Kitap
Erik Ağacı

Erik Ağacı

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.8
678 Kişi
1.804
Okunma
664
Beğeni
16bin
Gösterim
512 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 14 sa. 30 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Arkadya Yayınları · Ekim 2016 · Karton kapak · 9786051880181
Orijinal adı
The Plum Tree
Köklerin neredeyse orada çiçek açarsın… Büyükannemin söylediği en güzel sözdü bu. Çünkü kökün ne kadar güçlü olursa vereceğin meyve de o kadar güzel olur. Ancak benim meyve verecek dallarımı daha on yedi yaşındayken kırdılar. Dün ile bugün arasında öyle çok fark var ki. Isaac ile erik ağaçlarının arasında koşturup, birlikte büyüdüğümüz küçük Alman köyüne rüzgârlı tepeden baktığımız günler çok mu geride kaldı şimdi? 1938 yılının sonbaharı, neden savaşı beraberinde getirdi ki? Sürekli kulağımda yankılanan bomba ve siren seslerini kim silecek? Ailem ve ben sığınağa tam vaktinde gidebilecek miyiz düşüncesinden ne zaman kurtulacağım peki? Neyi özlüyorum biliyor musunuz? Isaac ile birlikte yumuşacık ekmek üzerine sürüp yediğimiz erik reçelinin tadını. O erik reçeli benim çocukluğum, hayallerim ve umutlarımdı. Ah Isaac. İnançlarımız yüzünden bu savaş bizi ayırsa da kalbimdeki seni nasıl alacaklar? Ben, Christine Bölz, her neredeysen orada senin yanındayım. Seni seviyorum, sevgilim ve senden hiç vazgeçmeyeceğim. Hem aşk için kimler neleri feda etmedi ki… Ardımda Kalanlar ile gönülleri fetheden Ellen Marie Wiseman, bu kez Erik Ağacı ile okuyucularıyla buluşuyor. Annesinin hayatına dayanan hikâye cesareti, kurtuluşu, kalp kırıklıklarını ve aşkla uyanan umudu müthiş bir gerçeklikle anlatıyor.
5 mağazanın 5 ürününün ortalama fiyatı: ₺25,61
8.8
10 üzerinden
678 Puan · 194 İnceleme
Aşkı Kitap
Erik Ağacı'ı inceledi.
505 syf.
·
3 günde
·
9/10 puan
Dili, hikayesi, konusu ile muhteşem bir kitap. Kitap 2. Dünya savaşı sırasında yaşanan olayları gerçekçi bir dille anlatmış. Bu konudaki kitaplarda genelde okuması bile güç durumlar anlatılır ancak burada o kadar derinlere inilmemiş. Kitabın yazarın ailesinden esinlendiği kitapta Christine ile Isaac arasında ki aşk dışında gerçeklikler anlatılmış. Kitap bu tarz bir aşk öyküsü ile okuyucuyu etkilemeyi başarmış. Alman Christine ile Yahudi olan Isaac arasında ki aşk ile Christine' nin ailesi ön planda olmuş. Kız kardeşi Maria, erkek kardeşleri ve savaşı savunmasa da ailesi için savaşa katılan babasının yaşadıkları oldukça etkiliyor. Gerilim, romantizm, gerçeklik ve hayal gücünün buluştuğu bu kitap özellikle ikinci dünya savaşı dönemi okumayı sevenler için harika bir kitap. Köklerin neredeyse orada çiçek açarsın.
Erik Ağacı
8.8/10
· 1.804 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
8
Mustafa A.
Erik Ağacı'ı inceledi.
512 syf.
·
Beğendi
"Savaş herkesi mağlup eder." İkinci Dünya Savaşı dönemine ait filmler ve kitaplar hep ilgimi çekmiştir.Özellikle de sevdiğim en güzel filmler bu dönemi anlatan filmlerdir.Piyanist, Hayat Güzeldir ve Schindler Listesi gibi oskarlık filmlerde Nazi zulmü ve Holokost anlatılır. Büyük bir dramdır.Dünya tarihinin gördüğü en büyük zulümdür. 2.Dünya Savaşında altı milyon Yahudi soykırıma uğramıştır. Tabi bu zulüm sadece Yahudiler'e yapılmamıştır.200.000'den fazla bedensel engelli Alman da Ötenazi programı ile öldürülmüştür.( Ötenazi kelimesinin, Nazi kelimesinden türediğini bu kitabı okurken öğrendim.) Ayrıca 200.000 civarı Çingene de katledilmiştir. Tek suçları Alman doğmamalarıdır. Peki ya Alman olanlar? İşte bu kitap Almanlar'ın gözünden 2.Dünya Savaşı'nı anlatıyor. 1938-1945 yılları arasını Almanlar'ın nasıl geçirdiğini anlatan bir roman. Almanlar'ın da açlıktan, sefaletten ve Ss subaylarının zulmünden çok çektiğini, sürgünlere gönderildiğini ve öldürüldüğünden bahsediyor.Kitabı okurken aslında Alman halkının da bu savaşı istemediğini ve Hitler'den nasıl nefret ettiğini görüyorsunuz. Kitap savaşın tüm kirli yönlerinden bahsediyor ve "savaş varsa ortada kimse haklı değildir" diyor. Sivillerin, masum çocukların öldürüldüğü hiçbir dava haklı değildir. Kitap zengin Yahudi Isaac ile fakir Alman kızı Christine'nin aşkı etrafında şekilleniyor.Ama kitaba aşk romanı demek haksızlık olur. Yazarın babası ABD'li, annesi Alman.Annesi 2.Dünya Savaşı'nı yaşamış ve zaten bu kitap da kızına anlattıklarından yola çıkarak kurgulanmış. Yazarın dili sade ve anlatımı sürükleyiciydi. Kitapla ilgili tek eleştirebileceğim nokta ise bazı yerlerin gereksiz uzatılmasıydı diyebilirim.Kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum. Ayrıca bu güzel kitabı bana hediye eden arkadaşım Szweig 'a çok teşekkür ederim.Oğullarıma gönderdiği çikolatalar içinde ayrıca teşekkür ederim.Kitap hediye eden arkadaşlarımız hep var olsun. Savaşsız bir dünya olması dileğiyle...
Erik Ağacı
8.8/10
· 1.804 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
8
106
Ömür Yetim
Erik Ağacı'ı inceledi.
512 syf.
Öncelikle kitabı benimle birlikte okuyan kitap kardeşim Cavit'e çok teşekkür ederim.Birlikte kitabı okumak ve üzerine tartışabilmek beni çok mutlu etti... Her ne kadar benden önce kitabı okuyup bitirmiş olsa da tekrar teşekkür ederim...Birlikte okunacak nice kitaplar olsun dileğiyle... Kitap ilk sayfalarından bizi zaten var olan bir aşk hikâyesinin içine atıyor. Isaac, Yahudi ama varlıklı bir aileden… Yanlarında çalışan Almanların kızı Christine’e âşık... Önce Almanların Yahudilerin yanında çalışması yasaklanıyor, sonra sokağa çıkma yasağı başlıyor. Christine ve ailesi işsiz kalsa da Yahudiler kadar zorluk çekmiyorlar henüz... Onların evine girip yağma yapılırken Christine gibi Alman olan vatandaşlar da yemek kıtlığı yaşıyorlar. Sonra bombalar başlıyor. Christine iki adım ötesindeki Isaac’i görmeden yıllar geçiriyor. Aylar, siren sesleriyle uyanıp sığınağa koşmakla geçiyor... Kardeşlerini, büyükanne ve büyükbabasını sığınağa zamanında yetiştirebilmek için uğraşıyor annesiyle. Babası yaşlı olsa da Rusya’nın dondurucu soğuğunda savaşa gönderiliyor. Hitler onu sapkın düşünceleriyle ürettiği safkan çocuk üretme projesine bile almayı düşünüyor... Her zaman koşullar iyileşecek ve Isaac’le kavuşacaklar diye beklerken hiçbir şey düzelmiyor. Aksine her şey daha da kötüye gidiyor... Kitap savaşın aslında tüm yönlerinden bahsetmiş. Ve çıkardığım sonuç ortada bir savaş varsa kimsenin haklı olmadığı… Ve kimsenin yitip giden masumları aslında gerçekten önemsemediği… Büyükannemin söylediği en güzel sözdü bu..."Çünkü kökün ne kadar güçlü olursa vereceğin meyve de o kadar güzel olur. Ancak benim meyve verecek dallarımı daha on yedi yaşındayken kırdılar"...
Erik Ağacı
8.8/10
· 1.804 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
20