8,2/10  (304 Oy) · 
1.111 okunma  · 
237 beğeni  · 
4.796 gösterim
Soluğunuzu kesen tempo, heyecan ve gerilim hiç bitmeyecek!

Onlar Çocuktular...
En mükemmel elmasların saflığındaydılar...
Ne ufak bir lekeleri...Ne de en ufak bir kusurları vardı...
Ve ne de en ufak bir günahları...
Ama onların saflığı kötülüğün saflığıydı...
Paris'te bir Ermeni katedralinde işlenen bir cinayet. Kan yok, cinayet aleti yok, yara bere yok...
Biri yaşlı ve huysuz emekli bir polis, diğeri Çocuk Bürosu'nda görevli, ancak açığa alınmış uyuşturucu müptelası genç bir polis. Bu ikisi, gitgide hunharca bir hal alan ve peşpeşe işlenen cinayetlerin katilini veya katillerini bulmak için birlikte çalışmak zorundadır. Birbirlerine ihtiyaçları vardır, birbirlerini tamamlamaktadırlar. Ancak bu cinayetler sıradan bir seri katilin işi değildir. Gizli servisler, naziler, Yahudiler, ülke içinde ülkeler, ve "siyah bölgeler"... Sanki birileri bir şeyleri gizlemek istemektedir.

Fransa'nın göbeğinde başka bir ülke olabilir miydi?
Bu ülkeye kim veya kimler göz yumuyordu?
Burada neler yapılmaktadır?
Kaçırılan çocuklar ile öldürülenler arasındaki bağ nedir?
İki polisin çabası cinayetleri açığa kavuşturmaya yetecek midir?
Yoksa...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2009
  • Sayfa Sayısı:
    424
  • ISBN:
    9786051112909
  • Orijinal Adı:
    Miserere
  • Çeviri:
    Tankut Gökçe
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:

Grange'in insan ruhunun tabiri caizse ürkütücü noktalarına temas ettiği romanı. Mazoşistlik, sadistlik ve bu iki kavramdan hazza açılan dünya irdelenmiş bir cinayetin perde arkasında. Ayrıca kitapta bu kavramlara dair bilimsel ve tarihsel bilgiler de edinebilirsiniz.

Elif 
 31 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitap tek kelimeyle mükemmel. Okuyorsun ama zihinde öyle bir hoşluk bırakıyor ki. Bunu kelimelerle pek ifade edebileceğimi sanmıyorum. Yazarın dili çok akıcı. Okudukça okuyası geliyor ve insan kitabı elinden bırakmak istemiyor. Kitaptaki ana karakter olan Lional Kasden ve Cedric Volokine benim adamım. İlk başlarda birbirlerinden pek haz etmeselerde sonradan bir elin iki parmağını oluşturan cinsler. Nefretin sevgiye dönüşmesi. Mesafelerin yok olması baya iyi bir kurgu ile anlatılıyor. Yazar anlatırken sanki onlarla beraber bende yaşadım bu olayı. Bir köşeden onları izliyormuşum gibi hissettirdi. Harikaydı.

Koloni benzeri kitaplar

Sadık Kocak 
04 Eki 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Lionel Kasdan, Cinayet Masası başkomiseri. Grange'nin devam eden kilise takıntılarına bir yenisi daha ekleniyor ve cinayet yeri bir Ermeni Kilisesi seçiliyordu. Komiserimiz de Ermeni. Eric Vernoux, adli polis. Beraber çalışacakları daha baştan belli ikilimiz. Tabi Eric soruşturmadan çekilmeseydi.  Kurbanımız da Şilili Wilhelm Goetz. Yani gene büyük çapta araştırmalar yapılacağını tahmin edebiliyoruz. Aslında bir yandan da sevdiğim bir nokta Alman asıllı birisi ile Ermeni yani Yahudi olanları birleştirerek kullanan ve güzel mesaj veren bir yazara sahibiz. Ayrıca gene araştırmacı yazarımızın Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin yaptığı araştırmanın konuşma içerisinde hiç muhabbetini açtırmadan kapatmasını da tebrik ettim. Araştırmacı yazarlar her zaman baş tacıdır. 
Kasdan, araştırmalara başladığında genç bir çocuktan aldığı ifade ve Goetz'in evindeki aramayla başladı. Bir yandan da Cedric Volokine hikâyeye dahil oluyor ki kendisinin hikayesi ve içinde bulunduğu şartlar oldukça üzücü olan bir polisimiz. Ben gene de bu iki polisimizin özelliklerini beğenmiştim.
Grange herhalde bu kitapta önceki yorumumu yapacağımı hisseder gibi, bol küfürlü ya da erotik sahneler yerine öyle uysallaşmış ki; cesedi tanımlarken yaptığı o betimlemeler yerine ‘Edebe Aykırı' kelimesini kullanmıştı.
Hiç kimsenin geleceğe inanmadığı umut dolu bir ülke, Hiç kimsenin geçmişe inanmadığı anılarla dolu bir ülke. Şili için söylense de hepimize çok tanıdık geldiğini düşünüyorum. Bunun dışında ABD için ‘Sam Amca çaldıklarının geri alınmasından hoşlanmazdı' diye bir tabir var ki Şili olayı için kullanılan. Grange gerçekten korku gerilim ve biraz da eğlence için biçilmiş kaftan !
Cinayetler ve bağlantıları sonrası beklediğimiz yere yani ‘Koloni’ denilen bir gruba ve bunun insanlarına -ya da çocuklarına mı demeliydik- rastladık. Ben gene çok beğendim demeliyim. Araştırmalar, ülke tarihine inme ve araştırılan insanlar. Eskiler ve yeniler, Alman ve yahudiler ile geçmişleri. Herşey birbiriyle oldukça bağlantılı ve şaşırtıcı. Böyle bir kurgu benim için altın değerinde diyebilirim. Hristiyanlık, Yahudilik ve Müslümanlık. Dua, Oruç ve Nefis Köreltme. İç içe geçen –ve doğru- araştırmalar. Bu da yazarımızın ne kadar detaylı araştırmalara inerek kurgu ve gerçekliği birleştirdiğini gösteren ögelerden.
Sociedad Asuncion benefactora y educacional. Fransa’nın göbeğinde bir ülke buluyoruz. Evet bir ülke. Kurgu burada had safhaya ulaşıyor. Çözüm tamamen bu bulmacanın içerisinde. Ölümler, saldırılar, polislerimizin kimliği, gerçekte kim oldukları ve en başından beri merak konumuz olan ‘Ses’ ve bununla ilgili tarikatın ne planladığı. Her cevap işte tam da bu bölümdeydi diyebiliriz.
Aslında düşünüyorum da biraz erken bitmiş hani koro devamında bir olay daha işlenebilir ve tamamen bitirilebilirdi ama yazar bu sefer yazmamayı tercih etmişti ve biz de saygı duymalıydık. Gene çok başarılı bulduğum bir kitabı bitirdim. Adamın kitapları bir içim su denilecek cinsten. Halen okumadıysanız kaçırmayın derim. Ve İyi geceler..

Ecem Melis 
15 Mar 2017 · Kitabı okudu · 4 günde

Bu kitabı ilk başladığımda sıkıcı buluyordum fakat bi 50 sayfa sonrasında o kadar sardı ki okumak için can atar oldum. Akıcı hale geldikten sonra insanın elinden bırakamayacağı tür bir kitap. Bayıldım...

Serdar Poirot 
12 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Usta yazardan yine tek kelime ile mükemmel bir roman. Şili'li bir koro şefi olan Wilhelm Goetz öldürülür. Cinayet aleti ve yöntemi bilinmiyordur ancak bir çocuk ayakkabısının izi vardır. Öldürüldüğü Ermeni kilisesinin üyelerinden emekli başkomiser Lionel Kasdan bu işe girişir. Çocuklarla olan bağlantıya da uyuşturucu bağımlısı komiser Cedric Volokine dahil olur. Yetkisi olmayan iki polis bu suçu araştıracaktır. Cinayetler devam eder. İpuçları onları ses ve müziğin gücünü keşfeden, Şili'de Asunçaon adında bir koloni kuran Hartmann adında bir adama götürür. Bu adamın kurduğu koloni Fransa'ya taşınmıştır ve yasal bir şekilde kendi mikro devletini kurmuştur. Yetkisi olmayan bu iki polisin yapacağı şey çığlık imparatorluğunun içine sızmaktır. Bu işe girişirken iki polis de kendi geçmişleri ile yüzleşir. Acaba oğul Hartmann'ın kimliğini tespit edebilecekler midir? Bu işe bir son verebilecekler midir? Soluksuz okunan bir roman.

Recep 
26 Tem 2017 · Kitabı okudu · 8 günde · 7/10 puan

Kitap, Grangé okurlarının iyi bildiği üzere ağır akan bir başlangıca sahip. İlk 50-60 sayfayı okurken sabırlı davranılması gerekiyor zaten sonrasında anlatım akışkan bir hale geliyor. Bu kitapta değinmek istediğim birkaç ayrıntı var. Baş karakterin uyruğu sebebiyle yazar inceden de olsa Türkiye'ye laf dokundurmadan yapamamış. Ayrıca hafif bir semitizm rüzgarı da estirmiş kitapta. Bunları sert bir eleştiri olarak, kitabı karalamak için söylemiyorum elbette.
Dikkatimi çeken bir ayrıntı da Fransızların, genel olarak Afrika'da uyguladıkları şiddeti de çekinmeden dile getirmiş Fransız yazar.
Bunlar haricinde söylenecek te şey kendini okutan iyi bir Grangé eseri daha.

Esma Tezgi 
05 Nis 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 8/10 puan

Kitap genel olarak çok güzeldi, konu ve kurgu çok zekice hazırlanmıştı, karakterleri de çok sevdim yalnız kitabın tek sorunu yazarın belirgin imzasını taşımasıydı. Yazarın her kitabının kurgu ve dil bakımından çok benzer olmasından hoşlanmıyorum, biraz değişik teknikler denese ortaya daha şaşırtıcı ve güzel şeyler çıkabilir bence, bu haliyle şaşırtıcı olmaktan uzaklaşıyor. Yazarın üslubunu sevsem de her kitabında aynı üslupla karşılaşmaktan hoşlanmıyorum.

Ayrıntılı yorum için; http://yorumatolyesi.blogspot.com/2016/04/koloni.html

Ayşenur 
16 Eki 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Okuduğum en çarpıcı eserlerden biri. Konusu, anlatımı, çok akıcı ve güzel. Yazarın hayal gücüne hayran kaldım. Olaylar çok farklı bir şekilde gelişiyor bunun için okurken sürekli beyin jimnastiği yapmak gerekiyor.

Evren5- Kozmos 
06 Oca 2017 · Kitabı okudu · 16 günde · 6/10 puan

Yani bir kitap Nur Yerlitaş'ı olup maalesef tarz değil diyorum. Grange'ın okuduğum dördüncü kitabıydı ama bu kadar orijinallikten uzak bir hikaye yazmasını beklemezdim. Biraz nazizim koyalım, birazcık cinayet, biraz polis hikayesi, üstüne birde sapkın din mitolojisi... Bu mudur Jean ? Bu mu annem ? sen ki Siyah Kan ve Sisle Gelen Yolcuyu yazmış kişisin :) Birde her kitabında sürekli baba -oğul miti kullanmasan yani ölürsün değil mi :) Neyse kitabın sonunda ki o son cümlen için affedebilirim seni :) Değerli okurlar eğer Grange ilk defa okuyacaksanız bence Siyah Kan veya Yolcu ile başlayın, Koloni birazcık beklesin :) Size en büyük kıyağımı kitaptaki en iyi klasik eserlerin listesini vererek yapıyorum. :) Kitabında en güzel yanı buydu sanırım .)
Gregorio Allegri- Miserere (Mutlaka Mutlaka Dinleyin)
Schubert- Ave Maria (Mutlaka Mutlaka Dinleyin)
Bach- Ricercare (Mutlaka Mutlaka Dinleyin)
Brahms- Ein Deutsches Requiem
Messe de Tournai- Gloria in excedesis Deo
Giovanni Pergolesi- Stabat Mater Dolorosa
Gabriel Faure- Op. 11 Cantique de Jean Racine
Oliver Messiaen- Trois Petites Lituregies
Tomas Luis de Vic- Requiem
Arthur Honegger- Jeanne d'Arc
Gilles- Requiem

Piemaker 
25 Şub 2017 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 10/10 puan

Korku gerilim kralı Jean Christophe Grangé ve yine muhteşem bir eser.Grange kitaplarını okurken başka hiçbir kitabı okumamak Lazım.Lionel Kasdan ve genç Cedric Volokine'ın eşsiz yolculuklarına tanık olacak tüm okuyucuların kitaba bayılacağına,en azından Grange ile ilk defa bu kitapla tanışacak olan okurların yazardan etkilenecegine eminim.Ya da öyle umuyorum:) Okuyacak olan tüm okurlara iyi okumalar dilerim...

4 /

Kitaptan 62 Alıntı

Beyza Demir 
13 Haz 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Pişmanlık duyan birinden daha tehlikeli bir şey yoktur.

Koloni, Jean-Christophe GrangéKoloni, Jean-Christophe Grangé
Recep 
24 Tem 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

63 yaşındaydı ve hala anlamıyordu. Kötülüğün kaynağı neydi? Ya bu kıyımın sebebi? İyiliğin karşısında kayıtsızlığı değerli kılan şey yaşam mıydı?

Koloni, Jean-Christophe GrangéKoloni, Jean-Christophe Grangé
intifa 
10 Nis 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Eğer birini öldürüyorsan, öldürülmeyi de kabul etmen gerekiyordu.

Koloni, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 214)Koloni, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 214)
Recep 
22 Tem 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

...Alkolik bir avukatı canlandıran aktör, duruşma sahnesinde "Çocuklar asla suçlu değildir!" diye bağırıyordu. Kasdan da arabasının içinde aktörün güneyli aksanını taklit ederek yüksek sesle aynı cümleyi tekrar etti: "Çocuklar asla suçlu değildiiir..."

Koloni, Jean-Christophe GrangéKoloni, Jean-Christophe Grangé
İlayda G. 
18 Kas 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

İnsan hayal kurmak için yaratılmıştı, yani itaat etmekten çok mücadele etmek için. Bu evrimin kuralıydı. Ve özellikle de insan şiir için yaratılmıştı. Ütopya da şiirseldi. Ve şiir daima gerçekçiliğin karşısında olacaktı.

Koloni, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 250)Koloni, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 250)
intifa 
10 Nis 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Onlar çocuktular. En mükemmel elmasların saflığındaydılar. En ufak bir lekeleri en ufak bir kusurları yoktu. En ufak bir günahları da.Ama onların saflığı kötülüğün saflığıydı.

Koloni, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 407)Koloni, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 407)
Esma Tezgi 
05 Nis 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Uzun zamandan beri insanları yargılamayı bırakmıştı. Artık ihanete inanmıyordu, çünkü edilen yeminlere inanmıyordu.

Koloni, Jean-Christophe GrangéKoloni, Jean-Christophe Grangé