Puan vermedi·392 syf.····Okunma: 06 Mayıs 2023 00:00 Servet-i Fünun Dönemi romanlarından belkide en iyisi..Bilindik bir son olmasına rağmen kitap bittiğinde hüzünlendim. Kitaba edebi açıdan bol bol doyuyorsunuz. Halit Ziya'nın o muhteşem türkçesi bizi o edebi hazza ulaştırıyor fakat bazıları için ağır gelebilir, sıkabilir. Karakterlerin ruh tahlilleri, buhranları etkileyici bir dille zihninize yerleşiyor. İkinci Abdülhamid döneminin o hasta ruhu kitaba da bulaşmış bulunuyor. Karakterlerimizin hepsi ince, hassas ve kırılgan. Hatta Nihal in o zayıf ruhu sizi bunaltabilir, fazla şımarık gelebilir. Dönemin baskıcı sistemi yüzünden yazarın kitaplarında ne kadar sosyal olaylara yer verilmediği söylensede her biri sembollerle gizlenmiş olarak karşımıza çıkıyor. Natüralist akımını romanına en iyi şekilde aktarıp tezlerle önümüze sunuyor. Örneğin gen aktarımı en güzel örneğidir. Bihter karakteri ne kadar annesine benzemekten kaçsada onun damarlarında Firdevs Hanım'ın kanı akmaktadır. O Firdevs Hanım'ın kızıdır. O ne kadar bunu inkâr etse de bir yerde kabullenir. Nihal karakteri de hastalıktan ölen annesine benzemektedir. Zayıf, hastalıklı bünyesini annesinden kapmıştır. Yazar bunun gibi bir çok tezi anlatmak istemiştir. Kitaptaki çoğu olaylar Adnan bey in yalısında geçer. Bu da aslında o dönemdeki toplumun içlerine çekilişinin bir göstergesidir. Kitabın konusu bildiğimiz gibi Bihter ve Behlül'ün yasak aşkı ve ihanetiyle başlayıp acı bir intihar ile son bulur. Kitap 22 bölümdür ve Bihter 22 yaşında canına kıyar. Yani eser Bihter'in yalıya gelişi ile başlayıp o yalıda ölmesiyle sona erer.
Kitap bir çoğunuzu yarıda bırakmaya zorlayabilir ama bence mutlaka okumamız gereken önemli bir eser olduğunu düşünüyorum. Özellikle o dönem sanatçılarının sanki kapana sıkılmış halini kitaplarına yansıtmaları bu açıdan çok önemlidir. Çünkü iç sıkıntılarını karakterler üzerinden aktarmış ve gerçekçiliği yakalamışlardır. Günümüz çevirisi ile okursak aslında ağır bir dili yok bana göre fakat uzun tasvirleri anlamakta zorluk çekebilirsiniz.