Gönderi

Anlayalım!
Puan vermedi·55 syf.··
2023 16. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2023 01:11
Trt Belgesel'in çok beğendiğim bir mottosu var: "İnsanı anlamak, hayatı anlamaktır" diyor. Şimdi ben de diyorum ki: İslam'ı anlamak insanı da hayatı da anlamaktır. Kendini müslüman olarak tanımlayan herkes, durup bir düşünelim. Bizler neden müslümanız? Çünkü İslam'ı seçtik. İslam nedir? İslam bize ne vadediyor? Gerçek anlamda İslam'ı ne kadar biliyoruz, hayatımızın ne kadarı İslam? Hayatınızdan bir anlığına İslam'ı çıkardığınızı ve müslüman olmadığınızı düşünün, maddi manevi uğradığınız değişiklik ne kadar? Kimisi düşünmek bile istemeyebilirken kimisine korkunç gelmeyebilir hatta değişen bir şey olmayabilir. Vereceğimiz cevaplar, İslam'ın hayatımızdaki yeridir. Baştacı da olabilir, duvara asılan bir resim gibi ara sıra bakınca hatırlanan da. Bence bu sorular üzerinde zaman zaman durup tefekkür etmek her müslümanın düşünsel işi olmalı. İnsanız ve unutkanız. Unutkanlık bir nimet olduğu kadar, bir sınanma biçimine de dönüşebilir. Zira yüce Allah diyor ki: İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece «İman ettik» demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar? (Ankebut-2) İslam imandır, teslimiyettir. Bir o kadar da müslümanlarca hayatın her alanına tatbik edilmesi, özüyle, sözüyle anlaşılması gereken bir dindir. Maalesef ibadetlerimizin çoğu, çoğumuz tarafından günlük rutin haline gelip, bir alışkanlığı yerine getirmekten ileri gitmiyor. Yüzde kaçını huşu içinde ve anlamını bilerek ifâ ediyoruz ki ? Henüz uğurladığımız orucu düşünelim mesela. Açlık ve susuzluktan ibaret olmadığını biliyoruzdur ama gerçekte anlamını ne kadar kavramış vaziyetteyiz? arkamızda bırakalım diye mi geçiyoruz içinden yoksa gönlümüzle beraber aklımıza da alıyor muyuz? İslam'ı anlamak, elbette İslam'ı oluşturan en büyük değerlerini bilmek ve onları anlamaktan geçecektir. İslam; Allah'ı bilmeyi, Peygamberini (sav) tanımayı ve Kur'an'ın kalbini anlamayı gerektirir. Elbette ki doğuşunu yani islam tarihini ve Hz. İbrahim'e uzanan öncesini bilmeyi de gerektirir. Çünkü: "İbrahim, ne Yahudi, ne de Hristiyandı; fakat o, Allah'ı bir tanıyan dosdoğru bir müslümandı, müşriklerden de değildi." ( Ali-İmran, 67) Kitap, Ali Şeriati'nin konferanslarından oluşturulan bir derlemedir. İslam'ın bilimsel anlamda, yöntemsel olarak nasıl anlaşabileceğinin yolunu göstermeye çalışıyor. Bu kadar kısa olmasına rağmen bu konuda oldukça da ufuk açıcı. Kitapta geçen şu ibare de çok yerinde olmuş. Diyor ki: "İslam, 'hicret' olgusuyla hayat bulmuştur." Hicretin, müslümanlar için sahiden de bir milat olduğunu ve islam tarihini nasıl şekillendirdiğini biliyoruz. Hicret'in ne olduğunu yine Şeriati'den dinleyelim: " 'Hicret' kavramı sadece bir mekandan diğer bir mekana seyahat etmek ve yer değiştirmek değildir. Hicret, müslümanların o dönem içinde yapabilecekleri en iyi, en uygun ve en yerinde bir muhalefet hareketiydi." Hicret, o dönemde bir bedel ve bir nimetti. Müslümanın bugünkü hicreti ne olmalıdır? diye soracak olsaydı biri bana, Müslüman kişiyi ve İslam'ı yanyana koyar ve düşünür derdim ki: İslam'ı anlamak olmalıdır. Bugünün zulmü, zahiren yaşanan, içi islamla doldurulmamış müslümanlıktır bana göre. -İslama en büyük zararın da yine bundan geldiği görülmesi zor bir şey değildir- Ve hicret Kur'an'a ve onu tebliğ ile görevlendirilen peygamber, Hz. Muhammed(sav)'e olmalıdır. Ancak o zaman gerçek manada İslam'ı anlayabiliriz. Hiçbir din pratikten ibaret değildir. Pratiğini yaptığımız şeyin bâtınını, yani altında yatan anlamını bilip benimsemeli ve şuurunda olmalıyız. İslamla bütüncül anlamda, samimiyetle tanıştığımızda zahir boyutu bâtın ile yaşanacak ve islam ahlâkını üzerinde taşıyan müslümanlar çoğalacaktır. Peki İslam'ı anlamanın yolu nedir? Emredildiği gibi okuyacağız. Bol bol okuyacağız. Ne okuduğumuzu bilerek okuyacağız ve araştıracağız. ("Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir alekadan (embriyodan) yarattı. Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir. O Rab ki kalemle yazmayı öğretti. İnsana bilmediği şeyleri öğretti." Alak,1-5) Ve Şeriati'nin dediği gibi:" İslamı anlamak için en iyi metod onu yaşamaktır." Yaşamak ümidiyle... Umarım sözüm maksadını aşmamıştır. Ve bayram... 624'ten beri asırlardır kutlu. Bütün yaralı olanların yarasının şefkatle sarıldığı, bayramını buruk yaşayanların (yaşayamayanların) yerini sevince bırakarak yaşayacağı nice bayramlar olsun.
İnceleme
İslam'ı AnlamakAli Şeriati · Objektif Yayınları · 1991309 okunma
·
87 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.