·
Okunma
·
Beğeni
·
113,7bin
Gösterim
Adı:
Ay Işığı Sokağı
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052950722
Orijinal adı:
Die Mondscheingasse
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Fransa’nın bir liman kentinin denizci mahallesinde gezinirken duyduğu arya söyleyen sesi izleyerek tanımadığı insanların marazi hayatlarına dalan bir gezgin; patronuna kölece bağlılığı yüzünden korkunç bir eyleme sürüklenen karanlık, itici ve yabani bir hizmetçi; 1810 yılında İspanya’daki savaşta yaralanan, düşman bir ülkede amansız bir hayatta kalma mücadelesine girişen bir Fransız albay; 1918 yılının bir yaz gecesi Leman gölünde bulunup kurtarılan, ancak sonra yüreğini kavuran yurt özlemine yenik düşen bir Rus savaş esiri; yaşıtları üniversiteye giderken hâlâ liseye devam eden avare bir gencin öğretmeninin otoritesine isyan ettikten sonra ödediği ağır bedel.
Zweig bu öykülerde insanı insanlıktan çıkarıp en uç noktalara sürükleyen deneyimlerin izini sürerken, okuru da ister istemez karakterlerinin ruh çalkantılarının içine çekiyor…
80 syf.
·2/10 puan
YouTube kitap kanalımda Ay Işığı Sokağı kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim: https://youtu.be/cw421oNbC14

Zweig'ı merak eden ve kitaplarıyla tanışmak isteyen okurlar için Zweig'a başlamak açısından doğru bir tercih olmayacak kitaptır.

Bugüne kadar neler okuduk?
Olağanüstü Bir Gece'de, yapay heyecanların doğal olanına doğru evrimini, hırsızlık idini ve insanın ruhsal devinimini,
Gömülü Şamdan'da, kutsal bir nesne için çıkılan yoldan insanın tinsel arayışına doğru tümevarım yapılabilecek bir süreci,
Mecburiyet'te, savaş ve aşk dilemmasının mecburiyet kavramı dahilinde karşılaştırılmasını,
Bir Çöküşün Öyküsü'nde, devletler gibi aynı şekilde ruhsal olarak dibe vurabilecek insanoğlunu,
Amok Koşucusu'nda, hedeflere koşulan yerlerin gerçekten de koşup koşmamaya değip değmeyeceğini,
Korku'da, korkmaktan bile korkan hale getirilen insanların trajikomik durumunu,
Yakıcı Sır'da, psikoloji bilimindeki neredeyse bütün savunma mekanizmalarını,
Mürebbiye'de, özellikle de Kadın ve Yeryüzü adlı en sevdiğim novellasında, doğa olaylarıyla insan ilişkilerinin paralelliğini,
Satranç'ta, siyasi bir temel altında rütbe hiyerarşisinden ve katı kurallardan beslenen bir olay örgüsündeki kazanma arzusunu,
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat'te, yine ülkelerin siyasi ilişkileriyle paralellik kurulabilecek insanlarla birlikte onların kumar arzusunu ve cevapları aranan soruları cevapsız bırakmama hırsını,
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nda, esas güzelliğin bilindik ve daha çok tanıtılması gereken sevgilerde değil gizli ve bilinmeyen olarak kalanlarda olduğunu,
Biyografilerinde Balzac, Dostoyevski, Dickens, Montaigne, Stendhal ve Tolstoy gibi isimleri gördük.

Ay Işığı Sokağı'nda ne var derseniz, bu soruyu cevaplayamam. Fakat Ay Işığı Sokağı'nda ne yok derseniz, yukarıda yazdığım temalardan neredeyse hiçbiri kullanılmamıştır.

Bir zamanlar epey tutkulu bir Zweig okuru olmama rağmen bu kitaptaki novellalardan hiçbiri üstte yazdığım kitapların çizgisine erişemez, ne heyecan ne sürükleyicilik ne süreç ne de bitiricilik açısından.
96 syf.
·2 günde·5/10 puan
Zweıg Şaşırttı bu kez...!
Gerçek bir zweıg okuru olarak elime geçen her kitabını tereddütsüz okumaya başlayan biri olarak diyebilirim ki , ilk kez bir zweıg kitabını bitirdikten sonra keşke okumadan önce incelemelere göz atsaydım dedim.

Zweıg eserlerindeki o tutku, derinlik, sıradan bir olayı bile sıradışı bir yoğunlukla anlatım, az sayfayla çok şey anlatma...
Bunların hiçbirini bulamadım bu eserinde.

Kitap birkaç öyküden oluşuyor ve bunlar oldukça sığ öyküler.
İçerik ve verilmek istenen mesaj üzerinde biraz düşündürüyor,çünkü diğer eserlerinde her duyguyu ve mesajı öyle bir netlik, derinlik ve çarpıcı bir tutkuyla aktarıyor ki..

Korkuyu, ihtirası,hırsı, içsel çalkantıları, aşkı, tutkuyu...
Zweıgın her bir kitabını bitirdikten sonra en az bir duyguyu en derininize işleyecek şekilde kahramanlarıyla yaşıyorsunuz.

-'Ay ışığı sokağı' ndan çok Zweıgın diğer kitaplarına genel Bi bakış gibi oldu ama kitapta umduğumu bulamayınca, ne bulamadığımı yazmak durumunda kaldım galiba. -

Toparlamak gerekirse,
okunmasa da çok şey kaybettirmeyecek kitaplardan.. Çerez niyetine okumalık..

Ha bide, henüz zweıg kitabı okumamışsanız
Stefan zweıg okumaya bu kitaptan başlamayın derim..!
Diğer muhteşem eserlerine karşı negatif Bi peşin hükme varmanızı istemem,
Çünkü stefan zweıg mutlaka okunmalı ve okutulması gereken bir yazar..
Uslanmaz bir zweıg okuru olarak söylüyorum ;-)
iyi okumalar 1K ailesi..
80 syf.
·1 günde·10/10 puan
Stefan Zweig in beş farklı öyküden oluşan kitabı. Diğer eselerine nazaran "epic fail" diyeceğim bir kitap. Olay yoğunluğu yok, keskin cümleler yok. Çerezlik niyetine alınıp okunabilir.

Bir de şu inceleme yazan arkadaşlardan ricam Zwegin her incelemesinin altına eşi ile birlikte intihar ettiğini yazmayın artık gına geldi. Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
80 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
stefan zweig tarafından yazılan öykü kitabı. içinde birbirinden bağımsız beş öykü bulunuyor. tek ortak noktaları ise hepsinin bir şekilde ölümle bitmesi. özellikle avare isimli son öykü bana özellikle böyle bittiğini hissettirdi. ne kadar akıcı ve özgün olsalar da insanın ruhunu karartan, mutsuz eden, umudunu kıran bir yönü var öykülerin. hele de arka arkaya okunduğunda...
80 syf.
·Puan vermedi
Zweig bey'in beş kısa öyküsünden oluşur.Yazarın eserleri günlük okunacak şekilde kısa olması aynı zamanda bizleri olayların içine sürüklemesi kalemin hayal gücüyle iş birliğidir.Her hikaye bin düşünce misali.Kitaba ismini veren anlatımdan vicdan sahipleri kişilik koyacaktır geleceklerine.
80 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
Öykü türünün usta isimlerinden biridir Zweig. Canlı tasvirlerin, psikolojik betimlemelerin, çarpıcı sonların yazarıdır o. Öykülerinde karakterlerin ruh dünyasını, kişiliğini en ince ayrıntısına kadar resmeder. Bu yüzden öyküleri oldukça gerçekçi ve bir o kadar da etkileyicidir.
"Ay Işığı Sokağı" da yazarın kalemini ustalıkla kullandığı eserlerinden biri. "Satranç" ve "Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu" gibi eserlerinin gölgesinde kalsa da anlatım diliyle okuru büyüleyen bir yapıt.

"Ay Işığı Sokağı" kitaptaki beş kısa öyküden ilki. Almanya'ya kalkan gece trenini kaçırdığı için tanımadığı bir yerde, hiç hesaba katmadığı bir gün geçiren bir adamın hikayesi.

"Leporella" kitaptaki ikinci ve en güzel öykü. 39 yaşındaki yabani bir hizmetçinin hikâyesi. Yazarın inatçı, umursamaz, sert mizaçlı ve duygusuz olarak betimlediği bu karakterin yaşadığı basit bir olay üzerinde sarsıcı bir etki yapar. O günden itibaren efendisine bir köle gibi itaat eden bu hizmetçinin kölece bağlılığı sonucu girdiği karanlık çıkmaz anlatılır.

"Nişan" 1810 yılında İspanya'daki savaşta yaralanan bir albayın yaşam mücadelesini konu alır. Çaresizliğiyle birlikte umudunu diri tutan bu albayın yazgısı merak edilerek sayfaları çevirilecek heyecan verici, gerilimli bir öykü.

"Leman Gölü Kıyısında Olay " ve "Avare" öyküleri diğerlerine nazaran daha sığ olsa da edebi dili açısından okunmaya değer öykülerden. İki öykünün de ana teması ümitsizlik. Vatanına döneceğine dair umutlarını kaybeden bir Rus savaş esiri ile kendini çıkmaz bir döngüde hisseden umutsuz bir öğrenci, hikâyelerinin sonunda aynı kaderi paylaşır.

Hikayelerin hemen hepsinde ağır melankolik bir hava hüküm sürer. Yazar çizdiği gerilimli ve karamsar tabloyu hikâye boyunca devam ettirir ve vurucu bir sonla noktayı koyar. Tıpkı kendi yaşamında içine düştüğü boşluk ve ümitsizliğe koyduğu nokta gibi..

Zweig'in diğer eserleri gibi "Ay Işığı Sokağı" da öykü türüne ilgi duyan herkesin okuması gereken bir kitap.
80 syf.
Ay Işığı Sokağı'nda ne var derseniz, bu soruyu cevaplayamam. Fakat Ay Işığı Sokağı'nda ne yok derseniz, diğer Zweig eserlerinde bulunan çarpıcı temalardan neredeyse hiçbiri kullanılmamıştır.

Bir zamanlar epey tutkulu bir Zweig okuru olmama rağmen bu kitaptaki novellalardan hiçbiri yazarım diğer kitapların çizgisine erişemez, ne heyecan ne sürükleyicilik ne süreç ne de bitiricilik açısından. Ne yazık ki hayal kırıklığı oldu benim için elimde de çok süründü...
80 syf.
·Puan vermedi
Merhabalar Stefan Zweig’in bu eseri kısa kısa 5 öykü yer almaktadır 5 öykünün isimleri ; Ay ışığı sokağı,Leporella,Nişan,Leman Gölü Kıyısında Olay,Avare.5 öykü arasında en beğendiğim Ay Işığı Sokağıdır.Herkes tarafından bilinmeyen ve önemsenmeyen insanların kendi hallerindeyken yaşadıkları ve karşılaştıkları olaylara yer verilmiştir Kısa zamanda kaliteli bir eser okumak isteyen okuyucuların kesinlikle okuması gereken bir eser
80 syf.
·18 günde·Beğendi·9/10 puan
Kitaba ilk başta çok ön yargıyla başladım bu yüzden okumaktan pek zevk almamıştım ama sonradan ne kadar güzel bir kitap olduğunu anladım.Siz siz olun hiçbir kitaba ön yargıyla başlamayın.Bundan sonra her alışverişimde birtane modern klasik koyucam.Ben kitabın ilk bölümünü okurken zorlandın yanı bi 14 gün ilk bolumu okumakla geçirdim 2 gündede 4 bölüm okudum siz söyleyin ne kadar akıcı gittiğini yaş olarak +13
80 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Zweig Zweig Zweig,
Yazarın namı almış başını gidiyordu ve bende kitaplarını satın alırken bu kitabını da aldım.
Daha okuma fırsatı bulamamıştım ama
"Stefan Zweig Okuma Etkinliği"ni görünce katılayım dedim.

İnce bi kitap hemen okur bitiririm diye düşündüm. Başladım ama beklediğim zweig yoktu ortada...maalesef beklentimin altında kaldı.

Kitap 5 kısa öyküden oluşuyor ve adını da ilk öyküden alıyor...
Şuraya bi iki alıntı sıkıştırayım...
•"... duygunun mutlu ve özgür bir biçimde dışa vurumu olan gülmek, Tanrı'nın bilinçsiz canlılarından esirgenmişti."
•"... öyle ya, kim dönüp kendi gölgesine bakardı ki?"
(...)
Spoiler vermiyim

Zweig okumak isteyenlere duyrulur:
İlk defa okuyacaksanız bununla başlamayın(bence).
Ama bu roman beklediğim gibi değildi diye
Zweig okumayı bırakacak değilim. Tabi ki diğer eserlerini de ilk fırsatta okuyacağım...

Sağlıcakla ve kitapla kalın.
80 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10 puan
*Orta halli spoiler

Yeni bir incelememsi bişilerden herkese selam.

İş Bankası Yayınları ile 74 sayfa olan bu çıtı pıtı kitabın içinde beş tane hikaye var.
Kişilerin iç dünyası tanımlamaları ile hayretler içerisinde bırakan Stefan bu kitap da şaşırtmadı. Ama en çok ilk iki hikaye yani *Ay ışığı sokağı ve
*Leporella hikayesini sevdim.
Diğerleri bir türlü içine alamadı niyeyse.

Ay ışığı sokağında, zengin bir adamın durumu iyi olmayan bir kadın ile evliliğinden bahsediyor. Adam karısına çok aşık olmasına rağmen karısı ondan bir şeyler istediğinde gururunu okşamasından zevk aldığı için her seferinde yalvartarak aldırmasından dolayı, bir gün kadının canına tak eder ve bir not ile adamı terk eder.
Derin pişmanlık ve üzüntü duyan adam karısını bulmak ve onu geri döndürmek için varını yoğunu ortaya döker. Tabi bu süreç beklediği gibi de kolay olmaz ve beklenmedik şeylerle karşılaşır.

İkinci hikaye Leporella ise hizmetçi olan bir kadının yaşadığı evde başına gelenleri anlatır. Bu hikaye için çok fazla spoiler vermek istemiyorum açıkçası.
Çünkü bir yerden sonraki olaylar ve yaşananlar hayretler içerisinde bıraktığı için kendiniz okuyup öğrenin istedim.

Birisine karşı derinden hissedilen yoğun hastalıklı duygu o insana neler yaptırabilirin cevabı Leporalla.
Ve tabiki iç dünyasının müthiş tahlili ve anlatışı ile yine sizi sayfalar arasında sürükleyen Stefan Zweig.

Herkese şimdiden iyi okumalar.

Sevgi, kahve ve kitap ile kalın

^_^
80 syf.
·6 günde·Beğendi·6/10 puan
Kitabda Zweig'ın 5 hekayəsi toplanıb: "Ay ışığı sokağı", "Leporella", "Nişan", "Leman gölü kıyısında olay", "Avare".
Normalda hekayə oxumağı sevməsəm də, bu 5 hekayəni çox maraqla oxudum. Zweig'ın qələmi yenə çox möhtəşəm idi. Obrazların psixoloji vəziyyəti, aldıqları travmalar çox-çox gözəl təsvir olunmuşdu. Ən sevdiyim hekayələr "Leman gölü kıyısında olay" və "Avare" oldu.
Tek bir kelime bile etmiyordu. Aydınlık olan gözleri hayal kırıklığından dolayı karardı ve dik omuzları sanki dayak yemekten korkuyormuş gibi büzüldü.
Kafasında ona acı çektiren, sonuca ulaştırmak istediği bir düşünce vardı ancak boş ve düşmanca konuşmalar onun kafasını karıştırıyordu.
Fakat rastlantılar pırlantadan daha keskindir, sayısız tehlikeleri barındıran kader çoğu kez en umulmadık yerden girer ve kaya gibi en sert mizaçları bile darmadağın etmesini bilir.
Efendim, onun ne kadar tehlikeli olduğunu bilmiyorsunuz. Hiç konuşmuyor, hiç renk vermiyor fakat bana sırarsanız cinayet işleyebilecek yapıda birisi o!
Kayıtsız insanların curcunasında böyle direnç göstermeden sürüklenmek ilk başlarda hoşuma gitse de bir süre sonra bu yabancı insan seli arasında savrulmaya,onların anlamsız kahkahalarına; bana çevirdikleri saldırgan, şaşkın, yabancı ya da sırıtarak bakan gözlerine, beni ileriye iten belli belirsiz dokunuşlara, binlerce küçük kaynaktan yayılan ışığa ve yerde sürten adımların sonu gelmeyen sesine bir süre sonra dayanamadım.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ay Işığı Sokağı
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052950722
Orijinal adı:
Die Mondscheingasse
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Fransa’nın bir liman kentinin denizci mahallesinde gezinirken duyduğu arya söyleyen sesi izleyerek tanımadığı insanların marazi hayatlarına dalan bir gezgin; patronuna kölece bağlılığı yüzünden korkunç bir eyleme sürüklenen karanlık, itici ve yabani bir hizmetçi; 1810 yılında İspanya’daki savaşta yaralanan, düşman bir ülkede amansız bir hayatta kalma mücadelesine girişen bir Fransız albay; 1918 yılının bir yaz gecesi Leman gölünde bulunup kurtarılan, ancak sonra yüreğini kavuran yurt özlemine yenik düşen bir Rus savaş esiri; yaşıtları üniversiteye giderken hâlâ liseye devam eden avare bir gencin öğretmeninin otoritesine isyan ettikten sonra ödediği ağır bedel.
Zweig bu öykülerde insanı insanlıktan çıkarıp en uç noktalara sürükleyen deneyimlerin izini sürerken, okuru da ister istemez karakterlerinin ruh çalkantılarının içine çekiyor…

Kitabı okuyanlar 34,8bin okur

  • güld
  • di tenim
  • Meryem
  • Emre
  • esra
  • ᴍᴇᴋsᴇʟɪɴᴀ
  • Esra Başkurt
  • Önder AZAL
  • M҉y҉s҉e҉r҉a҉p҉h҉i҉c҉u҉s҉
  • Elif

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%11.2
13-17 Yaş
%18.5
18-24 Yaş
%27.8
25-34 Yaş
%24.4
35-44 Yaş
%13.1
45-54 Yaş
%3.9
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%0.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%69.9
Erkek
%30

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.1 (929)
9
%10.2 (851)
8
%20.1 (1.676)
7
%20.5 (1.710)
6
%10.6 (881)
5
%5.8 (487)
4
%2.2 (182)
3
%1.1 (89)
2
%0.5 (42)
1
%0.4 (34)

Kitabın sıralamaları