Puan vermedi·128 syf.····Okunma: 01 Mayıs 2023 19:17 Ayfer Tunç'un ele aldığı bir erkek bir kadın hikayesi bizi karşılaşmakta Suzan Defter 'de. İki karakter, aynı gün yazmaya başladıkları günlükleri ve kendi anlatımları mevcut bu kitapta. Daha çok iki insan, farklı olaylar fakat tek olgu ve duygu durum olarak değerlendirebiliriz bence kahramanlarımız Ekmel ve Derya'nın durumunu..
Ekmel ve Derya, ailelerinden ve aşktan yara almış, özlemleri, boşlukları, kırıklıkları ve yalnızlıkları olan hayatta kendi duygularıyla yaşayamamış, kendilerini bulmak adına ve yaşadıklarını anlamlandırmak adına unutulmasın ve iz bıraksın diye kaleme sarılmış ve günlüklerini konuşturarak bir sebepten yolları kesişmiş aynı hikayede barınan aşkdaş olmamayı tercih edip arkadaş olmuş iki insan.
Karşılıklı sohbetlerinde, Ekmel'in anne babasının aşka dair hayal kırıklığı olan yaşamları ve Ekmel'in de kendi aşk hayatında mutsuzluğu seçtiği, Derya'nın ise parçalanmış aile yaşamında abisine olan aşkı ve abisine aşık olan Suzan ile aralarındaki sahip olma ve sevgi çatışması konuşulmaktadır. Bu konuşmalar bize Ekmel ve Derya hakkında sırlarda vermektedir.
Aşk, acı kavramlarını fazla fazla içselleştirmiş ve bize bunu hissettiren bu kitapta günlüklerden altını çizdiğim çok cümle var. Bir insan neden, hangi duygu ile günlük yazar cevabını veren iki kahramanın günlüklerinin ilk satırları bize bunu gösteriyor.
Ekmel, "Ölüm seninle bir anlaşma yapalım. Şu lanet olası defter dolduğunda bana gel." Derya, "Bir kadın birdenbire günlük tutmaya başlamışsa, ya aşık olmuştur ya terkedilmiştir." sözleri ile bizi yaşamlarının içine çekmektedir.
Kitapta iki gülük eş zamanlı ilerliyor, Ekmel'in günlüğü tek sayfalarda Derya'nın günlüğü ise çift sayfalarda bulunuyor. Bu açıdan kitap farklı bir okuma tekniği içeriyor.