·80 syf.····Okunma: 08 Mayıs 2023 18:21 İçimizdeki boşluğa tutunarak umut etmeye çalışıyoruz.
Bizim rüyalarımız olmadan dünya güzel olamaz
Bizim şarkılarımız olmadan insan sevmeyi bilemez.
Bizim merhametimiz olmadan Tanrı kimseyi bağışlayamaz
Bizim dudaklarımız gülmeden çocuklarımız çiçek açamaz.
Şükrü Erbaş' ın yine güzel bir eserinde duygu seline kapılıp gittim. Konusuna gelince, en çok dikkatimi çeken vefat eden eşi Hatice' den (Ömür Hanım) bahsetmesi oldu.Bir çok cümlede ona olan aşkını anlatmaktadır. Aslında bu eserini, sanki vefat eden eşine yazmış gibi.Aşkı, şiiri, kirpiği, yaşamı, ölümü, yalnızlığı sıkça kaleme almış.Bazen o kadar derin ve duygusal cümlelere denk geldim ki tekrar tekrar okudum diyebilirim. Şiir seviyorsanız eğer, acı, hüzün, duygu dolu bir gemide seyahat etmek istiyorsanız, bu eserle buluşmanızı tavsiye ederim :) Ben beğendim, umarım sizler de beğenirsiniz, takdir sizlerin.
Bir şiir denizinde hüzün köpükleri ve acı dalgalarla başbaşaydım yine. Yüzdüm ve sonuna geldim :) Bu şiir deryasında kaybolmanız dileğiyle hoşçakalın, kitapla kalın.
Bir ben mi
Hatice diye diye...
Ölüm, senin de
Yalnızlığın değil mi? (Sayfa 16)
İçimizdeki boşluğa tutunarak umut etmeye çalışıyoruz. ( Sayfa 12)
Biz hepimiz
Bir mutsuzluk töreninde
Varlığıyla yaralı
Birer yeryüzü ağrısıyız. ( Sayfa 19)
Bir çınlamadan başka nedir ki insan? Bir tutkudan Bir gün batımı şarkısından başka nedir? ( Sayfa 34)
"Gideceğim, dedi. Burada üşüyorum. Dünya ağır. İnsan korkunç. İnanacak gücüm kalmadı." Sayfa 47
Dünya, bir yara
Zaman, unutma cezası
Sevmek, büyük yalnızlık.
Kalbim tamam diyor
Bedenim çırpınıyor.( Sayfa 65)
İnsan yaşlanınca görüyor zamanı. Sonra çırpına çırpına çocukluğuna koşuyor. ( Sayfa 43)
Bir mezara çiçek ektiniz mi hiç? Gidin şiire bakın!
Şiir bir saç örgüsüdür. Bir telinde kalbiniz çarpar, bir telinde aklınız, bir telinde ölüm, bir telinde dünya. (Sayfa 71)