Howard Roark güldü
8/10
·992 syf.··
2023 19. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2023 16:18
Varlığının nedeni olan mücevheri taşımak için yaratılmış bir montür (pırlantanın güzelliğini ortaya çıkaran, onların olduğundan daha büyük ve ışıltılı gözükmesini sağlayan en önemli unsurlardan biridir. Taşların yerleştirildiği çerçeve anlamına geliyor.) gibiydi. Bu, kanaatimce Roark’u en güzel betimleyen cümlelerden bir tanesi. İnsanların çoğu Roark’u, gördükleri en antisosyal yaratık, böbürlenemeyecek kadar kibirli, uzlaşmaya yanaşmayan, itici bir tip olarak yorumlarlar. ‘Ben insanlarla ancak yalnız oldukları zaman geçinebilirim’ diyen birisine o ‘sevgi’ dolu kucaklarını açamazlar. Okuldan atılması, parasızlığı da bu niteliklerine eklendiğinde, zaten toplum tarafından dışlanılmak için her zemini hazırlamış olur. Yardımsever gözükmeyi kınar, bunu insanları manipüle etmek için kullandıklarına bu yüzden de aşağılık olduklarına dikkat çeker. Ateşi ilk bulan insan, onu diğer insanlara götürürse bunun bedelini yanarak öder, tekerleği bulursa ilk iş olarak o kişiyi çarklarda ezerler. Yaratıcı insanlar sürekli bedel öder fakat ikinci el bir ‘hayatı’ tercih edenler asalak gibidirler. İnsanları köleleştirirken, tasmanın iki ucunda da ilmik olan bir ip olduğunu unuturlar. Kendi benlikleri olmayan, başkalarının içinde yaşayan o insancıklar. ‘Ciklet gibi cümleler. Çiğnenmiş, atılmış, sonra alınıp yeniden çiğnenmiş, bir ağızdan diğerine geçmiş, oradan ayakkabıların tabanına, oradan yine ağıza, oradan beyne gitmiş…’ Roark’un derdini ben biraz Suç ve Ceza’daki Razumihin’e benzettim. Hatırlarsanız orada da Razumihin şöyle diyordu; ‘Kişilikten yoksunluk! İstedikleri bu! Ve bundan büyük bir haz duyuyorlar. Yani, kendileri olmamak, olabildiğince kendilerine benzememek! En büyük ilerleme onlara göre bu! Sıraladıkları saçmalar bari kendi uydurmaları olsa…’ Tabii Roark ile Razumihin özünde çok zıt iki karakter fakat bu noktada buluştuklarına inanıyorum. Kitapta sorgulanan pek çok mesele var. Aile, evlilik, iş hayatı, ruhsal olarak hayatta kalma çabası, yükselme hırsı uğruna nelerden vazgeçildiği, omurgasız insanların her yere nüfuz etmeleri fakat bunlar yüzünden her şeyden nefret etmeli mi gibi konular üzerine yoğunlaşılıyor. Roark aslında içten içe hep şaşkındır. Yolda birine araba çarpsa hepiniz koşarsınız fakat söz konusu yanı başınızdaki insan olunca başınızı bile çevirmezsiniz der. Acı algılarına, iki yüzlülüklerine dikkat çeker. Bunu yaparken de insan onuru, kardeşlik gibi kavramların arkasına sığınmaz, son derece düz bir adamdır. Sadece iki kere ikinin dört ettiği nasıl su götürmez ise bu da öyledir ona göre. Soğuk biri zannedilir fakat o tavrı takınmaya layık biri yoktur aslında onun gözünde. Buna karşılık insanlar onun varlığını bir saygısızlık olarak görür. Roark onların tadını kaçırır çünkü. Gerçekle yüz yüze gelmek istemezler. Binalarını en ince ayrıntısına kadar tasarlayanlar, söz konusu ruha gelince mum kesilirler. Yalancı ve geçici şöhret uğruna benliklerine ihanet ederler. Bunu da nefes almaksızın yaparlar ve yaptıramadıklarına da nefret kusarlar. Evet uzun bir kitap, özünü anlatmaya çalışırken bile, daha yeni başlamıştım yazmaya hissiyatını uyandırıyor. Fakat bence herkesin sevebileceği bir kitap değil. Sabır ve üzerine düşünmeden özümsenebilecek bir kitap da değil. Umarım düşündüklerimi doğru ifade edebilmişimdir. Bu naçizane yazıyı da sabırla okuyanlara teşekkür ederim. Keyifli okumalar olsun.
Edebiyat
Hayatın KaynağıAyn Rand · Pegasus Yayınları · 20213,733 okunma
·
718 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok güzel anlatmissiniz emeğinize sağlık 👏
A.
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim