Bir adamın kızı tarafından derin hayal kırıklığına uğratılmasını konu alan bu kitap bizi de adamın üzüntüsüne ortak ediyor. Yazar bizlere bir kalbin çöküşünü o kadar net anlatabilmiş ki sözlerinde kendi çöküşlerimizde neler hissettiğimizi net hatırlıyoruz.
Kızının bir hatasına tanık olan adam onunla konuşmaktan kaçar ve tamamen kendi kabuğuna çekilir. Belki de bu böyle olmasaydı her şey daha farklı ilerlerdi diye düşünmeden edemiyorum. Yetişkin bir insan olarak duygularını ve düşüncelerini ifade etmekten kaçınıp, ben küstüm oynamıyorum dercesine davranmak maalesef çağımızda hâlâ aşılamamış bir sorun; kitap da buna güzel bir örnek...
Bundan sonrasında kitabın içeriği hakkında bilgi veriyor olacağım. Dilerseniz okumayı bırakabilirsiniz.
Gecesini gündüzüne katıp durmadan çalışan, karısına ve kızına iyi günler yaşatmak isteyen bu yaşlı adam onların mutluluğu için her şeyi yapmaktadır. Kaldıkları bir otelde bu iki kadının bazı davranışlarından rahatsız olup ayrılmak isteyen adam karısı ve kızı onunla gelmek istemeyince evine döner ve o günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Onlarla konuşmayı keser ve dünyadan tat almamaya başlar. Bir gün ameliyata gireceğini öğrenince elinde olan her şeyi bağışlar ve sessizce ameliyat olur. Karısı ve kızı olanları öğrenip yanına gitseler de onun onlardan uzak tavrı değişmemiş olur ve bu şekilde hayata veda eder.