Gönderi

non-spoi(?)
9/10
·424 syf.··
2023 27. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2023 00:00
Grangé serimin 3. kitabı. Bir sıralama izlemeli miydim bilemiyorum. Fakat (yine bir yazar analizi) yazar, 'sıradan' kavramını, önce elleriyle yırtıyor daha sonra ağzına alıp çiğniyor ve son olarak tükürüyor. Sıralama hep aynı fakat kitaplar farklı. Yine de bu kitap farkından büyük beklentiler olmaması gerek. Yazarın takıntısı sadomazo ilişkiler, dinsel yöne çekilen bol kanlı işkenceler, işkencelerin sonucunda ortaya çıkan cinayetler neredeyse her kitabında var. Sürekli dilinden düşmeyen mitoloji hayranlığı, Hristiyanlık katmanları, kafasında oluşturduğu fakat gerçek yaşamda benzer örnekle karşımıza çıkabilecek tuhaf adetli tarikatlar. Bunların yanı sıra, bir Fransız olduğunu hatırlatmak istercesine yoğun olan sanatsal yönüyle kıpkırmızı, koyu bir harmoni oluşturuyor. Yine yazarın normal karakterlere red çekmesi çok göze çarpıyor. Her daim marjinal kahramanlarımızın alışılagelmedik yöntemleri devreye giriyor, yaklaşık 200 sayfa sonrasında. (Bu 200 sayfa kuralı bir Grangé tekniği benim gözümde) Bu karakterlerin tuhaf hayatlarını da açıkça önümüze sunuyor, her kitabında ille de göze çarptırılan cinsel hayatları da dahil olmak üzere. Ancak, bu durumun vermek istediği bir mesaj; kuralcı ve toplumun düzgün kabul ettikleriyle her konuda bir noktaya gelinemeyeceği. Okurken göze sokulan bir yön. Kitabın kendisini okutabilmesindeki en büyük etmen (şahsi olarak), araştırma ve bilimsellik yönünden dehşet tatmin edici ve aynı anda merak uyandıran bilgilere vâkıf olması. Bunun yanında geniş kültür kalıpları da kurgunun arasına güzelce yerleştirilmiş. Apayrı ülkelerin arasına köprüler örerek Grangé sınırları zorluyor her kitapta. Bu özellikle Kaiken ve Lontano kitaplarında göze çarpabilir. Tüm bu düzensiz ama akıcı karmaşalar bende yazara karşı muhteşem bir ilgi kaynağı oluşturuyor. Ondaki, sınırsız bir isyan ve bunu hep aynı ama nasılsa yine de farklı yollarla gösteriyor. Gerçekliği ve zamanı reddediyor. Bu kitap için örneğin, ortalama 4-6 günü 420 sayfaya genişleten ve kafa yapısı eski dönemde yapılan uyuşturucu âyinlerindeki "üstad"ları aratmayacak bir yazar. Bendeki profili hakkında bir Grangé nutuğu daha çektikten sonra, -ancak yine de birçok cümleyi içime hapsettikten sonra- Koloni hakkında bir şeyler yazacağım. (İncelemenin gidişatı hakkında bir fikrim yok artık) Koloni'nin benim aklıma getirdiği ilk çağrışımlar; arılar, kovan ve topluluk üçlüsü oluyor. Ancak kitabın içerisinde bu kelimeyle karşılaşabilmek için 200 sayfalık bir patikada ilerlemek zorundayız. Yukarıda söylediğim gibi, bir Grangé tekniği. Tabii, bu 200 sayfa kuru kazan gibi ilerlemiyor. Sıradan yöntemleri deniyor karakter fakat başarısız oluyor. (Spoiler sayılmaz bu cümle çünkü başarılı olduğunu varsayınca 420 sayfa olmasının bir anlamı kalmıyor) Ve bu başarısızlık sonucu, yazarın bayılarak yazdığı Sıradışı Kuralsız Yöntemler evresinde çarklar dönmeye başlıyor. (Sonraki detaylar okuma hevesini kaçırır) Kitabın yeniden dirilme yaşadığı ve yaşattığı gerilim sahnelerine gelecek olursak, mantık hatası bulamadığımı söyleyebilirim. Çünkü artık kendimi yazarın diline alışmış bir okuru (enayisi de denebilir) olarak gördüğümden, dikkatimi daha çok yazarın hissettirmek istediği duygulara yönelttim. Bu durum da bende, kendimden beklemediğim bir heyecanlanma ve meraklanma duygusu oluşturdu. Bana kalırsa bu çeşit duygular hayat enerjisinin yoğunluğuyla alakalıydı ve bende bahsettiğim enerji giderek azalıyordu. Her neyse, bu duygu oluşumundaki diğer etmen de yukarıda bahsettiğim gibi, bilimsel yoğunluk, insanlığın güncel merâkı dışında kalan tüm konular, bu konuların kötüyle içselleşmesi br ortaya çıkan Grangé imzalı bir kurgudur. Bir insanın aynı anda birçok konuda yoğun bilinç sahibi olması beni büyüleyebilir. Zamanımı Grangé kitaplarına ayırdığım bu dönem boyunca bu büyünün etkisi altına giriyorum, bilerek ve isteyerek. Elde ettiği kazanımları okura sunması bana kalırsa bir hazine değerinde. Bu da Grangé,ın aynı anda oluşturduğu rahip, botanikçi, araştırmacı, katil, dedektif, polis, baba, eş, eroinman profillerine bir yenisini ekliyor: altınçağdan fırlamış aydın bir kaçık. Ya da buna benzer birkaç sıfat. Kondan sapmış olmanın verdiği özgürlükle birkaç tavsiye cümlesi; kitabın başına uyarıcı konmalıydı fikrimce. "Bu kitapta; işkence, kan, ölüm ve tuhaf betimlemelerle burun direğinizi sızlatacak kokular mevcuttur. Hassas gerilimcilere tavsiye olunmaz." gibi bir cümle. Tabi benim zırvalıklarıma benzemeyen türden. Onun dışında bir gerilimci için ideal uzunlukta bir kurgu olduğunu düşünüyorum. Benim tam olarak 1,5 günümü aldığını ele alırsak, merak uyandırdığını da söyleyebilirim. Defterimdeki hâli 3 sayfaya denk olan bir inceleme oldu, yazmak konusunda ölçüsüz birisini oynuyorum bazen. Yine de bir gerilimci önerisinden öteye geçemeyecek bir kitap, Koloni. Okuma planları yapan varsa iyi okumalar (?) dilerim.
1000Kitap
KoloniJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20096,9bin okunma
·
214 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Andy
Gönderi Sahibi
47 dakikadır şununla uğraştığım için sinirlendim. Ve kitabın kapağı hâlâ kafamda nirvana yankıları uyandırıyor.