Adı:
Şeytan Yemini
Baskı tarihi:
Nisan 2019
Sayfa sayısı:
519
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759913687
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Les Serment Des Limbes
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Şeytan Yemini
Şeytan Yemini
Birbirinin benzeri cinayetler işlenmektedir. Bu cinayetlerin ortak noktaları, katillerinin öldükten sonra hayata döndürülmüş ve uzun süre komada kalmış insanlar olmasıdır. Öldürülen kişiler de, onların komaya girmesine sebep olan kişilerdir. Bir tür intikam cinayetleridir bunlar. Ancak bu kişiler gerçekten katil midir? Yoksa sadece verilen emirleri uygulayan birer piyon mudurlar? Avrupa’nın birbirinden uzak kentlerinde işlenen bu cinayetler nasıl bu denli benzerlik içermektedir? Yoksa katil tek bir kişi midir? Kendini şeytanın yerine koyan, kendini şeytan sanan biri. Belki de şeytan gerçekten yeryüzüne inmiştir.
694 syf.
·4 günde·9/10
Kızıl Nehirler, Kurtlar İmparatorluğu, Leyleklerin Uçuşu ve Sisle Gelen Yolcu'nun ardından 5. Grange kitabı Şeytan Yemini'nide keyif alarak okudum...

Kitabın isminden de anlaşılacağı gibi normal bir polisiye romanı değil, iliklerinize kadar gerilimi hissedeceğiniz bir kitap. Şeytan, aslında kitabın başkarakteri, ismini bolca okuyacaksınız. Satanistlerin sadece kedi kesmediğini, vahşice cinayetler işlediklerini ayrıntılı bir şekilde öğrenmiş oluyorsunuz.

Cinayet masası polisi Mathieu, gözü kara bir polis. Cinayetleri çözmeye çalışırken yasadışı yollara başvurmaktan çekinmiyor. Birde çok sigara içiyor, sigarayı bırakmış olmasaydım, Mathieu her sigara yaktığında bende yakardım kesin...

Kitabın çoğunluğunu gece okudum, gece okuduğumdan mıdır nedir, okurken çıt sesine hassasiyetim arttı... Çok gerildiğim garanti, şeytanın varlığına inanan biri olarakta biraz korktum evet.

Öldüğüm zaman vücudumun, böcekler ve kurtlar tarafından nasıl yenileceğini hep düşünürüm ve ürperirim. Kitapta bu konuda baya baya detaylı işlendiği için acaba yakılmak daha mı iyi olur diye düşünmedim değil.. :)

Sıradışı konusu ve Grange kalitesi ile Şeytan Yemini, okunmasını tavsiye ettiğim kitaplardan...
519 syf.
Herkese Merhaba,
Şeytan Yemini, Grange ile tanıştığım kitap oldu. Normalde polisiye, korku ve gerilim türündeki romanları sevmiyorum. Bu roman sürekli karşıma çıkıyordu ve Şeytan Yemini'ni okumam yönünde de çok fazla öneri alıyordum.
Kitaptaki kurguyu, karakterleri, tempoyu ve anlatım tarzını sevdim. Okumaya başladığınız andan itibaren kendinizi korkunç bir serüvenin içinde buluyorsunuz. Betimlemeri hayalimde canlandırdıkça gerçekten ürperdim. Biyolojiyi ve böcekleri seven birisi olarak cinayetlerde kullanılan orijinal yöntemler de beni etkiledi.
Çok fazla olmasa da ara sıra karşıma çıkan argo kelimeler ve kötülüğün etkilerini göstermek için yapılan bazı betimlemer beni rahatsız etti.
Grange'ın okuduğum son kitabı olmayacak... Herkese keyifli okumalar.
520 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Isparta denilince nasıl gül akla gelirse benim aklıma da gerilim-polisiye dendiği an Grange geliyor. Grange macerasına Kızıl Nehirler ile başladım ve şu an 8. Kitabını bitirmiş oldum. Her kitabında öylesine hayran kalıyorum ki nasıl anlatayım bilemiyorum.

Adam gerçekten çok iyi bir araştırmacı ve bilgin birisi. Niye derseniz o kadar çok konu hakkında detaylıca bir bilgisi var ki muazzam. Öylesine bir kurguyla; olayları birleştiriyor ki siz farkına kitap bittiğinde varıyorsunuz. Her kitabında sizi öyle bir gezdiriyor ki dünyayı size tanıtıyor. Bunları yaparken size çok ama çok farklı konularda bilgilendirme de yapıyor.

Bu kitabında da yine İtalya, Fransa, İsviçre arasında TGV’ye bindik hop uçakla uçtuk, BMW ile gezdik…

Bu seferki eserinde Satanizmi konu almış Grange ve içten içten zıtlıkları anlatarak Vatikan’ı resmen ezmiş büzmüş. Din konusunda sizi öylesine çelişkilerde bırakıyor ki; gerçekten düşünmeye başlıyorsunuz. E yani daha ne olsun düşündürüyor adam polisiyede :) Yine bir cinayet ile başlıyor roman ve şeytana tapan bir katil aramakla başlanıyor.

Din, Hristiyanlık ve Hristiyanlık mezhepleri ile çok sağlam bilgileri var. Adam hiç girilmeyen Vatikan odasını hayal edip burada bizi gezdiriyor. İyilik ve kötülük arasındaki zıtlığı işlemiş yazar. Negatiflik, kötülük, intihar sayesinde şeytanla görüşmeye ve farklı bir inanç yaratılmasıyla devam ediyor. Kötülüğün kol gezdiği, soykırım yapılan Yugoslavya’yı Sudan’ı unutmamış ve bunları aktarmış. Yanlış gördüğü yerlerin altını çiziyor. İlk bölümünde bir tanıtım var sonraki bölümler ise karakterlerden yola çıkarak ayırmış kitabını Grange.

Gerçekten kitapta gerilmemek elde değil. Ben bile bazı bölümlerde ürpermedim desem yalan olur. Ölümden sonra o ışığın kırmızı ise şeytan negatiflik beyaz ise iyilik pozitiflik olarak bir anlatmış ki hani ölümden sonra da yaşayacağına, böyle bir inanış olduğuna kanaat getirtiyor. Merak uyandırıcı öylesine güzel konular var ki aralara nasıl diyeyim harika bir serpiştirme var. Kurgu güzel, konu güzel, olaylar akıcı, devamlı bir heyecan var ve bilgileniyorsun. Betimlemeleri de ayrıca sağlam sizi baya gezdiriyor.

İki uçlar teoremi çok güzel ve dikkat çekici. Tıp bilimi ve reanimasyon konusu hakkında resmen bir tarihe geçecek kitap. Asıl hoşuma giden şeylerden biri kişinin ölüp daha sonra hastanede yada belli süreden sonra tekrar hayata dönmesini Vatikan ile Doktorların farklı açılardan görmeleri gerçekten din ile tıp dünyasının bakış açılarını bize gösteriyor. Kitabın uyuşturucu ve sigaraya karşı tutumu mükemmeldi minnetle okudum.

Grange’ın kitaplarında genellikle de nedense bir erotizm oluyor. Minik hatta çok minik bir bölüm ama onu anlatmadan geçmiyor. Kesinlikle bir ilişkiye girilecek ve aşk olacak. Sonunda tabi ki aşka bağlanıyor olay ama ortada bir vahşet var. Eleştirdiğim yerler de olmadı değil. Bazı yerleri ben çözmüşken o kadar zeki polisin çok geç anlaması ve Kurtlar Vadisi’nde Polat Alemdar gibi bir çok öldürücü tehlikeden bir çizik dahi almaması da biraz saçma olmuş :)

Son olarak bir mağara ile ilişkilendirmesi ve genellikle bir anda biten polisiyelerin nasıl bitirileceğini kanıtlaması da harika. Tek tek, sırayla mükemmel bir final oldu.
Tarih, vahşet, bilgi ne ararsanız var. Benim polisiyede, gerilim de tek geçeceğim isim açık arayla her zaman Grange olacaktır. Herkese bu kitabı şiddetle tavsiye ederim. Hele birde saat 02.00/ 05.00 arasında okunursa adrenalinin kanınızda aktığını hissedeceksiniz.
520 syf.
·12 günde·Beğendi
Tek kelime ile benim için “Mükemmel” bir romandı. Bugüne kadar okuduğum;
Leyleklerin uçuşu
Kurtlar İmp.
Kızıl N.
Taş Meclisi
Siyah Kan
Ve Koloni’den sonra 7. Grange kitabı idi. İstisnasız ilk sıraya hemen koyabileceğim “Şeytan Yemini”, son derece sürükleyici ve kusursuz bir kurguyla , dolu dolu ilerliyor. Polisiye/Gerilim severlere şiddetle tavsiye ediyorum.
520 syf.
·Puan vermedi
Her zaman ki gibi , türünün bir numarası. Grange ve kitapları insanı bambaşka bir dünyaya götürüyor. Akıcı dili ve konuların inanılmaz bağlantıları her zaman şaşırtıyor. Mutlaka okunmalı :) Sevgiyle kalın.
520 syf.
·26 günde·Beğendi·9/10
Yazarla "Leyleklerin Uçuşu" adlı kitabı ile tanışmıştım. Bu kitabı okurken yine yazarın zekasına ve hayal gücüne hayran kaldım. Bilim, sosyoloji ,şehirler... İyi bir kurguya sahip polisiye roman.
520 syf.
·Beğendi·10/10
Okurken gerçekten de tüylerimin diken diken olduğu, korkudan ziyade bir şekilde insanı geren bana göre Grange'nin en iyi romanı diyebilirim. Roman sonrasında ölüp dirilen insanlar hakkında haber araştırma gereği duymuş hatta romandaki şekillere birebir uyan haberler karşısında romandan daha da bir ürpermiş daha da bir etkilenmiştim. Kesinlikle okunması gereken iyi bir roman.
519 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Son derece özel , son derece güzel , son derece tüzel ve son derece dokunaklı sonuyla beni ters köşeye fırlattı attı hiç beklemediğim bir dünyada alık gibi bıraktı konu beni sanırım biraz abartmış olabilirim :) ama yazarın polisiye'ye , korkuya ve komalık olacak kadar kana olan tutkusuna ise laf yok sonuç yine ortaya tüyleri diken diken eden bir yapıt çıkmış :) neyse efenim ben okudum son derece de beğendim okursanız sizinde beğeneceğinize %100 eminim. :))
694 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Grange ile şeytan yemini kitabıyla tanıştım .
Öyle güzel ve gizemli bir hakimiyeti var ki kitapta, okudukça meraklandıran, meraklandırdıkça daha çok okuma hevesi uyandıran başarılı bir polisiye,gerilim kitabı ...
Her çevirdiğim sayfayı tüylerim ürpererek okudum kitabın sonunda bulanıklaştım buda kitabın bireyi düşünmeye iten başarısıyla ölçülür ...
Okunması gereken kitaplar arasında yerini ayırtan türden, polisiye okumayı severlere duyurulur:)
519 syf.
·12 günde·Beğendi·Puan vermedi
"Araf yolcuları. Karanlıklar lejyonu. Sadece katillerden değil, işkencecilerden, sadistlerden oluşan bir lejyon.
Bu erkek ve kadınların psişik bir travma geçirdikleri fikrine sıkı sıkı tutunmuştum.
Ancak kötülük eğilimi o kadar büyüktü ki onların yaşam ile ölüm arasında Şeytan'la karşılaştıkları sonucu çıkarılıyordu. Adaylarını, insan bilincinin sınırlarında dolaşanlardan seçen bir şeytan...Kozmik alanda ışığı soğuran kara delikler gibi ruhları yutmak için kapının açılmasını bekleyen negatif bir güç"....


Yine hayal üstü, akıl ötesi, bütün Avrupa'yı dolaşan bir dizi cinayetler serisi ve her ipucunu titizlikle değerlendirip adım adım Şeytan'a yaklaşan cesaretli bir polis, Yüzbaşı Durey...
Işıksızlar ve onların etkisi altındaki katilleri bulmak kolay değildi,

Ve yine hiç beklenmediğim bir son...


"Nasıl isterseniz öyle adlandırınız. Ona verilen her ad bir yalandan başka bir şey değil. Onu nitelendirmek için boşuna bir çaba....
....-Görüntüsü yok, buna ihtiyacı da yok o bizim içimizde..."
"Şeytan yeryüzüne mi indi, yoksa hep buradamıydı?"
519 syf.
·Beğendi·10/10
Hayatımda okuduğum en güzel polisiye roman. Grangé ile bu romanla tanıştım ve Grangéin bağımlısı oldum. Bu kitaptaki yaratıcılık, hayal gücü, kurgu, üslup, karakter betimlemesi ve sürükleyicilik hepsi birbirinden mükemmel. Ve insanı yer yer de korkutuyo. Bu romanı okuduktan sonra gece tuvalete korka korka gittiğim zamanlar oldu, insanı o kadar etkiliyo. E hal böyle olunca da insan Grangé’e hayranlık duymadan edemiyo. Bu kitabı okumayı düşünüyosanız hiç ama hiç düşünmeyin direkt alıp okuyun ve okutturun.
520 syf.
·26 günde·9/10
Grange'ın kitaplarını beğenmemek haddime değil ama cinayet-polisiye-gerilim türünde beklentilerimi o kadar yukarı çıkardı ki bambaşka şeyler bekliyorum artık kendisinden. Hep daha fazlasını. Alıştım galiba ama yine de mükemmele yakın bir kitap daha okudum diyebilirim.

Ceset tasvirleri yine inanılmazdı. Katilin sanatçı gibi yaptığı ince işler yine hayallerımize damga vurdu. Kitabı okuduktan sonra yine gece karanlıkta boşluğa bakamaz olduk. Bilinçaltımıza işledi işledi durdu işlenen cinayetleri ve sanat eseri gibi anlattığı cesetleri.

Bilimsel açıklamaları, her soruya mantıklı bir cevabı olması ve bunu o konunun uzmanıymış gibi yapması yine hayranlığımızı arttırdı kendisine.

Yalnız o kadar çok cinayet romanı okuyorum ki katili merak edemiyorum artık. Bir yerlerde bir şekilde çözer oluyorum gerçekleri. Kitapta da bazı karakterlerin dediği gibi gördüğüm en salak polislerden biri olan Mat bazı gerçekleri diğer romanlardaki ana karakterlere göre biraz geç keşfediyor. Biz bazı gerçekleri ondan önce öğrendik resmen. Bu da biraz diğer romanlarına göre seviyeyi bir basamak daha aşağı çekti ama 9 puanı da haketti.

Son olarak da bir eleştiri de kendime. Bu kitabı bu kadar geç okumak ve uzun sürede bitirmek kendime kızmama neden oldu. Grange'ı tamamlamak gerek. Sırada Lontano ve Kongo'ya Ağıt var.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şeytan Yemini
Baskı tarihi:
Nisan 2019
Sayfa sayısı:
519
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759913687
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Les Serment Des Limbes
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Şeytan Yemini
Şeytan Yemini
Birbirinin benzeri cinayetler işlenmektedir. Bu cinayetlerin ortak noktaları, katillerinin öldükten sonra hayata döndürülmüş ve uzun süre komada kalmış insanlar olmasıdır. Öldürülen kişiler de, onların komaya girmesine sebep olan kişilerdir. Bir tür intikam cinayetleridir bunlar. Ancak bu kişiler gerçekten katil midir? Yoksa sadece verilen emirleri uygulayan birer piyon mudurlar? Avrupa’nın birbirinden uzak kentlerinde işlenen bu cinayetler nasıl bu denli benzerlik içermektedir? Yoksa katil tek bir kişi midir? Kendini şeytanın yerine koyan, kendini şeytan sanan biri. Belki de şeytan gerçekten yeryüzüne inmiştir.

Kitabı okuyanlar 3.539 okur

  • Özlem Karaca
  • Nurbanu Şahin
  • _kitap.vakti_
  • Günce ç.
  • Onur daldal
  • uğur bayam
  • Derya
  • y
  • Baturay Kaya
  • Pudu Hepa

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.4
14-17 Yaş
%2.4
18-24 Yaş
%18.9
25-34 Yaş
%35.4
35-44 Yaş
%31.5
45-54 Yaş
%8.2
55-64 Yaş
%0.6
65+ Yaş
%0.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%65.4
Erkek
%34.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.4 (297)
9
%22.5 (213)
8
%21.5 (203)
7
%10.7 (101)
6
%3.6 (34)
5
%1.7 (16)
4
%0.3 (3)
3
%0.1 (1)
2
%0.2 (2)
1
%0.2 (2)

Kitabın sıralamaları