·508 syf.····Okunma: 03 Mayıs 2023 09:26 Milyonlarca insanın gözyaşı aktı,milyonlarca canın ahı kaldı,milyonlarca kelle dar ağaçlarında sallandı. Yeri geldi kurunun yanında yaş da yandı yeri geldi masumla suçlu birbirine karıştı. İşte ‘Özgürlüğün Kanlı Ayak Sesleri’ tam da bu anda Fransa’da duyulmaya başlandı. İki Şehrin Hikâyesi’ni kısa ve net bir şekilde özetlemem istense bu sözleri sarf ederdim herhalde. Kitaplığımda başka başyapıtları olsa da her zaman ilk okumak istediğim Dickens eseri İki Şehrin Hikâyesi olmuştur. O yüzden bende önceliği ona vermek istedim. Hem dünyanın en çok satan kitabı olması hem Dickens’ın çok büyük bir yazar olması hem de kitabın giriş paragrafının belki de hayatımda okuduğum en iyi cümlelerden oluşması kitaba olan merakımı ve beklentimi fazlasıyla yükseltti hak verirsiniz ki. Fakat ne yazık ki çok büyük beklentilerle başladığım bu başyapıt beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Kitap boyunca olay sandığımdan ve beklediğimden daha tekdüze ele alınmış ya da dediğim gibi ben beklentilerimin kurbanı oldum. Kendimi kitabın içerisinde bulmam ve ‘Devrim’ ateşinde kaybetmem bir hayli zamanımı aldı. Belirli bir dönemi olabildiğince gerçekliğine uygun bir şekilde ele alan ve beni o dönemde o acılara maruz kalan insanlarla aynı sofraya oturtan kitaplara her zaman ayrı bir saygı duymuşumdur. Bu yüzden İki Şehrin Hikâyesi’de her zaman benim için başka bir kefede olucak. Ama keşke olayların içine girmem ve merak ederek, heyecanla okumam bu kadar zor olmasaydı ve bende okurken kendimi yer yer sıkıcılığın pençesine düşmüş gibi hissetmeseydim. Umarım sizin hissedecekleriniz çok daha olumlu olur. Şimdiden şans verip okuyacak olan herkese iyi okumalar dilerim.