Kızıl Nehirler

8,7/10  (509 Oy) · 
1.686 okunma  · 
382 beğeni  · 
8.151 gösterim
Biz Efendileriz, Biz Köleleriz.
Biz Her Yerdeyiz, Hem de Hiçbir Yerde.
Biz Karar Verenleriz.
Kızıl Nehirlerin Hakimiyiz.

Kalbinize güvenmiyorsanız ya da ocakta yemeğiniz varsa, bu kitabı okumaya başlamayın.

Grange'nin sınır tanımayan hayal gücü, sürekli artan gerilim, etkileyici karakterler, birbirinden korkunç cinayetler; hepsi daha ilk satırlardan itibaren size hükmedecek...

"Kızıl Nehirler" sadece Fransa'da 450.000 sattı ve 20 dile çevrildi.

Soluk kesen bir tempo. İnsanı hemen saran bir hikaye. Çok gerçekçi şiddet sahneleri. İki sıradışı insanın çevresinde gelişen olaylar: biri enerji dolu, tecrübeli bir polis, diğeri sokaklardan gelme Mağripli bir çaylak...

"İnsanı daha ilk sayfalardan itibaren sarsan, altüst eden, yutan o kitaplardan biri. Sizi sürekli olarak gerilimin sınırlarında dolaştıracak; akkor haline gelmiş bir telin üzerinde yürüyormuş hissi verecek kusursuz bir thriller."
-Le Monde-

"James Ellroy ve Thomas Harris etkisinde bir seri cinayet hikayesi."
-Le Nouvel Observateur-

"Grange inanılmaz bir ustalıkla, insanı şaşkına çeviren kusursuz bir roman yazmayı başarmış. Okur romandan şok halinde ve kitabın bitmiş olmasından duyduğu boşluk içinde çıkıyor."
-Le Point-

"Polisiye-gerilim romanlarının Anglosaksonların işi olduğu söylenirdi. Grange 'Kızıl Nehirler'le, sadece bir Fransız yazarın bu türde yazabileceğini değil, aynı zamanda Anglosaksonlara gerçekten sıkı bir rakip olacağımı da kanıtlıyor."
-Le Magazine litteraire-

"'Kuzuların Sessizliği'nden bu yana yazılmış en iyi gerilim romanı."
-Le Figaro-

Öncelikle kitap seçimi konusunda bana yardımcı olan Zeynep ablama teşekkürlerimi sunarım.
Bu kitabın başlangıcı beni çok etkilemişti, balkon keyfi yaparak okuyordum.Yeri geldi, miskinliğim tuttu. Lakin yine de haddinden fazla uzun sürmedi bitirmem. Aksi halde, asidi kaçan gazlı içecek gibi oluyor.
Bu kitap Grange'in okuduğum ilk kitabı. Bu sayede Fransız yazar ile de tanışmış oldum.Dilerim bir gün kitabını da imzalattırırım.
Az biraz hikaye gözüme uzun gelmiş olsa da kitabın sonuna kadar bütün detaylar, olaylar hazırlanıp son sayfalara doğru hepsi tek tek çözüldü. Tahminler zor değildi fakat beni en çok şaşırtan şey Fanny mevzusuydu. (Okumayanlar için fazla ipucu vermiyorum)
O katiller ise, tüm kentin günahını almışlar desem yeridir.
Kalın kitaplar okumaktan sıkılmayan herkese öneririm.

Murat Sezgin 
15 Oca 17:57 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Çoğumuz ilk defa okuyacağımız bir yazarın kitabını elimize alırız ve “acaba beğenir miyim ya da söylenildiği gibi sürükleyici mi?” diye kendimize sorarız. Ben de Jean-Christophe Grange’ın Kızıl Nehirler kitabını elime alırken bunu kendime sordum. Kitabı okumaya başladım, aradan fazla zaman geçmeden bu sorumun cevabını aldım: Bu kitabı bitirmeden elininizden bırakmak imkânsız. Gerçekten de olaylar o kadar hızlı gelişiyor ve içinden çıkılmaz bir hal alıyor ki arka sayfada ne olacağını öğrenmek için siz de hızlanıyorsunuz. Olaylar ilerlerken gerilim, macera, aksiyon, hırs, intikam vb. konular iliklerinize işleyecek. Sonra bakmışsınız ki kitap bitmiş. Zaten arka kapakta boşuna “Kalbinize güvenmiyorsanız ya da ocakta yemeğiniz varsa, bu kitabı okumaya başlamayın,” yazmıyor.

Spoiler vermeden konuyu özetleyeceğim şimdi. Pierre Niemans ve Karim Abdouf adlı iki polisimiz var. Niemans Fransız, Karim ise Arap. Niemans fiziksel özellikleriyle tam bir polis gibi dururken Karim ise çok farklı. İki polis arasında sadece benzer bir özellik var: Niemans da Karim de karanlık sokakların gölgesinde büyümüşler. Şiddeti, zorbalığı, yokluğu ve yokluğun yapmak zorunda bıraktırdığı hırsızlığı soluyarak polis olmuşlar. İki polis olunca doğal olarak aynı anda gelişen ve ilerleyen iki olay zinciri var. Niemans’ın olaylar zinciri Guernon kentinde bir kütüphane görevlisinin cesedinin kayalıklarda bulunması ile başlıyor. Karim’in olaylar zinciri ise Sazrac’ta bir ilkokulun soyulmasıyla. Sonrasında olayların birbiriyle ilişkili mi ya da tamamen bağımsız mı geliştiğini, olayların nasıl çarpıcı bir hal aldığını, sona doğru ortaya çıkan şeylerin sizi nasıl şaşırtacağını öğrenmenizi tavsiye ederim.

Bu kitaptan ne öğrendim? Hepimiz “dazlak” diye bir kelime duymuşuzdur. Dazlak, Avrupa’da, özellikle Almanya’da vurucu kırıcılığı ve ırkçılığıyla toplumu tedirgin eden, daracık kot pantolon ve hantal çizme giyen, başlarını ustura ile kazıtarak bunu bir simge gibi kullanan uyumsuz gençlere verilen isimdir(Günümüzde dazlak ve Neo-Nazizm kavramları neredeyse eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için bkz. https://tr.wikipedia.org/wiki/Neo-Nazizm). Dazlakların yaşam tarzları ve daha bir sürü şey öğrendim. Başka ilgi çekici bir konu “İridoloji”. Halk arasında göz analizi diye bilinen İridoloji, iris tabakasını inceleyerek göz sağlığı hakkında bilgi vermesinin yanında, irislerin dibinde tüm geçmişimizin saklı olduğu görüşünü savunuyor. Dağcılıkla ilgili de aletler ve teknikler hakkında bilgi sahibi olacaksınız. Ayrıca Yahudilerin öldüklerinde ailelerinin yanına gömülmek istediklerini ve mezarlarının üstünde yarım kalmış kaderi ifade eden sembollerin(tamamlanamamış sütun ya da kesilmiş bir ağaç) bulunduğunu da öğrendiklerimin arasına eklemek istiyorum.

Bir kitabın okura vereceği tüm şeyleri bu kitaptan aldığımı düşünüyorum. Bilgiden tutun size yaşattığı duygulara kadar. Bir tane polisiye kitap okumuş ya okumamış olun kesinlikle Grange tavsiyemdir. Kızıl Nehirlerden sonra okuyacağım(ız) Grange kitabı Siyah Kan. İyi okumalar.

Sergen Özen 
 13 May 18:42 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bir polisiye gerilimden beklenilen her şey; merak, vahşet, heyecan, aksiyon, zekice bir kurgu ve detaylar. Detaylar belki de Grange' ı Grange yapan en önemli unsurların başında geliyor. Yazarın, insan anatomisi ve cesetler konusundaki hakimiyeti Leyleklerin Uçuşu’ndaki gibi olağanüstü, hatta bir adım ileri götürerek tavan yapıyor Kızıl Nehirlerle. İlk yüz sayfadaki ayrıntılar ne kadar sıkıcı olsa da, bunun hikayenin temelini oluşturduğunu unutmamak lazım. Yani olayın bütününü anlamak-belki de-kitabı yarılamaktan geçiyor. Sanırım diğer eserleri için de geçerli bu. Kızıl Nehirler, okuduğum 2’nci Grange kitabı oldu ve yine tek kelimeyle ‘muazzam’ diyeceğim.

Pierre Niemans. Mesleğinde kendi sınırlarını aşmış, herkese adını duyurmuş yetenekli bir polistir. Çok agresif ve tecrübeli bir polis olan Neimans, bazı olaylarda sert olduğu için Guerneon kasabasına, ortağı Karim ile bu cinayetleri aydınlatması için görevlendirilir. Karim Abdouf, Arap ve görünüşü ilginç olan bir polistir. Küçükken yaşadığı ortamlardan dolayı sokakları avucunun içi gibi bilir ve bu birçok olayda işine yaramıştır. Ayrı ayrı başlayan iki soruşturma Karim’in Guernon’a gelmesiyle tek bir soruşturmaya döner.

Guernon kasabası içine kapanık sessiz bir kent; Kasabanın üniversitesi ise ilginç bir özelliğe sahip: Kasabada herkes birbiriyle evlenmekle birlikte, Üniversitede çalışanlar yine aralarında evlenmektedirler. Yalnız diğer bir özellik ise üniversite öğrencileri de hep seçilmiş ve her türlü organizasyonda birinciliğe oynamaktadırlar. Sayılarının az olması da sanki öğrencilerin bilim adına yetiştirildiğini göstermektedir. Üniversite kütüphanecisi Remy Caillois yapmış olduğu tezinde, Üstün zekalı kentli, güçlü dağcı birleşmesinden doğan, ‘Üstün İnsan Profili’ düşüncesi, beden ve aklın üstün olduğu bir ırk yaratma tezi Niemans ve Arap teğmen Karim için hangi sırları perdeden kaldıracaktır? öte yandan Caillois'un evinde duvara yazılmış olan şu söz dikkat çekici bir ipucudur;

"Biz efendileriz, biz köleleriz. Biz her yerdeyiz hem de hiç bir yerde. Biz karar verenleriz. Kızıl Nehirlerin hakimiyiz."

Üniversite'nin kütüphane sorumlusu -Caillois- dağlık bir alanda ölü bulunur, bir kayalık alanın içerisine bırakılmıştır. Ayrıca cesedin gözleri büyük bir titizlikle alınmış, bazı uzuvları kesilerek ceset üzerinde işkence yapılmıştır. Cesedi dağlık alanda spor yapan jeoloji dalında öğretim görevlisi -Fanny- bulmuştur. Daha sonra buna benzer cinayetlerde işlenmeye başlayınca konu ciddileşmiştir. Komiser Niemans ve Teğmen Abdouf açısından işlenen yeni cinayetler, yeni ipuçlarını da beraberinde getirmektedir. Öldürülen üç kurban da üniversite bünyesinde çalışmaktadır. Niemans ve Teğmen, üniversite hakkında çok çarpıcı gerçekleri öğrenecekler ve kurbanların o kadar da masum olmadıklarını anlayacaklardır.

Özellikle Karim’in Guernon’a kadar olan macerasında yaşadıklarını okurken tüylerinizin ürpermemesi mümkün değil. Jean Christophe Grangé burada anlatımını konuşturmuş diyebiliriz. Yer yer bu tip kitaplarda gördüğümüz klişeleri de görmek mümkün. Ancak kitabın kurgusu ve anlatımı bir arada muhteşem bir sonuç veriyor tabii ki.

Kitapta kötü olarak eleştirebileceğim tek yer son kısmı. Katilin kim olduğu ile ilgili değil, katilin ortaya çıkarılış biçimi. Olayların nasıl döndüğünü anlamaya çalıştığım sırada, olmaması gereken bir biçimde, kitap bir anda son buluyor. tek negatif bulduğum nokta burası.

Bu arada Kitabın filmini de izledim, kitapla çok alakası olmasa da geçer not aldı benden. Kitabı bitirdikten sonra aynı gözümde canlandırdığım gibi Niemans ve Karim'le karşılaştım, bu yönden hoşuma gittiğini söyleyebilirim. Filmi, kitaptan sonra izlemek daha uygun olacaktır.

Grange, yaşayan bir efsane. Heyecanı, şaşırtmayı ve gerçekçiliğini çok çok iyi konuşturuyor. Polisiye türünde çok fazla okuduğum söylenemez ama daha iyisiyle karşılaşır mıyım, "Kuzuların Sessizliği'nden sonra gelen en iyi Polisiye roman" sözünden sonra daha iyi göreceğim sanırım.
İyi okumalar...

Ismail Salma 
11 Oca 12:42 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Jean Christopher Grange den daha önce siyah kan kitabını da okumuştum ama bu bambaşka çok iyi usta bir şekilde kurgulanmış. Akıcı ve sürükleyici ben çok beğenerek okudum.

Bekir İstanbul 
24 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bu tür kitapları çok okuduysanız yada çok film seyrettiyseniz bazı tahminler yürütebilirsiniz yalnız bu kitapta olayın bütününü ancak kitabın sonunda toparlayabilirsiniz. Öncelikle olaylar bütünlüğü güzel, sürekli derinleşen ve genişleyen olaylar örgüsü güzel kurgulanmış ve gerilimin dozu sürekli canlı tutulmuş. Kitapta konu dışı yada gereksiz anlatımların olmaması da bu gerilimi desteklemiş. Konu bu kadar dağılınca toparlamak yazar için zor olmuş olmalı çünkü bana göre bazı mantıksızlıklar mevcut... Yani kusursuz bir kitap değil. Bu kitap yazarın okuduğum beşinci kitabıydı. Yani genel olarak yazarı başarılı buluyorum. Favorim "Siyah Kan"

KeMâL 
02 Mar 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · 9/10 puan

Şiirlerin arasına sıkıştırmış gibi oldum ama değdi. İlk Grange okuyuşum. Sitede de sormuştum hangisinden başlayayım diye bu kitabı önermişti arkadaşlar. Çok sağolun gerçekten. Gayet güzel klasik bir polisiye olmuş. Harbi polisiye :)) polisler her yerde, her sayfada...

Kitapta iki farklı olay var. Kurgu mükemmel. Yazar iki olayı öyle güzel birleştirdi ki; gerçekten beğendim. Öyle hiç zorlayıcı kelimeler, cümleler yok. Akıcı ve sade bir dil.

Kesinlikle tavsiye ederim. Yazarın 3-4 kitabı daha var elimde. Devam edeceğim bir yazar. Sırada Leyleklerin Uçuşu var bakalım neler olur ?

Tavsiye ediyorum. Okunulabilir güzel bir polisiye ve sürükleyici.

Esma Tezgi 
16 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Muhteşem bir Grange yapıtıydı, çok kısa sürede ve büyük zevk alarak okudum.

Ayrıntılı yorum için; http://yorumatolyesi.blogspot.com/...ristophe-grange.html

müslüm özalp 
 03 Tem 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Grange dan okuyucuyu sayfalara bağlayan harika bir kitap.Polisiye anlamında doyacağınız,yer yer heyecanla ipuçlarını kovalarken birden hevesinizin kursağınızda kalacağı güzel bir kitap.Hiç bir şeyi net göremeden her şeyin peşinden koşturan eşsiz denmese de okuyucuyu bağlayan bir yapıt olmuş.Karakterlerin içinde bulundukları ruh halleri,mekanlar ve kurgu tam anlamıyla bir bütün olmuş.Ayrıca kitabı okurken içerdiği ince bilgiler ayrı ayrı alanlarda verilen dipnot sayılabilecek ara konuşmalarda genel kültür anlamında insana araştırma ve öğrenme isteği uyandırıyor. Bu kitabı tek kelimeyle anlatmam gerekseydi Grange yazmış kesinlikle okuyun derdim. Lafı uzatmazdım. İyi okumalar...

Serdar Poirot 
26 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Tek kelime ile mükemmel bir roman. Meşhur komiser Pierre Niemans, Guernon adında bir üniversite kentinde öldürülen kütüphaneci Remy Caillois cinayetini araştırmak üzere görevlendirilir. Ceset sudaki aksinden fark edilmiştir. Ve üzerinde çok fazla işkence yapılmıştır. Cesedi bulan dağcı Fanny Ferreria ile arasında bir yakınlaşma doğar. Bu arada Sarzac şehrinde Jude İtero adlı bir çocuğun mezarına ve bir okulun resim arşivine girilir. Bununla da teğmen Karim Abdouf görevlendirilir. İki olay farklı gibi görünür. Ancak Guernon'da hastabakıcı Philippe Sertys ve göz doktoru Cherneze'nin öldürülmesi ve yapılan soruşturmalar aslında bu olayların tamamen birbiri ile ilişkili olduğunu kanıtlar. Niemans ve Abdouf iyi bir ikilidir. Ancak acaba bu cinayetlerin sebebini ve katili bulabilecekler midir? Kızıl nehirlerin ve ari ırkın ne anlama geldiğini çözebilecekler midir? Soluksuz okunan bir roman.

Abdullah Toraman 
27 Mar 22:34 · Beğendi · 9/10 puan

Kesinlikle yazılmış en iyi polisiye kitaplardan biri... Dilinin akiciligi hemen kendine bağlıyor ve kitabı bir solukta bitirtiyor. Karakterlerin etkileyiciligi ve korkunç cinayet sahneleri, okuru kendine hapsediyor.

Kitaptan 32 Alıntı

Sergen Özen 
10 May 22:47 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Artık hiçbir şeye şaşırmamaya karar veriyor insan.

Kızıl Nehirler, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 218 - Doğan Kitap, 52.baskı)Kızıl Nehirler, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 218 - Doğan Kitap, 52.baskı)
KeMâL 
29 Şub 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

– Bu anlattıkların, bir roman.

– Ölüm de bir roman, Komiser.

Kızıl Nehirler, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 241 - Doğan Kitap)Kızıl Nehirler, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 241 - Doğan Kitap)
Sergen Özen 
 10 May 15:48 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Kaldı ki ne adalet, ne de onun çevresinde yapılan gevezelik, fazla etkileyemedi beni.

Kızıl Nehirler, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 153 - Doğan Kitap, 52. Baskı)Kızıl Nehirler, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 153 - Doğan Kitap, 52. Baskı)
Bekir İstanbul 
11 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Yalnız biri. İçine kapanık. Hatta soğuk. Çok parlak biri. Baş döndürecek kadar iyi yetişmiş. Burada bir söylenti vardır... Kütüphanedeki bütün kitapları okumuş olduğu anlatılır.

Kızıl Nehirler, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 48)Kızıl Nehirler, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 48)
Sergen Özen 
 06 May 21:19 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Entellere pek güvenmem, o kadar.

Kızıl Nehirler, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 31 - Doğan Kitap, 52. baskı)Kızıl Nehirler, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 31 - Doğan Kitap, 52. baskı)
Sergen Özen 
07 May 16:24 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Her vadide, dağ yamacında, ormanda sanayi siteleri kuruldu, yer altı sularını, toprağı kirlettiler, soluduğumuz havayı zehirlediler...

Kızıl Nehirler, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 102 - Doğan Kitap, 52. Baskı)Kızıl Nehirler, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 102 - Doğan Kitap, 52. Baskı)
Bekir İstanbul 
11 Ağu 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Bir cinayet işlendiğinde, çevredeki her şeyi bir ayna olarak görmek gerekir. Kurbanın cesedi, onu tanıyanlar, cinayet yeri... Bütün bunlar bir gerçeği, cinayetin belirli bir özelliğini yansıtırlar, anladın mı?

Kızıl Nehirler, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 38)Kızıl Nehirler, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 38)
4 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Kitap Uyarlaması Olan 10 Sinema Filmi...
Kitap Uyarlaması Olan 10 Sinema Filmi... Kitaptan sinemaya uyarlanan 10 film.. Filmlerin fragmanlarını izlemek isterseniz diye http://www.sinemalar.com adresinden linkler ekledim.Umarım beğenirsiniz...