Osmanlı topraklarından Çin'e doğru bir gemi gitmektedir. İçerisinde Sultan Abdülhamid'in baş doktoru Bonkovski Paşa, Doktor Nuri ve Pakize Sultan gibi önemli kişiler vardır. Gemi Minger Adasına gelince Bonkovski muavini ile birlikte iner. Minger'de veba şüphesi vardır ve salgın hastalıklar uzmanı olan Bonkovski vebayı durdurmak için görevlendirilmiştir. Faili meçhul bir şekilde Bonkovski ve muavini öldürülür. Bonkovski'nin öldürüldüğü haberini alınca Doktor Nuri ve Pakize Sultan Minger'e gelirler Nuri'nin görevi adadaki vebayı bitirip Bonkovski'nin katilini bulmaktır. Salgın gittikçe daha çok yayılmakta, halk karantina kurallarına uymamaktadır. Karantina Neferlerinin başına getirilen Kamil Vali daha rahat yürütebilsin diye postaneyi basarak, telgraf geliş gidişlerini durdurmuştur. Böylece artık Osmanlı onlara emir veremez bir hale gelmiştir. Ancak yine de karantina kurallarına uymayan halk yüzünden salgın hızı durdurulamamıyordur. Bunlara sinirlenen Osmanlı hükümeti Vali Sami Paşa'yı başka bir vilayete vali olarak atamış, yerine de başka bir vali atamıştır. Ancak Sami Paşa'nın buradan gitmeye niyeti yoktur. Sami Paşa hem Şeyh Hamdullah hem de papaz efendiyi birlikte karantina vaazı vermeleri için toplattırır. Bu sırada Ramiz, yeni valiyi kaçırır ve vilayet binasını basar. Vali'nin adamları ile Ramiz ve adamları arasında çatışma çıkar. Ramiz ve adamları orada tutuklanarak idama mahkum edilir. Komutan Kâmil, yeni bir bayrak alarak eline bağımsızlıklarını ilan eder. Ve artık Osmanlıya bağlı bir ada olmadıklarını söyler. Çatışma sırasında gönderilen yeni vali öldürülmüştür. Kâmil, Cumhurreisi olmuştur ve yeni bir devlet gibi hareket etmeye başlamışlardır. Bir zaman sonra eşi Zeynep hamile haliyle veba'ya tutulur. Veba Zeynep'ten de Cumhurreisi Kâmil'e geçmiş bir hafta arayla ikisi de vefat etmiştir. Onlar vefat ettikten sonra hapishane de isyan çıkmış ve Şeyh Hamdullah ve adamları yönetimi ele geçirmiştir. Karantinayı tamamen kaldırmışlar, 2 ay boyunca her gün 50'ye yakın insan ölmüştür. Şeyh de ölünce yönetim Doktor Nuri'ye kalmıştır. Nuri işleri yoluna koyup vebayı bitirir. O zamanlar kraliçe olan Pakize Sultan ve Nuri Mazhar Efendi tarafından sürgüne yollanır.