Adı:
Kızıl Nehirler
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759914615
Orijinal adı:
Les Rivieres Pourpres
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Biz Efendileriz, Biz Köleleriz.
Biz Her Yerdeyiz, Hem de Hiçbir Yerde.
Biz Karar Verenleriz.
Kızıl Nehirlerin Hakimiyiz.

Kalbinize güvenmiyorsanız ya da ocakta yemeğiniz varsa, bu kitabı okumaya başlamayın.

Grange'nin sınır tanımayan hayal gücü, sürekli artan gerilim, etkileyici karakterler, birbirinden korkunç cinayetler; hepsi daha ilk satırlardan itibaren size hükmedecek...

"Kızıl Nehirler" sadece Fransa'da 450.000 sattı ve 20 dile çevrildi.

Soluk kesen bir tempo. İnsanı hemen saran bir hikaye. Çok gerçekçi şiddet sahneleri. İki sıradışı insanın çevresinde gelişen olaylar: biri enerji dolu, tecrübeli bir polis, diğeri sokaklardan gelme Mağripli bir çaylak...

"İnsanı daha ilk sayfalardan itibaren sarsan, altüst eden, yutan o kitaplardan biri. Sizi sürekli olarak gerilimin sınırlarında dolaştıracak; akkor haline gelmiş bir telin üzerinde yürüyormuş hissi verecek kusursuz bir thriller."
-Le Monde-

"James Ellroy ve Thomas Harris etkisinde bir seri cinayet hikayesi."
-Le Nouvel Observateur-

"Grange inanılmaz bir ustalıkla, insanı şaşkına çeviren kusursuz bir roman yazmayı başarmış. Okur romandan şok halinde ve kitabın bitmiş olmasından duyduğu boşluk içinde çıkıyor."
-Le Point-

"Polisiye-gerilim romanlarının Anglosaksonların işi olduğu söylenirdi. Grange 'Kızıl Nehirler'le, sadece bir Fransız yazarın bu türde yazabileceğini değil, aynı zamanda Anglosaksonlara gerçekten sıkı bir rakip olacağımı da kanıtlıyor."
-Le Magazine litteraire-

"'Kuzuların Sessizliği'nden bu yana yazılmış en iyi gerilim romanı."
-Le Figaro-
328 syf.
·9 günde·10/10
Bir polisiye gerilimden beklenilen her şey; merak, vahşet, heyecan, aksiyon, zekice bir kurgu ve detaylar. Detaylar belki de Grange' ı Grange yapan en önemli unsurların başında geliyor. Yazarın, insan anatomisi ve cesetler konusundaki hakimiyeti Leyleklerin Uçuşu’ndaki gibi olağanüstü, hatta bir adım ileri götürerek tavan yapıyor Kızıl Nehirlerle. İlk yüz sayfadaki ayrıntılar ne kadar sıkıcı olsa da, bunun hikayenin temelini oluşturduğunu unutmamak lazım. Yani olayın bütününü anlamak-belki de-kitabı yarılamaktan geçiyor. Sanırım diğer eserleri için de geçerli bu. Kızıl Nehirler, okuduğum 2’nci Grange kitabı oldu ve yine tek kelimeyle ‘muazzam’ diyeceğim.

Pierre Niemans. Mesleğinde kendi sınırlarını aşmış, herkese adını duyurmuş yetenekli bir polistir. Çok agresif ve tecrübeli bir polis olan Neimans, bazı olaylarda sert olduğu için Guerneon kasabasına, ortağı Karim ile bu cinayetleri aydınlatması için görevlendirilir. Karim Abdouf, Arap ve görünüşü ilginç olan bir polistir. Küçükken yaşadığı ortamlardan dolayı sokakları avucunun içi gibi bilir ve bu birçok olayda işine yaramıştır. Ayrı ayrı başlayan iki soruşturma Karim’in Guernon’a gelmesiyle tek bir soruşturmaya döner.

Guernon kasabası içine kapanık sessiz bir kent; Kasabanın üniversitesi ise ilginç bir özelliğe sahip: Kasabada herkes birbiriyle evlenmekle birlikte, Üniversitede çalışanlar yine aralarında evlenmektedirler. Yalnız diğer bir özellik ise üniversite öğrencileri de hep seçilmiş ve her türlü organizasyonda birinciliğe oynamaktadırlar. Sayılarının az olması da sanki öğrencilerin bilim adına yetiştirildiğini göstermektedir. Üniversite kütüphanecisi Remy Caillois yapmış olduğu tezinde, Üstün zekalı kentli, güçlü dağcı birleşmesinden doğan, ‘Üstün İnsan Profili’ düşüncesi, beden ve aklın üstün olduğu bir ırk yaratma tezi Niemans ve Arap teğmen Karim için hangi sırları perdeden kaldıracaktır? öte yandan Caillois'un evinde duvara yazılmış olan şu söz dikkat çekici bir ipucudur;

"Biz efendileriz, biz köleleriz. Biz her yerdeyiz hem de hiç bir yerde. Biz karar verenleriz. Kızıl Nehirlerin hakimiyiz."

Üniversite'nin kütüphane sorumlusu -Caillois- dağlık bir alanda ölü bulunur, bir kayalık alanın içerisine bırakılmıştır. Ayrıca cesedin gözleri büyük bir titizlikle alınmış, bazı uzuvları kesilerek ceset üzerinde işkence yapılmıştır. Cesedi dağlık alanda spor yapan jeoloji dalında öğretim görevlisi -Fanny- bulmuştur. Daha sonra buna benzer cinayetlerde işlenmeye başlayınca konu ciddileşmiştir. Komiser Niemans ve Teğmen Abdouf açısından işlenen yeni cinayetler, yeni ipuçlarını da beraberinde getirmektedir. Öldürülen üç kurban da üniversite bünyesinde çalışmaktadır. Niemans ve Teğmen, üniversite hakkında çok çarpıcı gerçekleri öğrenecekler ve kurbanların o kadar da masum olmadıklarını anlayacaklardır.

Özellikle Karim’in Guernon’a kadar olan macerasında yaşadıklarını okurken tüylerinizin ürpermemesi mümkün değil. Jean Christophe Grangé burada anlatımını konuşturmuş diyebiliriz. Yer yer bu tip kitaplarda gördüğümüz klişeleri de görmek mümkün. Ancak kitabın kurgusu ve anlatımı bir arada muhteşem bir sonuç veriyor tabii ki.

Kitapta kötü olarak eleştirebileceğim tek yer son kısmı. Katilin kim olduğu ile ilgili değil, katilin ortaya çıkarılış biçimi. Olayların nasıl döndüğünü anlamaya çalıştığım sırada, olmaması gereken bir biçimde, kitap bir anda son buluyor. tek negatif bulduğum nokta burası.

Bu arada Kitabın filmini de izledim, kitapla çok alakası olmasa da geçer not aldı benden. Kitabı bitirdikten sonra aynı gözümde canlandırdığım gibi Niemans ve Karim'le karşılaştım, bu yönden hoşuma gittiğini söyleyebilirim. Filmi, kitaptan sonra izlemek daha uygun olacaktır.

Grange, yaşayan bir efsane. Heyecanı, şaşırtmayı ve gerçekçiliğini çok çok iyi konuşturuyor. Polisiye türünde çok fazla okuduğum söylenemez ama daha iyisiyle karşılaşır mıyım, "Kuzuların Sessizliği'nden sonra gelen en iyi Polisiye roman" sözünden sonra daha iyi göreceğim sanırım.
İyi okumalar...
328 syf.
·Beğendi·9/10
Grange'nin ikinci kitabı, Kızıl Nehirler.
350 sayfalık kitabın yaklaşık ilk 250 sayfasında birbirinden tamamen bağımsız iki olay, iki polis var. Her ne kadar iki olay da ilgi çekici, müthiş olsalar da yazarın bu iki olayı nasıl birbirine bağlayacağını görmek için de olsa okumaya değer. 1k verilerine göre bu kitap, yazarın ilk kitabı olan Leyleklerin Uçuşu'ndan daha popüler. Bunun nedenini bilmiyorum fakat ilk kitabındaki olay örgüsü, mekan çokluğu gibi sebeplerden dolayı onu daha çok beğenmiştim. Kızıl Nehirler her ne kadar güzel bir polisiye olsa da bana göre klasik bir polisiye. Tess Gerritsen'in kitapları gibi. Fakat Leyleklerin Uçuşu bambaşkaydı.

Bunların dışında yazarın dili sade ve akıcıydı. Gereksiz ayrıntılar, bilerek uzatmalar vs yoktu. Deyim yerindeyse "elinizden düşüremeyeceğiniz" bir kitap. Özellikle şu sıralar okuma alışkanlığı körelmiş, düşünce kitaplarına bir ara vermek isteyen okurlara öneririm. İyi okumalar.
328 syf.
Spoiler Hiç Yok

14. sayfadan başlayan aksiyon kitabın sonuna kadar hiç bitmedi. Neredeyse her sayfada aksiyon vardı. Merak mı merak duygusu hiç bitmedi. Ne olacak diye okudum. Ben ki araya birden fazla kitap sokarım bu defa araya hiçbir kitabı sokmadım. Grange'den okuduğum 2. kitap oldu. Daha önceden bu kitabı da dahil 4 kitabını yarım bırakmıştım. Yarım bırakmamın nedeni benim, yazar ile hiçbir sıkıntı olmadı. Yarım bıraktığım ve diğer kitaplarını da zevkle okuyacağımı düşünüyorum. Çünkü çok zevk aldım bu kitaptan. Muhteşem kitaptı.

Gerilim derken bu kitaplar beni hiç mi hiç mi korkutmuyor fakat Grange öyle bir yazmış ki ürküyor insan. O sahneleri okurken ister istemez etkileniyorsun. Hatta kendi elime falan bakıyorum... Sağlam elime bakıp şükrediyorum. Kendimi düşünüyorum olayların içinde. Bu işte başarıdır benim için bir kitapta böyle esir oluyorsam, sayfalarda ben de geziyorsam büyük başarıdır. Yazarın mükemmel iş çıkardığı ortada.

Ana karakterimiz Niemans çok başarılı komiserdir. Bir o kadar da deli polistir. Taraftar kavgasında başlayan olaylar onu Kızıl Nehirler'e kadar götürecek. Müthiş bir aksiyon maceraya başlamak isterseniz Kızıl Nehirler tam sizin için. Sonradan işlenen cinayet ve cinayetler olaylara bam başka yerlere götürecek. Çok akıllı bir katil ile karşı karşıya.

Bir yandan da Karim genç bir polis. Geçmişi baya kabarık ama hayat onu polis olmaya yönlendirdi. Karim'de bam başka olaylar ile karşı karşıya kalacak. Gizemli aksiyon burada iyice hareketleniyor. Tam gizem dolu sayfalar da gizem bolca. Pür dikkat kitabı okuyordum, en küçük ayrıntıyı kaçırmak istemiyordum. Çok başarılıydı çok. Bu işi en iyi yapan yazarların en başında Stephen King gelir. Alır okuru kitabın içine hapseder ve çıkamazsınız kitap bitene kadar devam eder. Grange'nin bu kitabı da aynen böyleydi. Sırf gizemi için bile okunur. Okulda başlayan hırsızlık olayı nerelere gidecek nerelere...

Kurbanlar neden öldürüldü? Katilin asıl amacı neydi? Olaylar nasıl yol alacak? Acımasız Kızıl Nehirler'de boğulmaya ya da kurtulmaya hazırsanız... Bırakın kendinizi, aksın sayfalar... Olaylar içinde olaylar... Cinayetler içinde cinayetler...
328 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Grange,nin okuduğum 5. Kitabı kızıl nehirler. Şu ana kadar okuduğum kitapları her seferinde sırasıyla çıtayı devamlı yükseltiyor. Ve hep bir adrenalin, hep bir macera, hep bir ters köşe, beni git gide kendine hayran bırakıyor. Kitaplarını okumak ve içinde diyar diyar gezmek  kendimi kitabın kahramanının yerine koyup o duyguyu yaşayıp, hazzı almak, o korkuyu yaşamak, dehşete kapılmak. Ve son olarak olayları çözmesine yardımcı olmak inanın anlatılmaz yaşanır. Hedefim Grange,nin tüm kitaplarını zamanla almak ve o duyguyu iliklerime kadar yaşamak.
328 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Jean Christopher Grange den daha önce siyah kan kitabını da okumuştum ama bu bambaşka çok iyi usta bir şekilde kurgulanmış. Akıcı ve sürükleyici ben çok beğenerek okudum.
328 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Şahane konu ve kurgusuyla polisiye gerilim türünün en iyilerinden demem yersiz olmayacaktır sicim gibi geren gererken eğlendiren , eğlendirirken düşündüren , düşündürürken eğiten , eğitirken bir o kadar da öğreten bir roman :)) okumanızı salık veririm bir an önce zira hayat çok kısa... :)
405 syf.
·9 günde·9/10
Şiirlerin arasına sıkıştırmış gibi oldum ama değdi. İlk Grange okuyuşum. Sitede de sormuştum hangisinden başlayayım diye bu kitabı önermişti arkadaşlar. Çok sağolun gerçekten. Gayet güzel klasik bir polisiye olmuş. Harbi polisiye :)) polisler her yerde, her sayfada...

Kitapta iki farklı olay var. Kurgu mükemmel. Yazar iki olayı öyle güzel birleştirdi ki; gerçekten beğendim. Öyle hiç zorlayıcı kelimeler, cümleler yok. Akıcı ve sade bir dil.

Kesinlikle tavsiye ederim. Yazarın 3-4 kitabı daha var elimde. Devam edeceğim bir yazar. Sırada Leyleklerin Uçuşu var bakalım neler olur ?

Tavsiye ediyorum. Okunulabilir güzel bir polisiye ve sürükleyici.
328 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Normalde kitap okurken sessiz ortam ararım, sakin kafayla alırım elime kitabımı ki hissederek okuyayım bana verdiği hazzı en iyi şekilde alabileyim. Ama bu adam var ya, evet Grangé Beyden bahsediyorum, öyle bir etkisi var ki ortam dilediği kadar gürültülü olsun okumaya başladığım an dışarıdaki tüm o sesler kayboluyor, kafam dağınık olsun alıyor kendine öyle bir odaklıyor ki sonra da tutup kendi dağıtıyor...

Grangé maceram Siyah Kan ile başlamıştı uzun süre etkisi altında kalmıştım ve bu etkiyle elime yeni bir polisiye kitap alamamıştım.. İkinci olaraksa yine bir o kadar hayran kaldığım Kızıl Nehirler.. Bir yanımda Pierre Niemans, diğer yanımda Karim Abdouf. Birbirinden başarılı ayrıca agresif ve bir o kadar da inatçı iki polis. "Kusursuz insan" oluşturmaya çalışanlar, birbiri ardına "cinayetler" ve dışarıdan önemsiz görülen iki "soygun"un izlerinin bu iki polisimizi bir araya getirmesi ve ve ve NEDEN öyle bittiii diye beni yıpratan bir sonu ile kitap taam bir maceraydı. Hepinize şiddetle tavsiye ederim!

Bunun yanında sizinle Ot Dergisinin Mayıs 2019 sayısında yer alan Grangé röportajının bir kısmını paylaşmak istiyorum:

-Sizin kişisel deneyinizin formülü nedir?

Formül çok basit:Aşırı doz sevgi! Aslında ben de eskiden çok agresif bir tavra sahiptim, çocukluğumda birtakım yoksunluklar, tatminsizlikler vardı. Ama zamanla bu agresif tavrın içimdeki korkuya verdiğim bir tür cevap olduğunu anladım. Ama insanoğlunu ilginç kılan -ki benim örneğimde de bu şekilde- bu eksiklikleri iyi bir şeye kanalize etmek. Ben, yoksunluklarımı romana dönüştürdüm. Her insanın, kendi kimyasındaki kötülükleri alıp olumlu bir şeye dönüştürebileceğine inanıyorum.


-Kötücül karakterlere bu kadar kafa yormak sizi paranoyaklaştırmıyor mu?

Tam tersi, romanlarımda tüm bunları yansıtmak, kusmak, günlük hayatımda daha saflaşmamı sağlıyor. Çocuklarıma sorsanız bu kadar karanlık bir hayal gücüm olduğunu asla tahmin edemezler. Bu romanlar kafamdaki o karanlık kısımdan kurtulmak için bir çıkış yolu. Romanlarım da benim için, az önce bahsettiğim doğru doz'un bir kısmını oluşturuyor, onlar sayesinde içimdeki karanlıktan kurtuluyorum.


***Son soru bizimle de ilgili, evet Niemans severler...

-Gerilim-polisiye edebiyatında bir karakter yaratıp, onun hikayelerini serileştirmek çok yaygındır. Sherlock Holmes, Hercule Poirot gibi... Siz neden bu yolu tercih etmiyorsunuz?

Her seferinde yeni bir kahraman yaratıp onun kendi travmaları, kendi özellikleri doğrultusunda, yeni bir soruşturma, yeni bir roman yazmanın daha zevkli olduğunu düşünüyorum. Fakat geçen yıl televizyon için dört bölümlük bir mini-dizi yazdım. Orada Kızıl Nehirler hikayesini ve Komiser Niemans'ı tekrar ele aldım. Sonra her bir bölüm için bir roman yazmaya karar verdim, hatta ilki Fransa'da geçen ay yayımlandı. Şimdi önümüzdeki dört romanda hep aynı kahraman karşınıza çıkacak. Ben de arkadaşlığı iyice ilerlettim Komiser Niemans'la...

***Tabi bahsedilen kitap, henüz okuyamasam da, Son Av!!!

Son olarak kendisi bu platformda bulunmasa da, bu kitabı benim için imzalatan dostuma teşekkürü borç bilirim. Herkese keyifli okumalar dilerim.
328 syf.
Bir Grange efsanesi daha bitti. Tüm hayatınız yalanlar üzerine kurulu olsaydı. Aslında siz kendiniz değilde başka birinin hayatını yaşamak zorunda olsaydınız. Işlenen seri cinayetler birbirini hiç tanımayan iki polisin kaderini birleştiriyor. Bu kitaptaki hikaye bir nevi ilginç olaylar dizimi. Hiç acımadan öldüren acımasız bir katile karşı ellerinde bir ipucu bile bulunmayan iki dedektif. Grange yine efsaneler yaramıştı bu kitabında da. Yazarı seviyorum ve başarılarının devamını diliyorum.
328 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Şiirlerin arasına sıkıştırmış gibi oldum ama değdi. İlk Grange okuyuşum. Gayet güzel klasik bir polisiye olmuş. Harbi polisiye :)) polisler her yerde, her sayfada... 

Kitapta iki farklı olay var. Kurgu mükemmel. Yazar iki olayı öyle güzel birleştirdi ki; gerçekten beğendim. Öyle hiç zorlayıcı kelimeler, cümleler yok. Akıcı ve sade bir dil. 

Kesinlikle tavsiye ederim. Yazarın 3-4 kitabı daha var elimde. Devam edeceğim bir yazar. Sırada Siyah kan var bakalım neler olur ? 

Tavsiye ediyorum. Okunulabilir güzel bir polisiye ve sürükleyici.
328 syf.
·Puan vermedi
Bu tür kitapları çok okuduysanız yada çok film seyrettiyseniz bazı tahminler yürütebilirsiniz yalnız bu kitapta olayın bütününü ancak kitabın sonunda toparlayabilirsiniz. Öncelikle olaylar bütünlüğü güzel, sürekli derinleşen ve genişleyen olaylar örgüsü güzel kurgulanmış ve gerilimin dozu sürekli canlı tutulmuş. Kitapta konu dışı yada gereksiz anlatımların olmaması da bu gerilimi desteklemiş. Konu bu kadar dağılınca toparlamak yazar için zor olmuş olmalı çünkü bana göre bazı mantıksızlıklar mevcut... Yani kusursuz bir kitap değil. Bu kitap yazarın okuduğum beşinci kitabıydı. Yani genel olarak yazarı başarılı buluyorum. Favorim "Siyah Kan"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kızıl Nehirler
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759914615
Orijinal adı:
Les Rivieres Pourpres
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Biz Efendileriz, Biz Köleleriz.
Biz Her Yerdeyiz, Hem de Hiçbir Yerde.
Biz Karar Verenleriz.
Kızıl Nehirlerin Hakimiyiz.

Kalbinize güvenmiyorsanız ya da ocakta yemeğiniz varsa, bu kitabı okumaya başlamayın.

Grange'nin sınır tanımayan hayal gücü, sürekli artan gerilim, etkileyici karakterler, birbirinden korkunç cinayetler; hepsi daha ilk satırlardan itibaren size hükmedecek...

"Kızıl Nehirler" sadece Fransa'da 450.000 sattı ve 20 dile çevrildi.

Soluk kesen bir tempo. İnsanı hemen saran bir hikaye. Çok gerçekçi şiddet sahneleri. İki sıradışı insanın çevresinde gelişen olaylar: biri enerji dolu, tecrübeli bir polis, diğeri sokaklardan gelme Mağripli bir çaylak...

"İnsanı daha ilk sayfalardan itibaren sarsan, altüst eden, yutan o kitaplardan biri. Sizi sürekli olarak gerilimin sınırlarında dolaştıracak; akkor haline gelmiş bir telin üzerinde yürüyormuş hissi verecek kusursuz bir thriller."
-Le Monde-

"James Ellroy ve Thomas Harris etkisinde bir seri cinayet hikayesi."
-Le Nouvel Observateur-

"Grange inanılmaz bir ustalıkla, insanı şaşkına çeviren kusursuz bir roman yazmayı başarmış. Okur romandan şok halinde ve kitabın bitmiş olmasından duyduğu boşluk içinde çıkıyor."
-Le Point-

"Polisiye-gerilim romanlarının Anglosaksonların işi olduğu söylenirdi. Grange 'Kızıl Nehirler'le, sadece bir Fransız yazarın bu türde yazabileceğini değil, aynı zamanda Anglosaksonlara gerçekten sıkı bir rakip olacağımı da kanıtlıyor."
-Le Magazine litteraire-

"'Kuzuların Sessizliği'nden bu yana yazılmış en iyi gerilim romanı."
-Le Figaro-

Kitabı okuyanlar 7.774 okur

  • Ahmet korkut
  • Nur evşan
  • İlker sayar
  • Barış Türken
  • Seda kurt
  • Evren Cuci
  • Fatma  coşar
  • Burcu KILIÇ
  • Elif Simge Özdemirtaş
  • Kadir Kocasoy

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.9
14-17 Yaş
%3.1
18-24 Yaş
%17.1
25-34 Yaş
%30.5
35-44 Yaş
%31.5
45-54 Yaş
%10
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%64.2
Erkek
%35.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.6 (728)
9
%28.7 (622)
8
%23 (499)
7
%9.2 (199)
6
%2.6 (56)
5
%1.3 (29)
4
%0.7 (15)
3
%0.5 (11)
2
%0.3 (6)
1
%0.2 (4)

Kitabın sıralamaları