·151 syf.····Okunma: 17 Nisan 2023 09:00 Bu eseri okumaktan yorulmayacağım, çünkü bu okuma serüvenim bir roman ise Yeraltından Notlar, romanımın yazarıdır. Dostoyevski'ye çok şey borçluyum. İlk okuduğumda ne de çok etkilenmiştim, dedim: "Bilincinin yeraltında yaşayan, her şeyi mahvedip kendini suçlayan, insanlardan uzak bu isimsiz karakter benim! Dostoyevski beni anlatmak istemiş sanki ama aynı dönemde yaşamamışız" Daha önce "İnsan neye yakınlık duyarsa oraya yönelir" demiş miydim? Doğada seçilim gösterişe bağlı olsa da insan yakın hissettiğine de yönelebiliyor işte.
Kitabımız iki bölümde ayrılıyor "Yeraltı" ve "Notlar" olmak üzere, Yeraltı'nda isimsiz karakterimizi bizi kendi kasvetli odasına, bilincine sokarak oda oda dolaştırıyor resmen. Ben bu odalarda daha çok kendi ile çatışan bir adam görüyorum, deneme yazar gibi zihninin yeraltında neler olduğunu anlatmış. Bazı kalıplaşmış cümleleri, davranışları da eleştirmiş çünkü karakterimiz hiçbir şeyden hoşnut olmayan bir karakter olduğu için halilen insan ve insana ait şeyleri de sevmiyor. Sanki bize yeraltını sevdirmeye çalışıyor gibi? Dünya'da olup bitenleri sevmediğine göre o içindeki karanlık yere dönüp orayı övecek tabi ki.
İkinci bölümde karakterimiz bu iç çatışmalarını fiile dökmüş veya nasıl böyle iç çatışmalar yaşayan birine dönmüş bunu anlatmış, karakterimiz neye dokunsa neden bahsetse ne yapsa neye girişse mahvoluyor adeta!
Bunca olumsuzluğa rağmen, kendinden şikayet etse bile o kadar rahatsız değil gibi, bazen her şeyi değersiz kılmaktan mahvetmekten zevk alıyor, böyle de karamsar.
Bu kitap her ne olursa olsun okumaktan sıkılmayacağım bir kitap olacak. Her okuduğumda gene zihnimin yeraltına çekilip karakterimize eşlik edicem, her şeyin başlangıcıydı bu kitap, benim için. YAŞASIN YERALTI!