·352 syf.····Okunma: 01 Mayıs 2023 17:41 Evet, sonunda bu kitabı bitirdim. Konusuyla, anlatım biçimiyle, karakterleriyle, her şeyiyle müthiş bir kitaptı. Çok gerçekçi bir şekilde yazılmış olan bu kitap, içindeki dünyanın sanki gerçekten olduğunu düşündürtüyor. Ayrıntılar olsun, karakterlerin düşünceleri, hareketleri olsun gerçekten kusursuza yakındı. Konusu şu şekilde: Winston adlı karakterimiz Okyanusya'nın bu acımasız ve adaletsiz sisteminin nasıl işlediğini fark eder ve bunun için elinden geleni yapmaya hazırdır. Winston'ın hatırladığı birkaç olay, tanıştığı birkaç insan bu sistemi gerçekten bozabileceğini düşündürtür.
Dünyayı artık 3 devlet paylaşıyordur: Doğuasya, Avrasya ve Okyanusya.
Hepsi birbirleriyle her gün, her dakika, her saniye savaştadır. Okyanusya bir gün Avrasya ile savaşta, Doğuasya ile barıştadır; bazense tam tersi Doğuasya ile savaşta, Avrasya ile barıştadır. Savaşta oldukları devlet ilan edildiğinde zaten her zaman o devletle savaşta oldukları kabul edilir. Dünün, geçmişin bir önemi yoktur. Şimdi önemlidir. Geçmiş her zaman değişebilir. Savaş barış, özgürlük kölelik, cahillik güç olarak kabul edilir. Aile yapısı tamamen bozulmuştur, çocuklar vahşileşmiştir. Devleti içten içe kötüleyen, Büyük Birader'i sevmeyen, iç karışıklığa sebebiyet verebilecek herkes Düşünce polisleri tarafından yakalanır ve "buharlaştırılır". Eğer yakalanırsanız kaçma şansınız yoktur ve yakalandığınız zaman her şeyinizle beraber silinir, bu dünyada hiç yaşamamış gibi kabul edilirsiniz, onların terimiyle buharlaşırsınız. Her yerde izlenir, uykunuzdayken bile asla yalnız değilsinizdir. Her yerde olan tele-ekranlar ve gizli mikrofonlarla izleniyor, dinleniyorsunuzdur. Gece sayıklamalarınız bile şüphe belirtiyorsa kaçışınız yoktur. Çocuklar ailelerini ihbar etmeye yöneltilir ve acımasızca yetiştirilir. Kitapta bile şu anki şartlar böyleyse bu çocuklar büyüdüğünde neler yaparlar diye düşünüyorsunuz. Cinsellik tamamiyle kaldırılmaya çalışılır, aşk kavramı yok olmuştur. Tek ümit proleterlerdedir. Peki Winston, tüm bu sisteme başkaldırabilecek midir?
Beni düşündürten bir kısım oldu.
O'Brien'ın gerçekten yardım etmeyip Julia ile Winston'ı yakaladığını biliyoruz. Winston bu adamdan o kadar işkence gördü, adam zihnini boşaltıp istediği gibi şekillendirdi fakat Winston başından beri ona duyduğu o saygıyı korudu. Bunun yanında aynı kitapta da denildiği gibi elbette acıyla kahramanlık taslanamaz fakat insan her şeye rağmen o son cümleyi düşünüyor: "Büyük Birader'i çok seviyordu." Eh, çiftdüşün kavramının da büyük etkisi var.
Kitap beni bayağı öfkelendirdi tabii. Bazı şeylerin günümüzde de oluyor olması, bazı olayların da yakın gelecekte gerçekleşebilecek olması... Kitabın dili hiç eskimeyecek ve hep bir gelecek senaryosu olabilme ihtimali ile akıllarda kalacak. Her şey, her zaman halkın elindedir. En büyük etkiyi sadece halk yaratabilir.