Bir yetişkinseniz ve çocuk yapmayı düşünüyorsanız, bu kitapları okumanın çocuğunuz için faydası olur. Yok, ben bu kitabı kendim için okudum veya okumak istiyorum diyorsanız, geçmiş olsun: Kitapta yazanları anlayacak yaşa geldiğinizde iş işten geçmiş, hayatınızın rayları zaten dizilmiş, kitaptan alabileceklerinizin sayısı çok azalmıştır. Kitaplar hayatımızı derinden etkiler elbette ama, bir GPS haritası değildirler.
Tesadüflerin ve çevremizin üzerimizdeki belirleyici rollerini unutmamalı. Özellikle İlber Ortaylı gibi “doğuştan şanslı” bir insanın değerli göreceği bir kariyerde bu ikisinin etkisi çok daha artıyor. Diğer türlü, kendini aşan insanlara zannettiğimizden daha nadir rastlanır. Nadir insanların başarı hikâyelerini daha çok duymamız, işin aslını değiştirmiyor. “Azmetmek” denilen efsaneye hiç inanmadım ama, gerçekse bile, ancak yukarıda bahsettiğim tesadüf ve çevre temelinin üzerine inşa edilebilirler.
Sevan Nişanyan’a birgün sordular: “Aydın nasıl olunur?” diye. “Ya aydınsındır ya da değilsindir. Sonradan olamazsın.” cevabını verdi.
Anlayana, pek hikmetli bir söz…