3 kısa öyküden oluşan, yormayan dili ve sade anlatımıyla güzel bir Zweig klasiği.
Görünmeyen Koleksiyon
Gözleri görmediği için hâlâ sahibi olduğunu zannettiği koleksiyonunu ilk günkü heyecanıyla anlatıyor yaşlı adam. Yazar "Koleksiyoncular mutlu insanlardır." diyor. Yaşlı adam da görmüyor ama mutlu. Çünkü bazen insanları gördükleri değil yürekten bağlı oldukları mutlu eder...
Mürebbiye
Bu öyküde; hayata, insanlara, aşka dair güzel hisler besleyen iki masum kız kardeş hayatın gerçekleriyle karşılaşıyor. Gördükleri karşısında dünyanın onlara gelecekte getireceklerinden dehşet duyuyorlar. Bu her ne kadar bir öykü de olsa hepimiz aynı şeyden dehşet duymuyor muyuz aslında? Onlar en güvendiklerine kırılıyor, biz de aynı yollardan geçmiyor muyuz? Olaylar farklı da olsa Zweig hepimizin günlük hayatta yaşadığı duyguları aktarmış ustalıkla.
Leporella
"Kader hiç beklenmedik bir yerde en kayalı araziyi bile havaya uçurabilir." Bu öykü hakkında kısa ve öz konuşmak gerekirse sevgi ve bağlılık insanlara hiç beklenmedik şeyler yaptırabilir. Bağlılık uğruna can alanlar da olur can verenler de. Ve sevgi öyle riskli bir şeydir ki bir insana gösterdiğiniz sevgi sayesinde onu hayatta tutabilirsiniz veya yine o sevgi yüzünden hayattan koparabilirsiniz...