Kitap farklı öykülerden oluşuyor olsa da aslında hepsi de yazarın kendi iç dünyasını anlatıyor.
Fransa'nın bir liman kentinin denizci mahallesinde gezinirken duyduğu sesi izleyerek tanımadığı insanların çalkantılı hayatlarına dahil olan bir adam ve bu hayatın içindeki erkeğin elinde iken değerini bilmediği karısının, kendi onuruna ters düşen hale geldiğinde nasıl onu o haliyle kabul edip, ona takıntılı bir şekilde bağlı kaldığını, patronuna karşı olan gizli ilgisi ancak onun ufak bir ilgisi ile kadınlığını hatırlayan ve sırf bu sebeple patronunun hiç sevmediği karısını öldürmeye kadar varacak arsızca bağlılığı yüzünden korkunç bir eyleme sürüklenen yabani bir hizmetçi, İspanya'daki savaşta yaralanan, düşman bir ülkede amansız bir hayatta kalma mücadelesine girişen bir Fransız albay, Bir yaz gecesi Leman gölünde bulunup kurtarılan, ancak sonra yüreğini kavuran yurt özlemine yenik düşen bir Rus savaş esiri, yaşıtları Üniversiteye giderken hâlâ liseye devam eden avare bir gencin öğretmeninin otoritesine isyan ettikten sonra ödediği ağır bedel. Zweig bu öykülerde insanı insanlıktan çıkarabilecek duyguların içine çeker.