8,9/10  (730 Oy) · 
2.216 okunma  · 
602 beğeni  · 
9.680 gösterim
Güneydoğu Asya’da, Yengeç Dönencesi ile Ekvator çizgisi arasında bir yerlerde bir yol vardır.
Siyah kanla çizilmiş bir yol.
Korkunun ve ölümün hakim olduğu bir yol.
Paris. İlk temas. Kuala Lumpur. Hayat Yolu. Uçuşan ve Çoğalan. Sonsuzluğun İşaretleri. Kamboçya. Bal ve Fresk. Tayland. Arınma Odası. Dünyadan soyutlanmış bu mekanda neler olduğunu anlayacaksınız! Bangkok. Gerçeğin Rengi aynı zamanda Yalanın da Rengi’dir!
Ve Paris. Her şey sona ermedi, yeni başlıyor.
Çabuk saklan, Baba geliyor!
  • Baskı Tarihi:
    2011
  • Sayfa Sayısı:
    432
  • ISBN:
    9789759914332
  • Orijinal Adı:
    La Ligne Noire
  • Çeviri:
    Şevket Deniz
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Damla Köseoğlu | Hermione 
31 Oca 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ed Gein, Richard Chase, Jeffrey Dahmer, Ed Kemper vb. vb. vb. İncelememin başında belki de tarihteki en vahşi, en hastalıklı seri katillerden birkaçının ismini okudunuz. Biri kurbanlarının kanını içiyor, biri kurbanlarının derisinden maske yapıyor, bir diğeri kurbanlarının bedenini asitle doldurmak için kafataslarını deliyor. Vikipedi'den okuduğum kadarıyla bu isimlerin neredeyse hepsi küçüklüklerinde ailesi veya çevrelerindeki diğer kişiler tarafından çeşitli yollarla istismar edilmiş. Siyah Kan bu konuyu ele alıyor diyebilirim. Gerilim ustası Christoph Grangé suçun nedenlerine inmeye çalışırken, son derece vahşi bir dünyanın kapılarını aralıyor.

Christophe Grangé'in Siyah Kan'a kadar 6 kitabını okumuştum ve uzun zamandır da Grangé okumuyordum. Siyah Kan yazarın kitaplarına dönüş için iyi bir tercih olur diye düşündüm. Normalde katilin olayların başında belli olduğu kitapları fazla sevemiyorum, bu durum gizem ve heyecan düzeyini azaltıyor gibi geliyor, Siyah Kan'da da katil ilk bölümden itibaren belli ve yukarıda belirttiğim şeye rağmen bu, kitapta en beğendiğim noktalardan biri oldu diyebilirim.

Kamboçya ve Tayland'da işlediği düşünülen cinayetlerden sıyrılmayı bir şekilde başaran Jacques Reverdi Malezya'da tutuklanır. Bir kadın, Reverdi'nin evinde 27 yerinden bıçaklanmış halde bulunur ayrıca cinayette kullanılan bıçağın üzerinde Reverdi'nin parmak izleri bulunmuştur. Öte yandan Fransa'da bir gazete için çalışan Marc Dupeyrat, son yıllarda kendini cinayet dürtüsünü araştırmaya, katillerle iletişim kurup bu alanda çalışmalar yapmaya adamıştır. Son zamanlarda ise Marc Dupeyrat'ın dikkatini çeken ve zihnine girmeyi istediği tek bir suçlu vardır: Jacques Reverdi. Fransa'dan Malezye'ya uzanan insan avı ve dört bir yanınızı saracak gerilim,  cinayetler ve korkunç psikolojik durumlar.

Bir kişiyi cinayet gibi bir suça itebilecek nedenler nelerdir, katil cinayet sırasında ve sonrasında ne düşünür ya da işlediği cinayetler ile geçmişi arasında ne gibi bir bağ olabilir? Grangé Siyah Kan'da yaptığı psikolojik tahlillerle bu soruların cevabını bir nebze de olsa veriyor. Psikolojik tahlil kısmı sizi korkutmasın çünkü kesinlikle sıkıcı değil aksine dikkat çekici. Geçmişimizde yaşadığımız acı verici olaylar bir şekilde kişiliğimizi ve gelecekteki eylemlerimizi  etkiliyor. Bu kitap belki de, bunun ne şekilde olabileceğinin en güzel örneklerinden.

Başlarda biraz durağanlık olmasına ve olayların,  aksiyonun görece geç başlamış olmasına rağmen Siyah Kan etkileyeciliğinden hiçbir şey kaybetmiyor. Kitap son sayfalarda bile okuyucuyu şaşırtmayı başarıyor. Yapılan coğrafi bölge tasvirleri, "sihirli sıvı" kan hakkındaki şaşırtıcı detaylar ve hastalıklı bir zihne derinlemesine bakış. Aksiyon, heyecan, ilgi çekicilik, şaşırtıcı bilgiler Siyah Kan'da bir polisiye-gerilim kitabından beklenebilecek her şey mevcut.

Birkaç yıllık aranın ardından Grangé okumaya yeniden başlarken, bu başlangıcın Siyah Kan gibi etkileyici bir kitapla olmasından son derece memnunum. Yakın zamanda yazarın bir diğer kitabı olan Koloni'yi de okumayı planlıyorum. Henüz Grangé ile tanışmamış iseniz bence en kısa zamanda tanışmalısınız. Son olarak yaşanan travmalar ve cinayet ilişkisinden bu kadar bahsetmişken incelememi kitaptan bir alıntıyla noktalamak istiyorum: "Hiçbir ruh hali, öldürme eylemini açıklayamaz hattâ haklı gösteremezdi."