Otostopçunun Galaksi Rehberi'nin meşhur "DON'T PANIC (PANİĞE KAPILMA)" mottosuna rağmen kitap hakkındaki düşüncelerimi belirtmeden evvel ciddi derecede paniğe kapıldığımı itiraf etmeliyim; çünkü kitaptaki hareketli ve yoğun olay örgüsünün içerisinde herhangi bir önemli noktanın ve mesajın gözümden kaçması ihtimali özellikle son sayfalara yaklaştığımda beni çok korkutmaya başladı. Belki de bu meşhur sakinleşme mottosunu bu kaosu önlemek için koydu yazar :)
Aslen BBC için bir radyo oyunu olarak yazılan kitap, İngiltere'nin West Country bölgesinde yaşayan Arthur Dent'in evinin yol yapımı için sözde kendisinin bilinciyle yıkılmasına karar verilmesi ve Arthur'un buldozerin önüne yatarak bu kararı birkaç gün boyunca protesto etmesiyle başlar. Kısa bir süre sonra ise olaylar daha makroskopik bir boyut kazanır ve bir uzaylı ırkının Dünya'yı intergalaktik bir yol yapımı için sözde Dünyalılar'ın bilinciyle yok etmesi yönünde devam eder.
Kitap boyunca odak figür Arthur Dent, aslen uzaylı olan insan görünümlü arkadaşı Ford Prefect ve arkadaşının sahip olduğu teknoloji sayesinde yok edilecek Dünya'dan otostop çekerek Samanyolu Galaksisi'ndeki farklı yerlere, ırklara ve olaylara yolculuk eder ve kitap da bu fiziksel ve bilişsel yolculuğu ele alır. Kitaptaki bu galaksi yolculuğunun beraberinde okur da insanın doğasında bir yolculuğa çıkar.
Kitaba ismini veren rehber ise kitapta Samanyolu Galaksisi ve içerisindeki unsurlar hakkındaki gelmiş geçmiş en kapsayıcı ansiklopedilerden biri sayılmaktadır ve Ford Prefect karakterinin Dünya'da bulunma sebebi de aslen bu ansiklopedi için Dünya hakkında bilgi edinmektir.
Kitaba iğneleyici bir dil hakimdir ve bu iğneleyici dilin beraberinde mizahi bir anlatım kullanılarak insanların davranışlarındaki saçmalıklara, kibirlerine ve açgözlülüklerine dikkat çekerken bir yandan bu unsurların düzene yansımalarını göstermeyi de ihmal etmez.
Kitapta insanların abartılı ve mantıksız eylemlerinin yanı sıra hayat ve varoluşa dair anlam arayışı önemli bir yere sahiptir ve Dünya bu varoluşa dair sorulara yanıt aramak için üretilmiş organik bir bilgisayar ve insan da bu bilgisayarın bir bileşeni olarak ele alınır. Tabii bu varoluşun temeline yönelik soru ve sorunların çözümsüzlüğü konusunda problemin cevaptan ziyade soruda olabileceğini anımsatır okuyucuya kitap. Aynı zamanda insanın kendi içindeki "organik bilgisayarını" pek kullanmamasına ve sorgulamadan yaşamasına dikkat çeker ve bu varoluş sorunlarına rağmen hayatın neticede devam ettiğini ve insanın da kafayı takmadan ve PANİĞE KAPILMADAN uyum sağlaması gerektiğini gösterir kanaatimce. Bu noktada kitabın belki nihilizmi savunduğu da söylenebilir.
Aynı zamanda varoluşsal sorunlara anlam arayışı bağlamında kitaptaki söz konusu galaksi rehberi, dini kitaplarla bağlantılı olabilir gibi geldi bana fakat bu konuda yorum yapmadan önce kitabı tekrardan detaylı incelemeyi ve bazı araştırmalar yapmayı kendi adıma daha doğru buluyorum.
Kitabı komik ve keyifli bulmanın yanı sıra içerik olarak da üzerine kafa yoracak çokça unsurla dolu ve zengin buldum. Herkese şiddetle tavsiye ediyorum.