Stefan Zweig yine bize ilginç bir karakter sunmuş ve bize bir Prater esintisi sunmuş. Kendi duygularına yabancılaşan ve hayatına renk katmak isteyen burjuva karakterimiz kendince bir oyun oynayarak ona hiç yakışmadığını düşündüğü bazı davranışlarda bulunur. Bunun için kendini suçlamak istese de aslında bu durumdan içten içe zevk aldığını hisseder. Bu ana kadar aslında ne kadar iyi bir eğitim alsa ve ne kadar iyi bir çevrede yetişmiş olsa da insanın kalbinin aslında kötü olabileceğini ve kötü olana ne kadar kolay meyledebileceğini okurken bir anda insanın birine yardım ettiğinde kalbinde çiçekler açtığını okumaya başlıyoruz. Birinin bu kadar değişken bir ruh hali ve kişiliğe sahip olması mümkün mü bunu anlayamıyorum. Lakin okurken beni çok mutlu ettiği ve sonunda umuda sevk ettiği kesin.