Puan vermedi·80 syf.··
2023 18. kitabı
Louis Aragon, “Cemile” için “dünyanın en güzel aşk hikâyesi” ifadesini kullanır. Aragon, Cemile için; İşte şimdi burada, Villon’nun, Hugo’nun, Baudelaire’in, Paris’inde; kralların ve devrimlerin Paris’inde; ressamların yüzyıllık Paris’i olmakla övünen her taşı ya bir tarihi ya bir efsaneyi hatırlatan şu Paris’te; Werther, Bérénice, Antoine ve Kleopatra, Manon Lescaut, Education Sentimentale, Dominique, hepsi birdenbire gözümden düşüverdi çünkü ben, “Cemile”yi okudum. Romeo ve Juliet, Paolo ve Francesca, Hernani ve Dona Sol, artık bunların hiçbiri gözümde değil çünkü ben İkinci Dünya Savaşı’nın üçüncü yılının yazında, 1943 yılının o Ağustos gecesinde, Kurkurcu Vadisi’nde bir yerde zahire arabaları ile giden Danyar ve Cemile’ye, bunların hikâyesini anlatan küçük Seyit’e rastladım.” Demiştir. Hikayemiz evin küçük oğlu Seyit’in gözünden anlatılıyor. Babasının iki eşi iki yuvası var üstelik evler yan yana. Bitişik evlerde yaşıyorlar küçük karaktermizin iki annesi var. Hikaye İkinci Dünya Savaşı yıllarında geçiyor. Cemile,babasının tek çocuğu olduğundan hem kız hem erkek gibi yetiştirilir ve babasıyla birlikte at gütmeye gider.Erkeksi tavırlarındaki sertlik ona erkeklere yaraşan bir karakter özelliği kazandırmıştır.Erkeklere Karakucak sarılması,derede onlarla su şakaları yapması yanında komşu kadınlarla iyi geçinirken damarına basıldığında küfürlerle hepsini alt eder,daha da yetmezse saçından tuttuğu gibi yere çalardı. Cemile toplumun ideal gelin standartlarının hepsine cuk diye oturuyor. Yorulmaz, canı yanmaz, öflemez, şikayet etmez bir karakteri var. Aynı zamanda da açık sözlü lafını esirgemez birisi. Cemile tüm bu özellikleriyle büyük annenin izinde gidiyor. Onun gibi koruyup kollayacağı, tüm düzeni sağlayacağı, evini yuva yapacağı düşünülüyor eşi geri döndüğünde. Açık sözlülüğüyle güzel bir güven oluşturmuş hanede. Cemile; 2. Dünya savaşı yıllarında bir Ağustos ayında o sıcak Kırgız bozkırlarında geçiyor. Savaşın en zorlu zamanlarıdır, tüm erkekler savaşa gittiği için köylerde sadece kadınlar ve küçük çocuklar kalmıştır. Şen şakrak, güzeller güzeli Cemile evlendikten 4 ay sonra kocası savaşa gitmiş, köyde kocasının ailesi ile baş başa kalmıştır. Cemile ' nin küçük kaynı 13 yaşındaki Seyit ile tüm işleri birlikte yapmaktadırlar. Bir gün kadınların yapacağından daha ağır bir iş düşer onlara, bunu yaparken savaştan sakatlanıp dönen Danyar'da onlara yardım edecektir. İşte bu sırada o yasak aşk doğar Cemile ve Danyar birbirlerine aşık olurlar. Seyit bunu fark eder ama hiç ses çıkarmaz. İçin için sevinir sanki, hele ki Cemile'nin başını Danyar'ın omzuna yasladığı an... Bu anı kafasına kazır ve resmini bile yapar. Cemile’nin kocası savaşta yaralanmıştır ve hastaneye kaldırılmıştır. Artık onun geriye dönmesine az bir zaman kalmıştır ve bu hem Cemile’yi hem de Danyar’ı rahatsız eder. Danyar, Cemile’nin Sadık’ı tercih edeceğini düşünür fakat Cemile Danyar’a olan aşkını ilan eder ve onunla birlikte olmak istediğini söyler. Bir çocuğun ağzından anlatılan Cemile, belki de Aytmatov'un en çok sevilen, en çok okunan kitabıdır diyebiliriz. Bu kitabındaki olağanüstü örgü, yazarın anlatım sanatının doruklarında gezinir. Bu nedenle Cemile'yi Fransızcaya çeviren Luis Aragon, yazdığı önsözde; "Dünyanın en güzel aşk hikayesi" demekten kendini alamıyor ve bunu halkı bir temelde söylüyor. Kocası asker olan Cemile'nin Daniyar'la çekip gitmesi, kolay kolay unutulur gibi değildir. Zaman zaman Cemile'yi yargıladım, Danyar'ın başka birisi olmasını diledim. Ama tam o sırada fark ettim Cengiz Aytmatov'un nasıl büyük bir yazar olduğunu. Yazdığı karakteri yargılamıyor, karakterin eylemlerine karışmıyor ve sonucu okuyucuya bırakıyor... Az rastlanır bir güzellik ve edebi zevk. Sadece okuyup bırakmak için değil, hakkında uzun uzun düşünmek için.
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,6bin okunma
·
70 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.