Gönderi

Kaç Bella, kaç. Kal Bella, kal.
10/10
·712 syf.··
Beğendi
·
2020 53. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2020 17:25
Ve aslan kuzuya aşık olur... Aslan ne kadar mazoşist bilemem fakat bildiğim tek bir şey var, o da aslanın aşkına aşık olduğum. Bu kitabı ikinci kez okuyorum. Ve ilkinde olduğu gibi bunda da iyi ki dedim. Klasik Alacakaranlık serisinin başlangıcını kızımızın gözünden okumak bir yana, oğlumuzun gözünden okumak bambaşka. Hislerini, içindeki yaşamla ölüm arasındaki yangınlarla dolu ikilemi, çaresizliğini, acısını ve en çok da sevgisini okuyucuya bu denli verebilecek nadir yazarlardan biriydi Stephenie Meyer. Yine yanıltmıyor, okuduğum birçok kitabı gibi bu kitapta da her şeyi cam gibi berrak yazıyor. Her zaman en sevdiğim yazarlardan biri olacak ve Gece Yarısı Güneşi'nin yeri de onunla birlikte her zaman üstlerde olacak. Bunu kitabı ikinci kez okuduğumda bir kez daha anlamış oldum. 2020'de kitap çıkar çıkmaz aldığımı çok net hatırlıyorum. Hiçbir satırını atlamadan birkaç günde nasıl su gibi okuduğumu da. Aradan 3 yıl geçmiş olsa da etkisi yine aynı oldu. Hatta değişen fikirlerimle ve yaşadıklarımla birlikte belki de Edward'ı bu sefer çok daha iyi anladım. Bir şeyin doğru olduğunu bilmek ile doğru hissettirmemesi arasındaki ince çizginin ne demek olduğunu çok iyi bilirim. Edward'ın Bella için attığı her adım kalbimi ısıttı. Ona olan koruma içgüdüsü ile aslında korunması gereken tek şeyin yine kendisi olduğu gerçeğinin farkında olması onun içinde nasıl bir ikilem yarattı bunu iliklerime kadar hissettim. Benim donmuş kalbi sevgisinin acısıyla kavrulan güzel oğlum. Seni çok iyi anladım. Ayrıca Hades ve Persephone göndermesini her gördüğüm yerde aklım başımdan gitti. Böyle ufak dokunuşların hastasıyım. Edward'ın yaşadığı yaşamı yeraltı dünyasına ve kendini de Hades'e benzetmesi, Bella'yı Persephone olarak görerek onu mahrum bırakabileceği güzellikler için yaşadığı vicdan azabı fazlasıyla dokunaklıydı. Özellikle değinmek istediğim bir şey var. Öncelikle, Jasper. Gücünü bu denli güzel yansıtmış olması tabii ki Meyer ablamızın eseri ama onun gücünü kullandığı anlarda ben de Edward gibi etkilenmeden edemedim. Jasper karakterini hep sevdim ama aradan ne kadar sene geçerse geçsin her zaman favorim Emmet olacak. BigBoy editlerini bir tarafa koyarak yorum yapmaya çalışırsam (:)) değineceğim tek şey Bella'ya olan o sahiplenici tutumunun beni kelimenin tam anlamıyla eritmiş olması olur. Onun o kocaman çocuksu kalbini çok sevdiğimi bir kez daha gördüm. Özellikle de kitabın sonlarına doğru Bella'yı kardeşi gibi görüp sahiplendiği her sahnede 'Ayyy' demeden duramadım ve kalbim sıcacık oldu. Seneler sonra ve ikinci okuyuşum olmasına rağmen yine bu etkiyi bırakmış olması benim fangirl oluşundan kaynaklı muhtemelen ama şu an konumuz bu değil ahsgagsha Vallahi tavsiye eder miyim bilmiyorum, çünkü kitap benim için fazla özel. Fakat Alacakaranlık ilginiz, bilginiz ve beğeniniz varsa ve yeni duyduğunuz bir kitap olup da araştırma yapıyorsanız okumaya fazlasıyla değeceğinin özellikle altını çiziyorum. Öyle bir kitap ki, Alacakaranlık serisinin kendisinden daha çok seviyorum diye rahatlıkla konuşabilirim. Ya da ben baya baya fangirlüm, bilemiyorum. Ben derim ki, okuyun okutturun. Farklı bir bakış açısı bütün kurguya yepyeni bir pencere açıyor, demek ki bu böyleymiş dedirttiriyor. Ben sevdim, ikinciye okudum muhtemelen birkaç kere daha okuyacağım.
Edebiyat
Gece Yarısı GüneşiStephenie Meyer · Epsilon Yayınları · 20202,663 okunma
·
235 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yazar olduğun nasıl da belli beeeh , kendi cumlelerimle seninkileri kıyaslamak bile utanç verici 🙃
Damla
Gönderi Sahibi
@asabipanda yazdım ve okudun. Yapmadığın şey değil aşkım shahahaha