisinden maske yapıyor, bir diğeri kurbanlarının bedenini asitle doldurmak için kafataslarını deliyor. Vikipedi'den okuduğum kadarıyla bu isimlerin neredeyse hepsi küçüklüklerinde ailesi veya çevrelerindeki diğer kişiler tarafından çeşitli yollarla istismar edilmiş. Siyah Kan bu konuyu ele alıyor diyebilirim. Gerilim ustası Christoph Grangé suçun nedenlerine inmeye çalışırken, son derece vahşi bir dünyanın kapılarını aralıyor.

Christophe Grangé'in Siyah Kan'a kadar 6 kitabını okumuştum ve uzun zamandır da Grangé okumuyordum. Siyah Kan yazarın kitaplarına dönüş için iyi bir tercih olur diye düşündüm. Normalde katilin olayların başında belli olduğu kitapları fazla sevemiyorum, bu durum gizem ve heyecan düzeyini azaltıyor gibi geliyor, Siyah Kan'da da katil ilk bölümden itibaren belli ve yukarıda belirttiğim şeye rağmen bu, kitapta en beğendiğim noktalardan biri oldu diyebilirim.

Kamboçya ve Tayland'da işlediği düşünülen cinayetlerden sıyrılmayı bir şekilde başaran Jacques Reverdi Malezya'da tutuklanır. Bir kadın, Reverdi'nin evinde 27 yerinden bıçaklanmış halde bulunur ayrıca cinayette kullanılan bıçağın üzerinde Reverdi'nin parmak izleri bulunmuştur. Öte yandan Fransa'da bir gazete için çalışan Marc Dupeyrat, son yıllarda kendini cinayet dürtüsünü araştırmaya, katillerle iletişim kurup bu alanda çalışmalar yapmaya adamıştır. Son zamanlarda ise Marc Dupeyrat'ın dikkatini çeken ve zihnine girmeyi istediği tek bir suçlu vardır: Jacques Reverdi. Fransa'dan Malezye'ya uzanan insan avı ve dört bir yanınızı saracak gerilim,  cinayetler ve korkunç psikolojik durumlar.

Bir kişiyi cinayet gibi bir suça itebilecek nedenler nelerdir, katil cinayet sırasında ve sonrasında ne düşünür ya da işlediği cinayetler ile geçmişi arasında ne gibi bir bağ olabilir? Grangé Siyah Kan'da yaptığı psikolojik tahlillerle bu soruların cevabını bir nebze de olsa veriyor. Psikolojik tahlil kısmı sizi korkutmasın çünkü kesinlikle sıkıcı değil aksine dikkat çekici. Geçmişimizde yaşadığımız acı verici olaylar bir şekilde kişiliğimizi ve gelecekteki eylemlerimizi  etkiliyor. Bu kitap belki de, bunun ne şekilde olabileceğinin en güzel örneklerinden.

Başlarda biraz durağanlık olmasına ve olayların,  aksiyonun görece geç başlamış olmasına rağmen Siyah Kan etkileyeciliğinden hiçbir şey kaybetmiyor. Kitap son sayfalarda bile okuyucuyu şaşırtmayı başarıyor. Yapılan coğrafi bölge tasvirleri, "sihirli sıvı" kan hakkındaki şaşırtıcı detaylar ve hastalıklı bir zihne derinlemesine bakış. Aksiyon, heyecan, ilgi çekicilik, şaşırtıcı bilgiler Siyah Kan'da bir polisiye-gerilim kitabından beklenebilecek her şey mevcut.

Birkaç yıllık aranın ardından Grangé okumaya yeniden başlarken, bu başlangıcın Siyah Kan gibi etkileyici bir kitapla olmasından son derece memnunum. Yakın zamanda yazarın bir diğer kitabı olan Koloni'yi de okumayı planlıyorum. Henüz Grangé ile tanışmamış iseniz bence en kısa zamanda tanışmalısınız. Son olarak yaşanan travmalar ve cinayet ilişkisinden bu kadar bahsetmişken incelememi kitaptan bir alıntıyla noktalamak istiyorum: "Hiçbir ruh hali, öldürme eylemini açıklayamaz hattâ haklı gösteremezdi."
431 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Kötülük, doğumla beraber mi gelir yoksa yaşananlarla kötülüğe mi meyil edilir? Kötüler katıksız kötü müdür yoksa iyilik de taşırlar mı? Peki onlar kötülük yaptığının farkında mı yoksa iyi ve kötü kavramlarına başka anlamlar yükledikleri için yaptıklarının meşru olduğunu mu düşünürler? Kötü birinin, mağdur ettiği kişiden farkı geçmişte daha talihsiz bir yaşam sürmesi midir?

Bir eyleme bir kişi ‘iyi’ derken diğeri ‘kötü’ diyebilir çünkü bu kavramların (iyi-kötü) altını insanlar dolduruyor. Bu yüzden hemen aklıma “gerçekten kötülüğün özü var mı?” sorusu geliyor. İşte bu kitabı merak etme sebebim buydu: bir katilde kötülüğün özünü aramak, görmek istedim.

Şanslıyım ki Marc da benimle aynı amaca sahipti. Reverdi adında bir katilin içindeki kötülüğün gizemini çözmeye çalışan kahramanımız Marc, Reverdi’nin mektupları rehberliğinde Güneydoğu Asya’ya bir yolculuğa çıkıyor. Kimin olduğunu hatırlayamadığım bir söz vardı: “Kötülük, aralayabileceğin bir kapı değildir ardına kadar açılır.” Marc attığı adımların sonuçlarını düşünmüş müydü? Hayır, Marc ateşle oynuyordu.

İlk 150 sayfası konuya duyduğum ilgi ve merak nedeniyle beni kitabın içinde tuttu ancak hareket seven okurların burada biraz sabretmesi gerekecek. Sabırdan sonra yaşanacak olaylar sizi de tatmin edecektir. Bir noktadan sonra uçmaya başlayan bir konu vardı. Kitap, düz bir aksiyonun aksine tatlı gerilimi ve macerasıyla beni memnun etti.

Ayrıca yazar bana dünya haritasını açtırmış; Kuala Lumpur, Bangkok, Kamboçya’nın tam yerlerine baktırmıştır. Kendisi gazeteci olduğu için yaptığı araştırmalar ve bilgi birikimi kitapta hissediliyor. Bilhassa “kan” ile ilgili verilen bilgiler okuyucularda bir hassasiyet oluşturuyor. Hayal gücüyle bilmediğimiz coğrafyaları, bilmediğimiz bölge kültürlerini, araştırmalarını harmanlayarak kitabın içeriğine dengeli bir şekilde yerleştiren Grange bize güzel bir eser sunmuş.
İyi okumalar.
432 syf.
·4 günde·10/10 puan
Hayatımda daha önce hiç bu kadar iyi bir polisiye-gerilim okumadım! Ya Grange bir psikopat ya da ben; bir katili sevmenin başka bir açıklaması bence yok. Bence sınıfının en iyisi, tam bir başyapıt..
458 syf.
·Puan vermedi
Bu kitabını daha önce okumuştum. Ve ben yine hiç şaşırmadım. Akıcı bir dil kullanılmış ve aşırı sürükleyici. Kitap içeriği hakkında bilgi vermek isterdim amaaa bence okumalısınız çünkü hangi birini yazayım. Okurken olayları resmen yaşıyorsunuz. Yani en azından ben öyle oldum. Umarım bir gün sizde o siyah kanlı yolu merak edip bu kitabı okursunuz.
458 syf.
·12 günde·10/10 puan
Uzun zamandır beni böylesine sürükleyen bir roman okumamıştım. Kitabı her elime aldığımda son sayfayı açıp " nasıl bitmiş acaba?" diye bakmamak için kendimi zor tuttum. (ki hiç huyum değildir :). Suçu işeyince mutlu olan bir katil, suçluyu yakalamaya çalışırken ona benzeyen bir gazeteci ve daha fazlası. Kitabın son 200 sayfası su gibi akıyor. Meraktan kitabı elinizden bırakamıyorsunuz.
Yazara ait bir not: Kitabında Müslüman karakteri bu kadar iğrenç yapmasaydın bee. Gerçi huyudur yapar.
509 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Grange kesinlikle bu işi çok iyi biliyor, yine harika bir esere imza atmış. Kitap ilk sayfadan öyle bir içine alıyor ki okurken bazı yerlerde nefes almayı unuttum. Söyleyecek fazla bir söz yok gerçekten kaliteli ve okunmaya değer bir kitap olmuş. Şiddetle tavsiyedir.
458 syf.
·18 günde·Puan vermedi
Selamlar

Bu aralar okuduğum tüm kitaplar elimde sürünüyor. Havalardan ve Ramazan ayının da verdiği etkiden sanırım. Ben de akıcılığı yüksek beni heyecanlandıran bir kitap olarak Siyah Kan'ı deneyeyim dedim ama yine uzun bir okuma oldu.

Grangé'den okuduğum ilk kitap Siyah Kan. Daha önce Kurtlar İmparatorluğu'nu okumaya çalışıp yarım bırakmıştım bu sefer sonuna kadar gideyim dedim. Anlatımı gerçekten muhteşem bir kitaptı. Heyecanlı başladı ve tüm sayfalarda bu heyecan devam etti. Grangé'in yarattığı karakter Jacques Reverdi, merak edilesi bir psikopatlık seviyesine sahip ama gelin görün ki çok tahmin edilebilir bir son okudum. Yani olayın o sona varacağını gerilim kitapları okuyanlar çok iyi bilirler. Keşke yıllar önce ,henüz hiç gerilim kitabı okumamışken, tanışsaydım yazarla dedim bitirdiğimde.

Kitabın konusuna kısaca değinmek istiyorum. Katil kapalı bir odada yoğun bir kan ile karşı karşıya kalmıştır karşısında bir ceset durmaktadır bir kadın cesedi ne olduğunu anlayamadan yakalanır evet o katil Jacques Reverdi. (Spoiler değil kitabın başında yazan bu). Tüm gazetelerde bu haber çıkması eski gazeteci Mark'ın dikkatini çeker. Reverdi'ye ulaşmaya çalışır ama ona ulaşmak kolay değildir. En sonunda bir yöntem bulur ve bulduğu yöntem sayesinde büyük bir sırrın içine çekilir. Her şeyin planladığı gibi gideceğini düşünürken en olmadık olayları yaşar ve artık Reverdi'nin sırrını biliyordur.

Fransa, Kamboçya, Tayland, Malezya gibi bir çok ülkeyi geziyorsunuz bu kitap sayesinde ve bu ülkelerden her birinde bir gizem saklı.

18 yaşından büyük arkadaşlarıma önerebileceğim bir kitap oldu Siyah Kan. İlk kez okuyacaklar için de güzel bir başlangıç kitabı olabilir. (Genelde ilk defa bu türde okuyanların çok beğendiğini gördüm) #bitigenyorumtavsiyesi dir efenim.
458 syf.
·10 günde·Puan vermedi
İlk defa bir kitabını okuduğum yazar Jean-Christophe Grange, bu kitapla beni oldukça fazla etkiledi, hatta etkiledi demeyelim de dehşete düşürdü diyelim. Bu nasıl bir hayal gücü, bu nasıl bir kurgu hala etkisindeyim. Şimdiye kadar okuduğum macera / gerilim kitaplarında bu kadar kan ve vahşet görmemiştim. Görmemiştim diyorum çünkü anlatım o kadar güzel ki kitabı yaşıyorsunuz.
Hayal gücünün sınırlarını zorlayan, kurgusu ile tüylerinizi diken diken yapan ve gerilim tutkunları için yazılmış bir kitap gerçekten. Sadece bir dip not ilave etmek istiyorum, mideniz sağlam değilse okumanızı tavsiye etmem :)
Sizinle aynı bakış açısında olabilmek için bu baş dönmesini kavramak, sizin cephenizden bakmak istiyorum. Amacım yargılamak değil, paylaşmak.
Unutmayın hiçbir şey sizi bana yazmaya zorlayamaz. Ve bunu sağlayabilmek için elimde bir yaptırım yok. Ama bir şeyden eminim: sizin için dikkatli, özenli bir dost, iyi bir kulak olabilirim.
Öfkesi geçmişti, ama üzüntüsü devam ediyordu. Hep ölümle alay etmişti, ama ilk kez, yalnız olduğunu, anlaşılmadığını ve "eserinin" kendisiyle birlikte öleceğini anlıyordu.
Çinliler de bir köşeye çekilmiş bağıra bağıra konuşmaya başlamıştı. Bütün bunların sonucunda dayak kaçınılmazdı; hem de çok yakında.
Jean-Christophe Grangé
Trump şunların azının payını vermeden nerelere gittin knk..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Siyah Kan
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
458
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759914332
Orijinal adı:
La Ligne Noire
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Siyah Kan
Siyah Kan
Qara Yol
Güneydoğu Asya'da, Yengeç Dönencesi ile Ekvator çizgisi arasında bir yerlerde bir yol vardır. Siyah kanla çizilmiş bir yol. Korkunun ve ölümün hakim olduğu bir yol.
PARİS. İlk temas. KUALA LUMPUR. Hayat Yolu. Uçuşan ve Çoğalan. Sonsuzluğun İşaretleri. KAMBOÇYA. Bal ve Fresk. TAYLAND. Arınma Odası. Dünyadan soyutlanmış bu mekanda neler olduğunu anlayacaksınız! BANGKOK. Gerçeğin Rengi aynı zamanda Yalanın da Rengi'dir! Ve PARİS. Her şey sona ermedi, yeni başlıyor.
ÇABUK SAKLAN, BABA GELİYOR!

Kitabı okuyanlar 8,3bin okur

  • Furkan Yılmaz
  • Kübra A.
  • Nakibe
  • Elif SÖNMEZ
  • Berkenin prensesiyim çünkü sevgilim ❤
  • kısmet salan anaç
  • Çiğdem Öztürk
  • Seyhan Öksüz
  • Diotima
  • nohu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%5
13-17 Yaş
%2.8
18-24 Yaş
%17.6
25-34 Yaş
%35.4
35-44 Yaş
%28.5
45-54 Yaş
%8.6
55-64 Yaş
%0.8
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.4
Erkek
%33.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.7 (989)
9
%24.9 (621)
8
%19.7 (492)
7
%9.2 (229)
6
%2.9 (72)
5
%1.4 (34)
4
%0.4 (9)
3
%0.4 (10)
2
%0.3 (7)
1
%0.1 (2)

Kitabın sıralamaları