·392 syf.····Okunma: 01 Mayıs 2023 21:31 #kitapyorumu || On Dakika Otuz Sekiz Saniye
️6/10
Üzülerek söylüyorum ki ısınamadığım, bütünleşemediğim bir kitap oldu. Nedenine geçmeden konusundan kısaca bahsetmek istiyorum.
Leyla, bir cinayete kurban gider ve ceseti İstanbul sokaklarında bir çöp konteynerine atılır. Bedenen ölen Leyla'nın beyni on dakika otuz sekiz saniye daha yaşayacaktır. Bu esnada Leyla'nın hayatı bir film şeridi olarak gözünün önünden geçer.
Van'da doğup büyüyen Leyla, çocukluk yıllarından itibaren çok zorlu bir hayat sürer. Amcası tarafından tecavüze uğrar ve ailesinden bu konuda destek göremez. Yıllar sonra cesaretini toplar ve İstanbul'a kaçar. Yaşadığı birkaç kötü olayla beraber kendini genelevde çalışıyorken bulur ve yıllarca da çıkamaz bu bataklıktan. Yıllar içinde Leyla'nın beş kadim dostu olur ve bunların hepsinin ayrı ayrı hikayesi vardır.
Konusu çok özetle bu şekilde. Şimdi gelelim neden sevemediğime. Öncelikle beni çok rahatsız eden birşeyi paylaşmak istiyorum sizinle. Elif Şafak kitaplarını artık İngilizce yazıyor. Kitabı elime aldığımda bir çevirmen ismi görmek beni üzdü.
Anlatımı çok sade. Rahatsız edici şekilde yüzeysel. Elif Şafak'tan birçok kitap okumuş biri olarak söylüyorum ki gereksiz ayrıntılarla boğuldum. Özellikle mezar kısmı. Olaylar hep beklediğiniz şekilde gelişiyor ve bu sıradanlık beni biraz yordu. Türkiye'nin gerçekleri diye popüler yazarların birbirlerini kopyalamasından hoşlanmıyorum artık. Ama siz okuyup yine kendiniz karar verin derim. Beni çok hayal kırıklığına uğrattı.