GÜLSEREN BUDAYICIOĞLU/ HAYATA DÖN
“İnsan kaderini değiştirebilir mi?
insan kaderinin bir kısmını zaten kendisi yazar.
Ben kaderimi kendim yazmadım...
Bana kalsa.. hiç böyle yazmazdım ...”
Sevginin olmadığı bir yerde çiçek bile yetişmez.. Yetişti diyelim tam anlamıyla sağlıklı bir bitki olmayacak, sürekli yaprakları sararacak, görüntüsü çirkinleşecek. İşte bu kitapta tam olarak bu düzen üzerine kurulu bir hayat öyküsünü barındırıyor.
Zaten yazarımızın birkaç kitabını okumuştum az çok onun tarzını, konuyu ele alış şeklini biliyorum. Betimlemeleri, seçtiği sözcükler, anlatım şekli gerçekten yerli yerinde. Herhangi bir yerde takılıp kalmıyorsunuz. Ki olay örgüsü bile buna izin vermiyor.
Kitabımız bir genç kızın hayat hikayesinden bahsediyor. Çirkin mi çirkin hırçın mı hırçın çocuk mu çocuk bir genç kız.. Onu bu noktaya getiren içinde büyümüş olduğu ailesi. Otoriter bir babaanne ve ona itaat eden onun sözünden çıkmayan bir anne ve aklı bir karış hava da olan babaya sahip kız.
O küçükken bu evde akıl almayacak derece de olaylar yaşıyor tabi bu yaşadıkları sadece o evle sınırlı kalmıyor. Anne babasıyla tek gittikleri evde de annesi tarafından çok şiddetli işkencelere maruz kalıyor. Böyle bir ortamda sağlıklı bir birey beklemek akıl alacak gibi değil.
O bu dünyaya kız olarak geldiği için zaten kaybetmişti. Daha ilk doğduğu andan itibaren sevilen bir çocuk olmadı. Kimse onun başını okşamadı, kimse onunla ilgilenmedi. Oda bu sevgisizliği yalnızlığı derslerine verdi ve okuduğu okullarda birincilikle bitirdi hep.
Ama işte bu hiçbir zaman yeterli olmadı, okul zamanında bir tane bile arkadaşı olmadı hiç.
Artık tüm çareler tükenince yazarımıza geliyor. Oda bu zorlu hastayı baştan sona açmaya çalışıyor ama o kadar da kolay olmuyor. İşi çok ama çok zor..
Ben çok beğendim kitabı ve çok üzüldüğüm, gözlerimin dolduğu sahnelere şahit oldum. Sizde okursanız illa ki size de bir şeyler katacaktır. Dönüp ne hayatlar olduğunu göreceksiniz. Acı ama gerçekler..
Keyifli okumalar